Okullar geçtiğimiz Cuma günü yarıyıl tatiline girdi böylece milyonlarca öğrenci 15 gün dinlenebilecekleri bir sürece girmiş oldular. Eskiden gazetelerin üçüncü sayfaları öğrencilerin zayıf notları ve evde uğradıkları şiddet karşılığında yapmış oldukları yanlış işlerle dolardı. Günümüzde artık sınıfta kalmanın zorlaştığı bir süreç yaşıyoruz, bu nedenle de velilerin bir çoğu öğrencilerinin ders başarılarıyla da çok ilgileniyor gözükmüyorlar. İlgili olduklarını zanneden veliler de tam aksine çocuklarının ders başarılarını irdelerken; çocuklarının istediklerine değil veliler kendi istedikleri mesleklere yönelmeleri konusunda çocukları sürekli bir hedefe yönlendirmeye çalışmaktadırlar. Prof. Dr. Selahattin Turan’ın dediği gibi ‘’her çocuk kendi ruhunun ufkuna yürümelidir’’ çocuklar anne babaların yara bantları değildir. Çocuklarımız anne babanın hep hâkim olmak istedim, doktor olmak isterdim, polis olmak isterdim, ben olamadım bari sen ol, diyerek içindeki kalan yaraları kapatacak yara bantları değildir. Biz velilere düşen çocuklarımızın kendi istedikleri meslekler doğrultusunda yol yürümeleri için onlara maddi ve manevi açıdan destek olmalıyız.
Aytaç Açıkalın Prof. Dr. der ki: ‘’çocuk Allah tarafından size gönderilmiş orijinal bir parçadır. Size düşen öncelikle orijinalliğinin korunması, ardından bozmadan, kırmadan parçayı dünyadaki tam yerine yerleştirmektir.’’ Peki biz böyle mi yapıyoruz? Tabii ki hayır, elindeki eski model otomobilini satarken aracı övmek adına baba, “orijinal abi değişeni yok” diye ısrarla söyler. Otomobilini tamire götüren anne baba tamirciye “bak aracımın orijinalliği ile sakın oynama orijinal parçaları değiştirme” diye direnir. Aynı anne baba farkında olmadan çocuğun orijinalliğini bozmak için çaba sarf eder. Çocuğun yeteneklerini görmezden gelir, çocuğunu kendi istediği meslek grubuna gitmesi için onu zorlar. Bu nedenle biz çocuklarımızın orijinalliği ile oynamak yerine, onları yara bandı görmek yerine çocuklarımızın yetenekleri, ilgi ve istidatlarıyla kendi ruhunun ufkunda olması gereken yerlere yürümelerine yardımcı olmalıyız… Çünkü kişi sevdiği işi yaparsa ömür boyu tatildedir ve mutludur.
Bu haftaki yazımızı Halil Cibran ‘ın Çocuklar şiiri ile sona erdiriyoruz.
“Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,
onlar kendi yolunu izleyen hayatın oğulları ve kızları,
sizin aracılığınız ile geldiler ama sizden gelmediler
ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.
Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.
Çünkü ruhları yarınlardadır. Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz.
Siz onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama sakın onları kendiniz gibi olmaya zorlamayın.
Çünkü hayat geriye dönmez; dünle de bir alışverişi yoktur.
Siz yayasınız, çocuklarınız ise sizden çok ileriye atılmış oklar.
Okçu sonsuzluk yolundaki hedefi görür ve o yüce gücü ile yayı eğerek okun uzaklara uçmasını sağlar. Okçunun önünde kıvançla eğilin çünkü okçu, uzaklara giden oku sevdiği kadar
başını dimdik tutarak kalan yayı da sever.”
Milyonlarca öğrencimiz öğretmenlerimiz, anne babalar dört aylık bir zaman sürecinde oldukça yoruldular emek harcadılar ve tatili hak ettiler. Anne babalara, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize iyi tatiller diliyorum. siz değerli okurlarımıza da iyi haftalar sağlıklı günler diliyorum.