Avrupa Komisyonu’nun yayımladığı 2025 yılı Schengen kısa süreli vize istatistikleri, Türkiye’den yapılan başvuruların yüksek seviyede devam ettiğini gösterdi. Geçen yıl AB ve Schengen ülkelerinin konsolosluklarına yaklaşık 12 milyon kısa süreli vize başvurusu yapıldı. Bu rakam, 2024’e göre yüzde 1,8, 2023’e göre ise yüzde 15,5 artış kaydetti.
2025 yılında Schengen ülkeleri toplamda 10 milyondan fazla kısa süreli vize verirken, küresel ret oranı yüzde 14,8 seviyesinde gerçekleşti.
Türkiye, Çin’den Sonra İkinci Sırada
Türkiye, 1,25 milyonu aşan başvuruyla Çin’in ardından ikinci sırada yer aldı. Türkiye’yi 1,15 milyon başvuruyla Hindistan, 679 bin başvuruyla Rusya ve 620 bin başvuruyla Fas takip etti. Türk vatandaşlarına yaklaşık 1,07 milyon vize verildi ve ret oranı yüzde 14,6 oldu.
Verilen vizelerin yaklaşık yüzde 69’u çok girişli olurken, bu oran Schengen genelindeki yüzde 51,2’lik ortalamanın oldukça üzerinde gerçekleşti. Türkiye’den en fazla başvuru Yunanistan, Almanya, Fransa ve İtalya konsolosluklarına yapıldı.
Talep Hâlâ Pandemi Öncesinin Altında
Başvurulardaki artışa rağmen Schengen Bölgesi’ne yönelik talep pandemi öncesi seviyelerine ulaşamadı. 2025’te yaklaşık 12 milyon başvuru yapılırken, 2019’da bu rakam 17 milyon civarındaydı. Verilen vize sayısı da 10 milyonun üzerine çıkmasına rağmen 2019’daki yaklaşık 15 milyon vizenin altında kaldı.
15 Yılda Ödenen Ücret 890 Milyon Euro
İktisadi Kalkınma Vakfı’nın (İKV) çalışmasına göre, Türkiye’den 2010-2025 döneminde Schengen vizeleri için ödenen toplam ücret yaklaşık 890 milyon Euro’ya ulaştı. 2010 yılında 559 bin başvuru için 33,6 milyon Euro ödenirken, 2025’te başvuru sayısı 1 milyon 268 bine ve toplam maliyet 114,15 milyon Euro’ya yükseldi.
2024 yılında vize ücretlerinin 90 Euro’ya çıkarılmasıyla birlikte son iki yılda başvuru ücretleri için ödenen toplam tutar 220 milyon Euro’yu aştı.
Ek Masraflar Gerçek Maliyeti Artırıyor
İKV, bu rakamların yalnızca standart vize ücretlerini kapsadığını; aracı kurum hizmet bedelleri, noter masrafları, banka giderleri ve randevu süreçlerindeki ek ödemelerle birlikte gerçek maliyetin çok daha yüksek olacağını vurguladı.




