Sevgili Günlük,
Çok gecikmeden o güzel hadiseyi senin sayfanın arasına emanet ediyorum. Geçen gün makam sahibi bir dostumla “yanlış anlaşılmak” sebebiyle gönüllerimizin soğuduğunu hissediyordum uzun zamandan beri.
“Kadim dostum” diyorum ya gerçekten huyuyla, ahlakıyla yaşantısıyla, takdir ettiğim bir arkadaşımdı. Sehven yapılmış bir kusur sebebiyle aramıza mesafelerin girmesini “şeytanın aramıza düşmanlık sokmasını” asla istemedim.
Böyle zamanlarda Yakup (as)’ın çok sevdiği evladı Yusuf (as)’ın “on bir yıldız ile ay ve güneşin kendisine secde ettiğini gördüğü rüyasını kardeşlerine anlatmamasını ister. Ardından çok dikkatimi çeken o muazzam cümleyi söyler ki ben bu ayet-i kerimeyi hatırlarım. “Çünkü şeytan, insanın apaçık düşmanıdır.”
İkna edici cümlelerle aramıza düşmanlık sokan, bizi birbirimize düşürmeye çalışan şeytanın ve nefsin üfürmelerini bertaraf edecek duruşu kazanmak isterim.
Böyle makam sahibi arkadaşıma karşı yapılan hatalı davranışlar sebebiyle çevresindekilerden kimi doğru, kimi de yanlış ifadeler kullanarak “nefsini kabartmış” olabilirlerdi. Bu tür yorumlarla şeytanın yapmak istediğine yardımcı olmuş olabilirler.
Sevgili Günlüğüm,
Nereden bakarsan bak, benim yaptığım hatanın yansımalarından izler taşıyan böylesi cümleleri bertaraf eden bir şeyler yapmalıydım.
Hediyeleşmek insanın kalbini yumuşatır derler. “Kusurunu beyan etmek” insanın sert duruşunu kırarken “özür dilemek” belki eskisi gibi olmasa da gönülleri tamir edebilir.
Böyle zamanlarda samimi olunabilecek dostlar bulmak zor. İçimi yokladım sevgili günlük, Hissetmediğim bir kelimeyi dilime söyletmedim. Bir yanlış anlaşılma yüzünden şeytana pabuç bırakacak değildim. Fakat bu olumsuz yaşanmışlığın fotoğrafını şu darb-ı mesel anlatır belki: “Sende evlat acısı, bende kuyruk yarası olduğu müddetçe eskisi gibi olmaz.” Fakat bu kesin bir kural değil tabii.
Sevgili Günlük, Böyle darbımeseller anlatıldığı zaman, insanlar yanlış anlar. Yani araya girmiş olan kalp kırıklığı, tamir olsa bile izi kalır. Önemli olan bundan sonra daha titiz davranarak o yarayı kaşımamak... Saygı dolu güzel sözlerle kalbimizi istikametten ayrılmadan şeytana bir daha yol vermemek gerekir...
İnşallah bunu da başaracağımıza inanıyorum. Sen de şahit ol ki bu savaşın galibi dostluk, kardeşlik ve barış olsun.
Tatlı yiyelim tatlı konuşalım diye ufak bir hediye ile karşısına oturup ipin koptuğu yerden bağlamak gerektiğini düşünmüştüm. İkram edilen çayların dumanı dağılarak havaya karışırken dürüstlüğün ve samimiyetin kelimeleri gönül dünyamızı mest ediyordu. Galiba başarmıştık ki kucaklaştık ve bir karede zamanı dondurduk sevgili günlük. Şimdi sen kal sağlıcakla.
AHMET TAŞTAN