Değerli öğrencim,
Biliyorum İmam Hatip Lisesi öğrencisi değilsin ama bir öğretmenin olarak sana göndermiş olduğum davetiye mahiyetindeki afişten bahsetmek istiyorum.
Dikkat edersen “Müslüman Genç Kızın Şahsiyet İnşası” diye bir başlık attım. Belki hayatında hiç böyle sohbete katılmadın. Vakıf ve dernek gibi yerlere gitme alışkanlığın yok,
Ya da bir arkadaşın olmadan böyle yerlere gidip oturmaktan çekiniyor olabilirsin.
Ya da benim bilmediğim belki başka sebeplerin de var. Havalar sıcak ve ben uzakta oturuyorum ya da herhangi bir iş yerinde çalışıyorum gibi.
Ama ben isterim ki gözümüzü/gönlümüzü, bizi yaratan Rabbimizin ve Hz. Peygamberin (sav) gösterdiği hayat tarzını benimseyip geçici dünya hayatından sonra ebedi Cennet hayatını kazanalım.
Bu sebeple biz Müslüman Türk milletinin evladı olarak bir inşa sürecine girdik. Kendimize insanların en büyük üstadı olan Hz. Peygamberi (sav) seçtik. Onun bizi “onaran sözleriyle” en doğru yolu bulacağımıza inancımız tamdır.
Değerli öğrencim,
Bazıları kendilerine yani egosuna/nefsine çok güveniyor. Özgürlük rüzgarlarını arkasına alıp bireysel takılıyor ve kendini modern hissediyor.
Halbuki hepimiz biliyoruz bu dünyada mutlaka birilerinden etkileniyoruz. Ben sözü fazla uzatmayayım. Keşke bu şahsiyet inşasına “güzel bir niyetle” gelebilseydin.
Biz elimizden geldiğince Hz. Peygamberin sözleri ile kendimizi derleyip toparlamaya çalışıyoruz. Hiçbir etki altında kalmadan kendimiz olarak yaşamak istiyoruz, demiyoruz.
Çünkü bu mümkün değil. Mademki “birine” kulak vereceğiz öyleyse bizi ebedi mutluluğa götürecek rehberin sözlerini dinlemeliyiz. İşte dernekte bunları konuşacaktık; hatta konuştuk gelen 3-5 kişiyle.
Gelemedin diye mahrum kalmanı istemediğim için o güzel sözleri sen de öğren istedim. Senin için bunları yazıyorum.
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:
“İnsanoğluna şeytan da melek de yaklaşır. Şeytanın yaklaşması, kötülüğe götürmek ve hakkı yalanlamaktır. Meleğin yaklaşması ise onu hayra götürmek ve ona hakkı doğrulatmaktır. Kim (vicdanında) bunu (hayra yönelmeyi) bulursa bunun Allah'tan olduğunu bilsin ve Allah'a hamdetsin. Kim de içinde diğerini (şeytanın vesvesesini) bulursa taşlanmış ve kovmuş şeytandan Allah'a sığınsın!”
Şimdi içimizden geçen iyilikler ve kötülükler konusundaki düşünceler görünüşte bizim; ama temelde ya melekten ya da şeytandan geldiğini anlamış olmuyor muyuz?
Aklımıza gelen fikirler iyi ya da kötü sıfatını alması bile kolay değil bence. Çünkü bazen bizim hoşumuza giden ve bizi eğlendiren fikirler ve davranışlar başkalarına zarar verebilir ama vicdan öyle bir şeydir ki iyiliklerde mutlu olur, kötülüklerde ise sıkılır.
Buradan öğrenebileceğin en temel nokta demek ki “Bir ben vardır bende benden içeri” diyen Yunus Emre gibi düşünmektir.
“Ben istedim, ben yaptım, ben beğendim, ben seçtim, benim hoşuma gidiyor...” Sürekli ben, ben, ben kelimesi aslında sadece bir narsisizm hastalığı. Bakın sorunu yakalayabildik, tedavide belli peygamber sözünde.
Yine Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Sizden herhangi birinize şeytan gelir ve: Şunu böyle kim yarattı? (Şunu) Böyle kim yarattı?
En sonunda ' Rabbini kim yarattı? 'diye sorar (ak sürekli vesvese verir) İş bu seviyeye gelince o kişi derhal (şeytandan) Allah'a sığınsın ve (vesvesesine) hemen son versin! "
Dikkat edersen değerli öğrencim,
Burada da şeytanın büyük bir aldatmacası ile karşı karşıyayız. Bazen sosyal medyada sapık inanç sahiplerinin Müslümanlara karşı uydurdukları yalan yanlış cümleler şeytanın fikri olduğu konusunda sana bir ipucu veriyor olması gerekiyor.
Yani biz burada bir Müslümanın iç dünyasının tamiratı ile uğraşıyoruz. İnsan her şeyi kendi ilmiyle/bilgisi ile karar verip yaptığını zannederken arka planda hangi etkenler çalışıyor bilmesi ne güzel olur, değil mi?
Diğer bir sözde şöyle buyuruyor sevgili Peygamberimiz (sav):
“ Allah, dilleri ile söylemedikçe -yahut fiiliyata dökmedikçe -ümmetimi, gönlünden geçirdikleri şeylerden dolayı hoş görür (hesaba çekmez.)
Eğer gönlümüzden bazı günah düşünceler/ fikirler geçiyorsa (ki izlediklerimizden duyduklarımızdan mutlaka geçer) demek ki onlar günah olarak yazılmaz.
Yapmamız gereken o aklımızdan geçenleri dürüstlük, dobralık namına başkalarına bir şey anlatırken örnek olarak kendimizden bahsetmeyelim.
Benim düşünemeyeceğim belki bir sürü mahrem/ayıp konular bu hadisin manasında vardır.
En son olarak şu hadis-i şerifi okuduk Peygamberimiz buyuruyor ki (sav):
Yüce Allah şöyle buyurur: "Kulum bir kötülük yapmayı gönlünden geçirse onu hemen aleyhine yazmayın!
Eğer o kötülüğü yaparsa o zaman onu bir günah olarak yazın. Ama bir iyilik yapmayı gönlünden geçirir de yapamazsa onu bir sevap olarak yazın. Şayet o iyiliği yaparsa bunu 10 kat ile yazın! "
Şimdi sen düşün değerli öğrencim,
Yapamazsan bile içinden iyilik geçirmek ne kadar değerli bir şey. İyiliği geçirdin içinden ve onu davranışa döktün, sevap üstüne sevap.
Rabbimizin ne kadar merhametli olduğunu bir kez daha anlamış olduk buradan.
Haftada bir cuma günleri yapılan sohbetlerde Hadislerle İslam (Diyanet İşleri Başkanlığı) kitabından okuyoruz böylece kendimizi derleyip toparlamaya çalışıyoruz. Merak ediyor musun başarılı mıyız diye?
Allah çalışana veririm diyor. Bunun Müslümanı, kafiri yok. Kim gayret ederse. Kim çaba sarf ederse o başaracaktır bunu.
AHMET TAŞTAN