Önsöz yerine
Sevgili okurum,
Elinde tutmuş olduğun bu kitap çeyrek asırlık bir tecrübenin birikimidir. Eğitime adanmış yılların kaynağından akıp gelen bir tecrübe, bir yaşanmışlıktır okuyacağın. Belki de böyle eserlere “düşünce hatıratı” ismini vermek gerekir.
Bana sor sevgili kâri, sana ben söyleyeyim,
Ne hüviyyette şu karşında duran eş'ârım:
Bir yığın söz ki, samîmiyyeti ancak hüneri;
Üstat Mehmet Akif Ersoy'un Safahat’taki tüm şiirleri için yukarıdaki dizelerde soğuk bir damga görüntüsü veren "samîmiyyeti ancak hüneri" vasfını
okuyacağınız satırlar için de söyleyebilirim. "Eğitime Adanmış Satırlar" yaşadıklarımın ilhamıyla can bulmuştur. Çünkü aynı ruh karakterinden yani, İslam’dan beslenmiş insanların başka türlü yapmaya aklı kesmez.
Değerli okurum,
Bir edebiyat öğretmeni olarak yıllardır İmam Hatipliler dernek başkanı vasfıyla; vatanına, milletine, bayrağına bağlı, milli ve manevi değerlerle donanmış imanlı bir nesil yetişmesi için çabaladım değerli meslektaşlarımla birlikte. Bu uğurda icra edilmiş yüzlerce konuşmanın kalıcı olması adına Genç Gazetenin bir köşesinde karaladığım bu satırlar şimdi sizin ilginize sunulmuştur toplu olarak.
Eğer sabreder okursanız; satırlar arasında öğrencilerini “sizin en hayırlınız, insanlara hayrı dokunandır” prensibiyle yetiştirmek için çaba sarf eden bir edebiyat öğretmeninin gönül dünyasını hissedeceksiniz. Kır saçlı edebiyat öğretmeni, edebiyatın imkanları dahilinde söz söylemeye çalışmış; hikaye, deneme, mektup, röportaj, tiyatro gibi türlerde kendi usulünce eserler yazmıştır.
Okulda açtığımız yazarlık kursu muhabbetlerinde, derneğimizde yaptığımız haftalık sohbetlerde, sınıflarda estirdiğimiz düşünce rüzgarlarının tüm bereketini bu satırlarda göreceksiniz.
Genellikle mektuplarımızda genç kız, liseli genç, kısa saçlı, edebiyatçı gibi hitapları çok okuyacaksın. Genç kızlarla yapmış olduğumuz bütün sohbetlerin muhabbetlerin amacı "bir toplumu ihya etmek istiyorsan önce kadından başlayacaksın" fikrinden zuhur etmiştir. Çünkü öteden beri nesillerimizi bozarak milletimizin kadim değerlerini imha etmede kimleri öncelediklerini sen de biliyorsun.
Sevgili okurum,
Bazı konular/cümleler birden fazla tekrar edilmiş olabilir. Bunlar metinlerin farklı zamanlarda yazıldığının bir alameti olmasının yanında onun önemini gösterir benim için.
Bu satırları okurken yeni fikirlere ulaşacağınız gibi bildiğiniz konuya farklı yaklaşımlar da elde edebileceğinizi umuyorum. Okuduğunuz bu yazılarda bir tecrübe bir düşünce üretimi de fark edeceksiniz. Bu noktada eserlerini çokça okuduğum ve hayran olduğum yazarlarımızdan özellikle Rasim Özdenören ve İsmet Özel gibi büyüklerimize minnettarım.
Değerli okurum,
Her bir sayfada bir öğrencimden hatıralar vardır benim için. Yazıların konuğu olduğunu bilmeyenler ya da unutan nice kıymetli öğrencilerimiz bu millete hizmet etmekteler. Bu yazılar onları için bir hatırşinaslık makamında olduğunu ifade etmek istiyorum.
Sevgili okurum,
Zahmet buyurup nazarlarını gezdirdiğin bu satırlar, uzun yıllar içinde kalemle hapsedilmiştir. En samimi yazılar, karşında o varmış gibi hitap ettiğimiz konuşma diliyle yazılmış mektuplardır.
Biraz kurguladığında bizi içine çeken hikayeler de hoş oluyor. Bir sofra başında ailesiyle günlük muhabbet yapan öğrencinin diyalogları da insanı bir yere taşır.
Bu yazıların temelinde o günlerde derste anlattıklarımdan benim etkilenmiş olmamdır. O güzel bilgileri, farklı yaklaşımları, uyarıcı sözleri zamanın yok edici inisiyatifine bırakmak istememişimdir.
Kimi zaman söyleyemediklerimi söyleme fırsatı bulmuşum. Kimi zaman dikkat çekmesi mahiyetinde “kendi nefsimi övücü sözler” söylemişim. Kimi zaman bir hakikati kurgu içinde anlatmışım... Her ne okursanız okuyun 99 tane yazının her birinde ayakları gerçeğe dayalı cümleler temel alınmıştır.
Sevgili okurum,
“Niyet hayır, akıbet hayır” cümlesinin yanına “kişiye niyet ettiğinin karşılığı vardır” hadis-i şerifini de eklediğim zaman bir yazar olarak benim niyetim, yapmak istediğim şeyin sizler tarafından hissedilmesidir. “Yazar burada ne demiş?
Burada ne demek istemiş?” düşüncesine takıldığınızda cevabını rahat görebileceğiniz cümlelerle karşılaşacaksınız. Şunu kesinlikle belirtmeliyim ki düşüncelerimi çeveleyen sınırlar vahiy ve peygamber sözleri ile kıymetli kitaplardan elde ettiğim bilgilerdir. Düşünce üslubumu bir edebiyat öğretmeni olarak çok sağlam ölçütlerden hasıl ettiğimi belirtmek istiyorum.
Sevgili okurum,
Gördüğün gibi sana da düşüncelerimi bir önsöz makamında mektupla iletiyorum.
Yazıların bunca yıldır satırlaşıp kitap haline gelmesinde Genç gazete yönetim kuruluna ve özellikle “Hocam, gazetede köşe yazısı yazmaz mısın?” diyerek ön açan Ayhan Talha Bayraktar’a, buradaki yazılarımın şekillenmesinde bana ilham olan sevgili öğrencilerime çok teşekkür ederim.
Lakin en büyük teşekkür ise bu kitabı okuyup ondan istifade etmesini umduğum siz okuyucularımadır.
Ahmet Taştan 2026 Ağustos