Bir lider çıkıyor, 1925 yılında Türk Tayyare Cemiyetinin kurulmasını sağlıyor. Bu cemiyetin açılış programında ‘İstikbal göklerdedir çünkü göklerini koruyamayan milletler yarınlarından asla emin olamazlar.’ Sözüyle ülkemizin kuruluşunun ilk yıllarında gök vatanın önemini vurguluyor, Türk Milletine bir vizyon belirliyor. Gök vatanın bağımsızlığı öylesine önemli ki hem yeşil vatanın, hem mavi vatanın, hem de kara vatanın bağımsızlığı gök vatanın bağımsızlığına ve gücüne bağlı. Ülkemizin bağımsızlık mücadelesi gök vatana hâkim olma ile doğru orantılı.
Hangi ülke gökyüzünün kontrolünü elinde tutuyorsa o ülke diğer ülkelerin bir adım önünde bulunur. Gökyüzünün hâkimiyetini sağlayamayan bir ülkenin bağımsızlığını koruduğunu ifade etmesi yanlış bir yargı olacaktır. ABD, İtrail- İran savaşında açık açık görüldü ki ülkelerin bağımsızlık mücadelesi göklerin hâkimiyeti ile olmakta. İran kendi gök vatanına hâkim olamadığı için katil ABD ile Siyonist katil İtrail, İran’ın stratejik noktalarını uçaklarla bombalayarak imha etti.
Gök vatanın hâkimiyetini sağlamak isteyen ülkemiz, batılı ülkelerden ve katil ABD’den savunma sistemlerini temin etmek istedi ancak sözde dost ve müttefik ülkeler, ülkemize dirseğini gösterdi ve hava savunma sistemlerini vermediler. Türkiye Cumhuriyeti doğal olarak gök vatanın hâkimiyetini sağlamak, bağımsızlığını berk etmek adına Rusya’dan S400 hava savunma sistemlerini aldı. Bu alım çok önemliydi ama katil ABD bunu hazmedemedi. Ülkemizi F35 programından çıkardığı gibi ülkemizin F35 alımı için ödemiş olduğu milyarlarca dolarlarına çöktü, bu da yetmezmiş gibi ülkemize CASTAA yaptırımlarını uygulamaya başladı.
S400 sistemlerinin alınması katil ABD ve Siyonist katil İtrail’in uykularını kaçırdı. Çünkü yabancı güçler gök vatanda istedikleri gibi at koşturamayacaktı. F35 mi, S400 mü, alınmalı sorusuna benim cevabım S400 olur. Katil ABD’nin ülkemize uyguladığı CASTAA yaptırımlarından kurtulması, F35 programına dönmesi ve F35 alımının yapılması için S400’lerin elimizden çıkarılmasını istiyor.
Türkiye Cumhuriyetinin devlet aklı, Siyonist katil İtrail’in ülkemize 70 km uzaklıkta ki Suriye’nin Ebu Zuhur Hava Üssüne yaptığı bombalama işinden sonra katil ABD’nin S400’leri elden çıkarmamız gerektiği isteğini yeniden değerlendirmesi gerekmekte. Bir vatandaş olarak her ne pahasına olursa olsun gök vatanın savunması tam sağlanmadan S400’ler asla ve asla elden çıkarılmamalı. Bunun yanında S400’ler aktif değillerse aktif hale getirilerek gök vatanın savunması berk edilmelidir.
Anadolu da bir söz var, biraz kaba tabir olacak ama okuyucularımdan af dileyerek bu kavramı kullanmak istiyorum. ‘Puştun tuttuğu iple su kuyusuna inilmez.’ Katil ABD ve onun uşağı katil Siyonist İtrail puşt oğlu puşttur. ABD ve İsrail puşt oğlu puşt ta batı olarak tanımladığımız ülkeler sütten çıkmış ak kaşık mı? Bunlar da ayrı bir puşt oğlu puşttur.
Bugün ülkemiz NATO üyesi ama ülkemiz ile Siyonist katil İtrail arasında bir çatışma çıktığı zaman NATO üyesi olan sözde müttefik ülkelerden hiçbirinin İsrail’e karşı ülkemize destek vereceklerini düşünmüyorum. Ülkemize destek vermemek için kırk dereden su getirirler. Batılı ülkeler ve katil ABD sözde demokrasi ve insan haklarını savunurlar ama bu sadece kendi inançlarına sahip insanlar ve kendi vatandaşları olduğu zaman geçerlidir.
Katil Siyonist İtrail kurulmadan önce başlamış olduğu terör eylemlerine hala devem etmekte. Katil Siyonist İsrailli bakanlar bile öylesine faşist zihniyetle harekât ediyorlar ki kendilerinden başka insanların insan olmadıklarını söyleyecek kadar da şirazeleri kaymış durumdalar. Bu katil devletin yöneticileri kendilerini kutsanmış bir kavim olarak görmekteler. Bu katillerin gerçek düşünceleri ne yazık ki batılı ülkeler ve katil ABD tarafından körmüşçesine görmezlikten geliniyor.
Katil İsrail, Eurovision yarışmalarından men edilmediği gibi hiçbir spor müsabakalarından da men edilmedi. Sözde demokrasi ve insan haklarını savunduğunu iddia eden devletler Rusya’ya karşı uyguladıkları yaptırımları, katil İtrail için uygulamaktan imtina etmekteler. Bulunduğumuz coğrafya bize gök vatana hâkim olmanın bağımsızlığın teminatı olduğunu gösteriyor. O halde uzay teknolojileri, İHA- SİHA teknolojileri, uydu teknolojileri gök vatanın savunması için olmazsa olmaz olarak görünüyor. Türk milleti bunları yapabilecek asil kanı damarlarında taşıyor.
ÖZER YILMAZ