Eğer bir çocuğunuz veya ergenlik döneminde bir evladınız varsa, zaman zaman kendinizi çatışmaların ve fikir ayrılıklarının içinde bulabilirsiniz.

Kimi ebeveynler çocuk üzerinde otorite kurmayı, çocuğa sürekli emirler vermekle karıştırabilir. Kimi ebeveynler ise çocuklarının her istediğini yerine getirerek onların henüz gelişim aşamasında olan benlik duygusunu gereğinden fazla destekleyebilir.

Peki, çocuğumuza gerçekten yardımcı olacak iletişim biçimi nedir? Öncelikle şunu aklımızdan çıkarmamalıyız: İlişki varsa çatışma da vardır.

Her şeyin sorunsuz ilerlediği, iki tarafın hiçbir zaman fikir ayrılığı yaşamadığı bir iletişim biçimi çoğu zaman mümkün değildir.

Önemli olan, çatışmanın hiç yaşanmaması değil, yaşanan çatışmaların nasıl ele alındığıdır.

Öncelikle çocuklarımıza daha küçük yaşlardan itibaren duygularını yaşamaları için alan tanımalıyız.

Çocuğunuz bir şeye üzülüp ağladığında ona “Ağlama, sus.” demek yerine empatik bir şekilde yaklaşarak duygusunu yaşamasına ve anlamlandırmasına yardımcı olabilirsiniz.

Unutmayalım ki yaşanmasına izin verilmeyen veya sürekli bastırılan duygular, ilerleyen dönemlerde farklı duygusal ve davranışsal sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir.

Çocuğunuzla açık bir iletişim kurduğunuzdan emin olmalısınız. Onu aktif bir şekilde dinlemeli ve anlamaya çalışmalısınız. Bu noktada kendi duygu ve düşüncelerinizi şeffaf bir şekilde paylaşmanız da oldukça önemlidir.

Örneğin çocuğunuza “Beni üzdün, seninle konuşmayacağım.” veya “Sana küstüm.” gibi ifadeler kullanmak yerine, “Senin bu şekilde davranman beni üzüyor.” demeniz çok daha sağlıklı bir iletişim kurmanıza yardımcı olacaktır.

Çocuğunuzu herhangi bir olay veya durumda tehdit etmemeli, yokluğunuzla ya da sevginizi geri çekmekle korkutmamalısınız.

Duyguları reddetmek yerine isimlendirmek, sürekli mantıksal açıklamalar yapmak yerine zaman zaman çocuğun hayal dünyasına eşlik etmek ve soru bombardımanı ya da öğütler vermek yerine etkin bir şekilde dinlemek, birçok problemin çözümünde önemli anahtarlardır.

Çatışmalar, çocukla ebeveyn arasındaki ilişkinin bozulduğu anlamına gelmez. Aksine, doğru iletişim kurulduğunda çatışmalar; birbirimizi daha iyi anlamak, sınırları öğrenmek ve ilişkiyi güçlendirmek için bir fırsata dönüşebilir.

Çünkü çocuklarımızla kurduğumuz ilişkide asıl hedef, hiç çatışmamak değil; çatışma anlarında birbirimizi kaybetmeden iletişim kurabilmektir.

Psk: Zehra ŞEN

Kaynak: gencgazete.net