Bazı çocuklar vardır…

Sanki hiç durmazlar. Sürekli hareket eder, sürekli konuşur, bir yere oturduklarında bile içleri kıpır kıpırdır.

Peki bu sadece “çok enerjik olmak” mı, yoksa dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) dediğimiz tabloya mı işaret eder?

DEHB genellikle çocuklukta, çoğunlukla 7 yaşından önce fark edilen; ancak yalnızca çocuklara özgü olmayan, yetişkinlikte de etkisini sürdürebilen bir durumdur. En belirgin iki ayağı vardır: dikkat eksikliği ve dürtüsellik.

Çocuklarda tablo daha görünürdür. Yerinde duramayan, sürekli konuşan, deyim yerindeyse “düz duvara tırmanacak kadar enerjik” görünen çocuklar dikkat çeker.

Sırasını bekleyememe, sorulara düşünmeden hızlıca cevap verme, başkalarının sözünü kesme ve aşırı hareketlilik bu durumun sık görülen işaretleri arasında yer alır.

Yetişkinlikte ise tablo şekil değiştirir. Artık kimse zıplayıp hoplamaz ama iç huzursuzluğu yerini başka davranışlara bırakır.

Otururken bacak sallamak, ellerle sürekli bir şeylerle oynamak, yerinde duramama hissi…

Zihnin içinde ise adeta durmayan bir trafik vardır: hızlı düşünceler, birbiri ardına gelen fikirler, odaklanmakta zorlanma ve sürekli meşgul olma ihtiyacı.

Dikkat eksikliği ön plandaysa, kişi daha dalgın, daha unutkan bir görüntü sergileyebilir.

Eşyalar sık sık kaybolur, işler yarım kalır, plan yapmak ve organize olmak zorlaşır. Zihin bir noktada kalmak istemez; sürekli başka bir şeye kayar.

Özellikle öğrencilerde bu durum daha görünür hale gelir.

Ders takibini sürdürmek zorlaşır, öğrenme süreci sekteye uğrayabilir ve akademik başarı olumsuz etkilenebilir. Sosyal ilişkilerde de dikkat dağınıklığı kendini hissettirebilir.

Ama burada önemli bir çizgi var: Bu belirtilerden birini ya da birkaçını kendinde görmek, kişiye “DEHB’sin” demek için yeterli değildir.

Tanı koymak, sosyal medyada ya da günlük gözlemlerle değil; ancak uzman hekimlerin ve ruh sağlığı profesyonellerinin detaylı değerlendirmeleriyle mümkündür.

Asıl mesele, bu belirtileri etiketlemek değil; doğru yerde, doğru uzmanla değerlendirebilmektir.

Zehra Durmuş

Psikolog & Aile Danışmanı