Tarihi İshakpaşa camii başimamı Mehmet Nuri Memiş Hoca Efendi’yi çoğumuz tanıyoruz.

Samimiyeti ve gayretiyle gönüllerde taht kurmuş bir hocadır.

Hoca bir sohbetinde demişti ki:

“Allah bela murat ettiği kulunu yükselttikçe yükseltir.
En sonunda da alçakların alçağına indirir.”

Ardından çok çarpıcı bir benzetme yaptı:

“Tıpkı karınca misali…”
Karıncayı düşünün…
Yerde yürür. Küçüktür. Sessizdir.
Ama bir gün ona kanat takılır.
Yükselir ve gökyüzüne çıkar.

Kendisini artık çok önemli zanneder.
Yerden yükseklere çıktıkça gururlanır.

Ama bilmez ki…
O yükseliş, onun kurtuluşu değil; sonunun başlangıcıdır.

Çünkü kanat takılan karınca, kuşların dikkatini çeker.

Ve sonunda Kuşlara yem olur.

Hayat da bazen böyledir.
Çevremizde bazı insanların hızla yükseldiğini görürüz.

Hak etmediği makamlara gelir.
Liyakati olmayan yerlere getirilir.

Bilgisi olmayan konularda söz sahibi olur.
Emeği olmayan başarılarla övünür.
Çevresine tepeden bakmaya başlar.

Bilinmelidir ki!
Her yükseliş başarı değildir.
Allah’ın kulundan razı olduğu anlamına gelmez.

Her makam ikram değildir.
Bazen insanın önüne açılan kapılar nimet değil, imtihan olabilir.


Yükselmek, insanın karakterini ortaya çıkarır.

Kimi yükseldikçe tevazu sahibi olur.
Kimi yükseldikçe insanları küçümser.

Kimi makam sahibi olunca daha çok hizmet eder.

Kimi makamı kendisine verilmiş bir ayrıcalık zanneder.

Asıl mesele yükselmek değildir.
Yükseldiğinde kim olduğundur.

İnsanın gerçek değeri makamıyla değil;

Ahlakıyla, adaletiyle, liyakatiyle ve geride bıraktığı güzel izlerle ölçülür.


Her kanat, uçmak için verilmez.
Onun için bugün yükselenlere imrenmeden önce, yarın nereye ineceklerine bakmak gerekir.


Allah’ım, bizi makamla değil, ahlakla yükselt.
İnsanların gözünde değil, senin katında değerli kıl.
Bize verdiğin her nimeti hayırlı eyle”.

Âmin … âmin…âmin…

Selam ve dua ile…