İnegöl’de mobilya sektörünün geçmişine ışık tutan ve 1960’lı yıllarda el işçiliğiyle üretilen klasik mobilyalar, aradan geçen onlarca yıla rağmen ayakta kalmayı sürdürüyor. Bir dönem evlerin en önemli eşyaları arasında bulunan yemek odası ve yatak odası takımları, bugün ise çoğunlukla depolarda korunuyor.

Yaklaşık 60 yıl önce evlere giren bu mobilyalar, dönemin üretim anlayışının günümüzdeki en dikkat çekici örnekleri arasında gösteriliyor. El emeğinin ön planda olduğu yıllarda usta ellerden çıkan klasik takımlar, aradan geçen uzun zamana rağmen sağlamlıklarıyla dikkat çekiyor.

Bir zamanlar her evde vardı

1960’lı yıllarda mobilya üretiminde bugünkü teknolojik imkanlar bulunmazken, birçok ürün ustaların el emeği ve tecrübesiyle hazırlanıyordu. Ahşabın işlenmesinden oymalarına, cilasından montajına kadar birçok aşama büyük ölçüde insan emeğine dayanıyordu.

O yıllarda satın alınan klasik yemek odaları ve yatak odası takımları, ailelerin uzun yıllar kullanması amacıyla üretiliyordu. Mobilyalar çoğu zaman bir aileden diğerine devrediliyor, yıllarca evin içerisinde kullanıldıktan sonra ise depolara kaldırılıyordu.

Bugün ise o mobilyaların önemli bir bölümü, geçmişteki kullanım izlerini taşımasına rağmen hâlâ sağlam şekilde duruyor.

Yıllar geçtikçe değerleri arttı

1960’lı yıllarda dönemin şartlarına göre normal fiyatlarla satın alınan bu mobilyalar, günümüzde ise farklı bir değer kazandı.

Özellikle el işçiliğinin yoğun olduğu, özgün tasarıma sahip ve iyi durumda bulunan klasik takımlar, koleksiyoncuların ve antika meraklılarının ilgisini çekebiliyor. Günümüzde benzer özelliklere sahip ürünlerin yeniden üretilmesi hem maliyetli hem de oldukça zahmetli olduğu için, geçmişten günümüze ulaşan mobilyaların değeri de artıyor.

Bazı özel ve nadir takımların günümüzde milyonlarca lira seviyesinde değerlendirilebildiği ifade ediliyor.

Depolarda sessizce bekliyorlar

İnegöl’de bugün birçok evin, iş yerinin veya eski aile deposunun bir köşesinde bu mobilyalardan örneklerle karşılaşmak mümkün.

Bir zamanlar salonların baş köşesinde bulunan gösterişli yemek odaları, bugün üzerleri örtülmüş şekilde depolarda bekliyor. Büyük aynaları, oymalı ahşap detayları, klasik sandalyeleri, vitrinleri ve ağır yapılarıyla dikkat çeken takımlar, adeta geçmişten günümüze uzanan bir zaman kapsülü niteliğinde.

Mobilyaların büyük bölümünün artık günlük kullanım için tercih edilmemesi ise bu ürünlerin depolara kaldırılmasının en önemli nedenlerinden biri.

İnegöl mobilyacılığının geçmişini anlatıyor

Bu eski mobilyalar yalnızca maddi değerleriyle değil, İnegöl’ün mobilyacılık serüvenini göstermesi açısından da önem taşıyor.

İnegöl bugün Türkiye’nin en önemli mobilya üretim merkezlerinden biri olarak bilinirken, bu noktaya gelinmesinde geçmiş dönemlerde çalışan ustaların ve küçük atölyelerin büyük payı bulunuyor.

1960’lı yıllarda üretilen bu mobilyalar, o dönemin ustalarının işçiliğini, kullanılan malzemelerin kalitesini ve üretim kültürünü günümüze taşıyor.

Bugün modern makinelerle kısa sürede üretilebilen mobilyaların aksine, dönemin klasik ürünlerinde günler hatta haftalar süren el emeğinin izlerini görmek mümkün.

“Atılacak eşya” değil, geçmişin mirası

Yıllardır depolarda bekleyen bazı mobilyalar, ilk bakışta eski ve kullanılmayan eşyalar gibi görülebiliyor. Ancak uzmanların ve koleksiyon meraklılarının ilgisini çeken nokta da tam olarak burada ortaya çıkıyor.

Çünkü artık üretilmeyen bir model, dönemin ustalarının el işçiliğini taşıyan bir takım veya orijinal parçaları korunmuş bir mobilya, sıradan bir eski eşyanın çok daha ötesinde değerlendirilebiliyor.

Bu nedenle yıllardır depolarda bekleyen eski mobilyaların, gelişigüzel şekilde elden çıkarılmadan önce değerinin araştırılması önem taşıyor.

60 yıllık mobilyalar yeniden gün yüzüne çıkabilir

İnegöl’ün mobilya geçmişine ait bu ürünlerin yeniden gün yüzüne çıkarılması, hem ekonomik hem de kültürel açıdan önemli bir kazanım sağlayabilir.

Geçmişte bir ailenin yıllarca kullandığı yemek odası veya yatak odası takımı, bugün yeni nesil için yalnızca bir mobilya değil; aynı zamanda 1960’lı yılların yaşam tarzını ve üretim anlayışını gösteren bir hatıra niteliği taşıyor.

Aradan geçen yaklaşık 60 yıla rağmen sağlamlığını koruyan bu mobilyalar, İnegöl’de mobilyacılığın geçmişten bugüne nasıl geliştiğini de gözler önüne seriyor.

Bir zamanlar normal fiyatlarla satın alınan ve yıllarca kullanılan bu takımların bugün milyonlarca liralık değerlere ulaşabilmesi ise mobilyanın yalnızca bir ev eşyası olmadığını, doğru ürünün zaman içerisinde koleksiyon ve kültürel değer kazanabileceğini gösteriyor.

Muhabir: Samet Karabacakoğlu