İTSO seçimleri yaklaşıyor.
Rekabet kızışıyor.
Kulisler ve destek arayışları sürüyor.
Taraflar güç toplamaya çalışıyor.
Bunların hepsi seçimlerin doğal sonucu.

Ancak seçim rekabetinin de bir sınırı olmalı.

O sınırın adı ahlak ve etiktir.

İTSO, bir siyasi parti değildir.
Bir cemaatin, derneğin, vakfın veya herhangi bir sosyal grubun kurumu da değildir.

İTSO; iş dünyasının ortak temsil makamıdır.

Bu nedenle seçimlerde belirleyici olan siyasi yakınlıklar, kişisel ilişkiler veya grup aidiyetleri değil;
Liyakat, proje, tecrübe ve vizyon olmalıdır.

Çünkü İnegöl'ün sanayicisinin, esnafının derdi siyasetten çok daha büyüktür.

Odanın en önemli özelliklerinden biri bağımsızlığıdır.

Oda, üyelerinin hakkını savunmak zorundadır.

Bugün iktidarın yanında olabilir…

Yarın iktidarın karşısında durması gerekebilir.

Siyaset, oda seçimlerinin içine girmemelidir.

Din görevlilerinin belirli adaylar için kulis yapması veya insanları yönlendirmesi doğru değildir.

Bir üyenin aidatını ödeyerek karşılığında oy almak ahlaksızlıktır.

Bir seçimin sonucunu para belirlememelidir.

Tüccarın iradesi pazarlık konusu yapılamaz.

Oda kaynaklarının veya makamın sağladığı imkânların seçim yarışında kullanılması da aynı şekilde doğru değildir.

Çünkü makam kişisel bir mülk değil, üyelerin emanetidir.

Her seçimin doğal sonucu olarak,
Birileri kazanacak, birileri kaybedecek.

İnegöl'ün ihtiyacı kavga, kutuplaşma ve kulis değil;
Ortak akıl, güven, liyakat ve vizyondur.

Tüccar kendi kararını versin.
Sanayici kendi adayını seçsin.
Üyeler projeye ve vizyona baksın.

Kim daha iyi hizmet edecekse, kim İnegöl'ün geleceğine daha fazla katkı sağlayacaksa o kazansın.

Ama ne pahasına olursa olsun değil…
Ahlakla, etikle ve temiz bir seçimle kazansın.

Çünkü seçimler biter.
Makamlar değişir.
Ama insanların yaptıkları unutulmaz.

Seçim kazanmak için her yolun mubah olduğu düşünülürse, bunun sonu nereye varır?

Bugün bir başkasına yaptığın haksızlık, yarın sana da yapılacaktır.

Bir makam insanı büyütmez.
İnsan, makama değer katar.

Selam ve dua ile…