Sevgili Kızım,
Sana sana 33 tane mektup yazdım.
İlk iki mektubumda Allah’a karşı sorumluluklarından, sonra da eşine karşı görevlerinden bahsetmiştim.
Şimdi ise kocana karşı sorumluluklarından biraz daha söz etmek istiyorum.
Bu yazdıklarım hayat yolunda sana ışık olsun.
Yavrucuğum!
Eşinin yanında başka kadınların güzelliklerinden bahsetme.
Olur ki eşinin gönlü ve gözü ona kayar.
“Benim arkadaşımın eşi ona şunu aldı…”
“Falancanın kocası karısını tatile götürdü…”
“Onların evi şöyle…”
“Onların arabası böyle…”
Hayatını başkalarıyla kıyaslama yapma.
Çünkü sürekli başkalarının hayatına bakan insan, kendi hayatındaki nimetleri göremez.
Şükretmeyi bilen insanın gözü, asla başkasının sofrasında olmaz.
Kızım,
Eşinin maddi imkânlarını zorlayacak beklentiler oluşturma.
İmkânı varsa alsın.
İmkânı yoksa anlayış göster.
Her zaman örneğin Peygamberin kızı Fatma olsun.
Bir evin huzuru, eşlerin kazandığı paradan çok, o paraya karşı takındıkları tutumla ilgilidir.
Savurganlık yapma.
Gösteriş için kocanı borçlandırma.
Başkaları görsün diye eşini sıkıntıya sokma.
Bir tanem!
Bir evin mutluluğu, dışarıdan ne kadar gösterişli göründüğüyle değil, içeride ne kadar huzurlu olduğuyla ölçülür.
Hiç şüphesiz, hatasız kul olmaz.
Eşinin hatasını herkesin içinde değil, baş başayken ve yalnızken söyle.
Onu düzeltmek istiyorsan önce gönlünü kazan.
Bir insanı kırarak değiştiremezsin.
Bağırarak, aşağılayarak ya da küçümseyerek konuşma.
Kocanla güzellikle, kırmadan dökmeden konuşmalısın.
Eşinle arandaki sorunları kavga ile değil, konuşarak çözmelisin.
Kızgın olduğunda hemen karar verme.
Bazen susmak yenilmek değildir.
Bazen susmak, bir yuvayı korumak ve de kurtarmaktır.
Yavrucuğum!
Sana altından ve pırlantadan çok daha değerli bir nasihat vereceğim.
Devamı 4. Mektupta ...
Selam ve dua ile…