Bir köyde ağanın iti ölmüş.
Taziye öyle kalabalık oluşmuş ki köy meydanı, gelenleri almamış.
Herkes gelmiş.
Başsağlığı dileyenler, gözyaşı dökenler, ağıt yakanlar…
Bir süre sonra ağa ölmüş.
Ama bu kez cenaze sessiz.
Ne gelen var, ne giden.
Birkaç kişi dışında kimse yok.
Sormuşlar:
“İtinin cenazesine bu kadar insan geldi.
Ağanın cenazesine niye kimse gelmedi?”
Cevap çok ibretlik:
“Ağa öldü, menfaatimiz bitti.”
Ağa ölünce, ağanın etrafındaki kalabalık da öldü.
Çünkü onların derdi ağa değildi.
Onların derdi ağanın gücüydü. Sofrasıydı. K Makamıydı.
Ağa Menfaat kapısıydı.
Çevremizde kaç insan bizi gerçekten seviyor?
Kaçı makamımız için yanımızda?
Kaçı paramız için?
Kaçı gücümüzden, çevremizden faydalanmak için?
Kaçı gerçekten zor günümüzde yanımızda olacak?
İnsanın etrafındaki kalabalık, her zaman dostlarının sayısı değildir.
İnsanın öldüğü gün:
Kim gerçekten üzülüyor?
Kim sadece görünmek için orada?
Kim arkasından dua ediyor?
Etrafının kalabalık olması, yalnız olmadığın anlamına gelmez.
Çünkü bazı insanlar seni değil, sende bulunanı sever.
Senin paranı,
Senin makamını,
Senin bağlantılarını,
Senin gücünü sever.
Ama seni sevmez.
Gerçek dost:
Güçlü olduğun zaman değil,
Gücünü kaybettiğin gün yanında olandır.
Asıl mesele kötü günde yanında kim kalacak?
Asıl mesele sen ağlarken kim gözyaşını silecek?
Biz kimin yanındayız?
Acaba kimlerin “ağası” olduk.
Bazılarının sevgisi bize değil, bizden elde ettikleridir.
Sonunda her ağa ölür.
Şimdi herkes kendi hayatına baksın.
Etrafımızdaki kalabalık neyin kalabalığı?
Selam ve dua ile…