Aşıkpaşazade’nin tarifinde Baykoca mezarının yakınında bir kervansaraydan bahsedilmektedir. Hamza Bey Köyü, Bursa’ya uzanan ipek yolu güzergâhında yer almadığı gibi bu havalide bir kervansaray olduğuna dair bilgi de yoktur.

Diğer taraftan Hamza Bey Köyü günümüzde Göksu Nehrinin kuzey yakasında yer almaktadır. Ancak köylülerle yaptığımız görüşmelerde, köyün daha önce nehrin güney yakasında olduğu ve sonradan buraya taşındığına dair bilgiler paylaşılmıştır.

Hatta 1900’lü yıllarda Hıdrellez kutlamaları da nehrin karşı tarafında eski köy yeri yakınında yapılmıştır. Burada üzerinde durulması gereken bir başka nokta da köylülerin mezar hakkındaki söyledikleridir.

Mezar’ın Bay Hoca adıyla kesinlikle bilinmediği, buranın anonim bir yatır olduğu ifade edilmiştir. Görüşmelerimizde bu mezera gençlerin adak adadıkları, mum yaktıkları ve “Dede” olarak bilindiği ve sonradan asılan tabela ve yönlendirmelerle Bay Hoca Mezarı haline geldiği, bunun 20-30 yıllık bir geçmişi olduğu vurgulanmıştır.

Bu konu ile ilgili son tahlilde şunlar söylenebilir: 1284 yılında vuku bulan bu savaş ya Ermenibeli’ni aşan noktada olmamıştır ya da mezarın bulunduğu yer yanlıştır.

Çünkü hamza Bey Köyü İnegöl’ü Pazaryeri hattına değil, Yenişehir tarafına bağlayan güzergâh üzerinde bulunmaktadır. Kulaca Köyü yakınlarında bulunan “Türbe Mevkii” ve yine Kulaca Köyü’nün güneyinde ve köy yolunun Bursa-Ankara asfaltına bağlandığı noktada varlığı bilinen bir han, mezarın bu havalide olabileceğine dair şüpheleri kuvvetlendirmektedir.

Hamza Bey Köyü’nde edindiğimiz bazı bilgiler de yerel unsurların geçmişe dair söylediklerinin iyi tahlil edilmesi gerektiğini göstermiştir.

Bu duruma örnek olarak, görüşmeler sırasında, köyün adının Yunan Harbi’nde şehit düşen Hamza isminde bir subaydan geldiği ifade edilmiştir.

Ancak aşağıda ayrıntıları görüleceği üzere bu köyünde dâhil olduğu bazı köyler Bursa’daki Hamzabey Külliyesinin vakfıdır.

Bursa Muradiye’de bulunan bu imaretin banisi Sultan Çelebi Mehmed ve ll. Murad’ın veziriâzamı Bayezid Paşa’nın kardeşi olduğu sanılan İzmir Fatihi lakaplı Hamza Bey’dir.

Fatih Sultan Mehmed tarafından 866 (1462) yılında Eflak’a gönderilen heyetle yer alan Hamza Bey, Drakula lakabı ile tanınan Voyvoda Vlad Tepeş (Kazıklı Voyvoda) tarafından heyetin diğer üyeleriyle birlikte şehid edilmiştir.

Osman Gazi, İnegöl’deki ilk savaş sonrası Edebalı’nın koynundan bir ay doğup kendi koynuna girmesi ve göbeğinden biten ağacın gölgesinin tüm âlemi kapladığı rüyayı gördü.

Bu rüyayı Edebalı’ya tevil ettirdi ve bunun üzerine Edebalı, kendisine ve nesline padişahlık verildiğini müjdeledi ve kızını Osman Bey’e nikâhladı.

Bu olay aynı zamanda Ahi şeyhi olan Edebalı vasıtası ile ahilerin Osman Bey’i desteklemesine vesile oldu.

Yrd. Doç.Dr. Refik ARIKAN

Uluslararası İnegöl Tarihi ve Kültürü Sempozyumu-1