Humann ve arkadaşları daha sonra İnegöl’den bir saat mesafedeki Kulaca’ya (Humann’da “Kuladja”) ulaşırlar.
Humann, Kulaca’ya giderken ismini öğrenemedikleri bir Çayın üzerindeki güzel bir ahşap köprüden geçtiklerinden bahsetmektedir.
Humann ve ekibi Kulaca’dan sonra ise bir saatten az süren bir yolculukla 5 km. mesafedeki Süpürtü (Humann’da“Süpürlü”) köyüne ulaşır.
Humann eserinin bu bölümünde Kulaca’dan Süpürtü’ye ulaşıncaya kadar aşırı yağmur ve selden dolayı geçmek zorunda oldukları dere yataklarında yaşadıkları zorlukları uzun uzun anlatır.
Ekibin bölgedeki yolculuğu hava şartlarından dolayı oldukça meşakkatli geçer.
Bu güçlü yolculuktan sonra da Yenice-Müslim (Humann’da“Yenidje-müslim”; günümüzde: Küçükyenice) köyüne ulaşırlar.
Bu köyün içinde Ahı dağından gelen su, geçmeleri gereken yolu ırmak haline çevirmiş ve aşılamaz hale getirmiştir.
Humann burada yerli halkla ilgili şu gözlemini anlatır:
“Aslında iki-üç kişi yarım saatlik bir çalışmayla burada küçük bir set örebilir ve suyu esas yatağına çevirebilirdi, ancak burada yaşayanlar böyle bir girişim için çok tasasız ve üşengeç olduklarından tüm yolun tahrip olmasını tercih etmektedirler”.
Ekip Yenice-Müslüm köyünde kalmak istemez ve buradan yine maceralı bir yolculukla Kurşunlu’ya (Humann’da “Kurschunlu”) ulaşırlar.
Oradaki handa sürekli yağan kuvvetli yağmurdan şemsiyesiz olarak kurulanabilecek ve uyunabilecek sadece bir oda vardır.
Humann, Kurşunlu’da da İnegöl’de olduğu gibi taştan eski bir Kervansaray’ın yıkılmış enkazını gördüğünü ifade etmektedir. Ayrıca Kurşunlu’da güzel bir camiden bahseder, ancak mermer bloklardan inşa edilmiş minaresi çökmüştür.
Humann daha sonra Kurşunlu ve civarının topoğrafik özellikleri ve doğası hakkında şu bilgileri vermektedir: “Kurşunlu köyü denizden 310 m yüksekliktedir.
Daha güneyde ise Domaniç dağlarının güney yamaçları başlamaktadır.
Bu tepelerin alt yamaçlarında çalılık bodur fundalıklar yer alırken, yükseldikçe çok görkemli ağaçlar bulunmaktadır, bu ağaç türleri arasında özellikle meşe ve kayın çok yoğundur (ayrıca Karaçam da sık rastlanan türdür)”.
Kurşunlu’nun yarım saat güney batısında ise Çitli Köyü bulunmaktadır. Bu köy maden suyu kaynaklarıyla tanınmıştır.
Humann Çitli’deki bu suyun Fransa’daki Vichy maden suyuyla aynı içerikte olduğunu yazmaktadır.
Çitli köyünden sonra Humann ve ekibi İnegöl ve civarındaki seyahatini tamamlayarak, Bilecik sınırları içerisindeki Pazarcık (Humann’da “Bazardjik”, eskiden Ermeni-Pazarcık; günümüzde Pazaryeri) istikametine yönelir.
Prof. Dr. İbrahim Hakan MERT
Uluslararası İnegöl Tarihi ve Kültürü Sempozyumu-1