Futbolda yetenek mi önemli, bağlantı mı?

Avrupa’da cevap sahada, Türkiye’de maalesef telefonda veriliyor.

Ama baştan söyleyelim: Herkes torpil yapmıyor. İşini düzgün yapan, gecesini gündüzüne katan yüzlerce kulüp ve antrenör var. Bu yazı onlar için değil. Bu yazı sistemi tıkayanlar için.

SİSTEM NEREDE TIKANIYOR?

1. TORPİL VE PARA DÜZENİ

Liyakatsiz antrenörler yeteneğe değil tanıdığa forma veriyor.

Yönetici ve menajer baskısı hak eden çocuğu kenara itiyor.

Aidat, bağış, "özel ödeme" yapanın çocuğu ayrıcalık görüyor.

Sonuç: Yetenek kayboluyor, emek veren çocuk 14 yaşında sporu bırakıyor.

2. A TAKIMA ÇIKINCA DUVARA ÇARPIYORUZ

En büyük problem burada başlıyor.

Altyapıda yıllarca oynayan çocuk A takım seviyesine geldiğinde yeterli eğitimi ve özgüveni alamamış oluyor.

Üstüne bir de "daha yaşı genç" diye bakan antrenörler eklenince iş bitiyor.

RAKAMLAR ACI:

Her yıl akademi liglerinde yaşı dolan yaklaşık 1.500 sporcu oluyor.

Bunların maalesef büyük çoğunluğunu kaybediyoruz. Bırakın profesyonel oynamayı, yerel liglerde bile forma giyemeyecek hale geliyorlar.

Türkiye liglerinde toplam 3.500 - 4.000 profesyonel futbolcu var. Bunun içinde 400 civarı yabancı da var.

Bu tabloda profesyonel olmak zaten çok zor.

Peki her yıl kaç tane 18-20 yaş arası Türk çocuk profesyonelliğe imza atabiliyor?

Bence sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

Bir de şu var: Profesyonelliğe imza atan 20 yaşındaki oyuncu 35 yaşına kadar 15-18 yıl orada kalıyor. Bu da alttan gelen yeni isimlerin yolunu tıkıyor.

TFF İSTİYOR AMA...

Türkiye Futbol Federasyonu yaş kriterleriyle gençlere yol açmaya çalışıyor.

Ama kulüp yöneticileri taraftar ve camia baskısından korkuyor.

Uzun vadeli plan yapamıyor. "Hemen sonuç" istiyor.

Antrenörlerimiz de gençlere güvenip forma vermiyor.

"Genç oynatırsak maç kaybederiz" korkusu, 10 tane genci yakıyor.

PEKİ ÇÖZÜM NE?

1. Denetim: Altyapıda para ve torpil düzenini bitirecek sıkı denetim.

2. Cesaret: Antrenörler ve yöneticiler gençlere güvenmeli. 1 maç kaybetmek, 10 tane yıldız kaybetmekten iyidir.

3. Geçiş: A takıma çıkan çocukları mental ve fiziksel olarak hazırlamalıyız. Yaşı doldu diye sokağa atamayız.

UNUTMAYALIM:

BİR ÇOCUĞUN HAKKINI YEMEK, SADECE BİR MAÇI DEĞİL; BİR HAYATI KAYBETTİR!

YETENEK SAHADA SEÇİLİR, TELEFONLA DEĞİL!

Bu ülkede hala sokakta topa en iyi vuran çocuk var.

Bizim görevimiz onu bulup, eğitip, A takıma kadar taşımak.

Yoksa 1.500 çocuktan 5’ini profesyonel yapıp kalan 1.495’ini kaybetmeye devam ederiz.

İşini doğru yapan kulüp ve antrenörlere selam olsun.

Sayıları artsın ki futbolumuz kurtulsun.

Ahmet Mestan