"Sizler de bizim evlatlarımızsınız. Başarınızı yürekten tebrik ediyoruz."
İnegöl Mym Federasyonu Köylerarası Futbol Turnuvasında yarı final gecesiydi. İki mahalle, iki takım, tek hedef: Final.
Hayriyespor - Çavuşköyspor. 90 dakika bitti, 0-0. Penaltılar geldi. Ve gülen taraf Çavuşköy oldu: 7-6.
Herkes skoru konuştu. Ben başka bir şeyi yazmak istiyorum.
Düdük çaldıktan sonra yaşananları...
Hayriye Mahallesi Muhtarı Serkan Sagun ve mahallenin kıymetlisi Mehmet Malçok, rakip takımın futbolcularının yanına gitti.
Ellerinde çiçek vardı. Kaybedenin elinde. Ve o çiçekleri galip olan Çavuşköysporlu evlatlara verdiler.
Sonra hepsi bir araya geldi. Hatıra fotoğrafı çekildi. Ve Muhtar Sagun’un ağzından dökülen o cümle gecenin manşeti oldu:
"Sizler de bizim evlatlarımızsınız. Başarınızı yürekten tebrik ediyoruz."
Bakın arkadaşlar, spor tam da budur.
90 dakika boyunca birbirini yenmek için sahaya çıkan iki takım, 91. dakikada aynı sofranın evlatları olabiliyor. Rakip olabilirsin ama düşman olmak zorunda değilsin.
Kazanmak güzel, kaybetmek de bu oyunun içinde. Ama asıl mesele maç bittikten sonra birbirinin gözünün içine bakıp elini sıkabilmek.
Hayriye bugün bize sadece futbol oynamadı. Bize ahlak oynadı. Bize İnegöl’lük oynadı. Bize Türkiye’lik oynadı.
Sahada hırsın, mücadelenin, kazanma arzusunun olduğu yerde; saha dışında da sevgi, saygı ve kardeşlik olmalı.
Olmazsa o kupanın hiçbir anlamı yok.
Bu davranış sadece bir yarı finali değil, memleketin ihtiyaç duyduğu birlik mesajını da verdi.
Biz aynı toprağın çocuklarıyız. Aynı bayrağın altında nefes alıyoruz.
Bu yüzden skordan bağımsız söylüyorum:
Helal olsun Hayriye’ye.
Tebrikler Çavuşköyspor’a.
Kazanan belli: Dostluk kazandı.
Kardeşlik kazandı. Birlik kazandı.
Çünkü biz birlikte güzeliz, birlikte güçlüyüz.
Birlikte İnegöl’üz. Birlikte Bursa’yız.
Birlikte Türkiye’yiz.
AHMET MESTAN
