TBMM, 51 günlük aranın ardından yarın, 1 Ekim 2026 Perşembe günü 28. Dönem 5. Yasama Yılı için kapılarını açacak. Meclis'teki açılış programı saat 13.00'te Atatürk Anıtı'nda düzenlenecek törenle başlayacak. Genel Kurul saat 14.00'te TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplanacak, ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan milletvekillerine hitap edecek. Genel Kurulun yeni yasama yılındaki ilk normal mesaisi ise 6 Ekim'de yapılacak.

Yeni yasama yılında Meclis'in önünde ekonomiden aile hukukuna, sosyal medyadan turizme kadar geniş bir gündem bulunuyor. Bazı başlıklar TBMM'ye sunulmuş kanun tekliflerinden, bazıları Anayasa Mahkemesi kararının ardından yapılması gereken yasal düzenlemelerden, bazıları ise hazırlık çalışmaları devam eden düzenlemelerden oluşuyor. Fonların tasfiyesi, nafaka sistemi, sosyal medyada kimlik doğrulama, yabancı dijital konaklama platformları, Türk Kızılay Kanunu Teklifi ve 2027 bütçesi yeni dönemin dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor.

Fon Kri̇zi̇nde Ne Olacak Gencgazete

FON KRİZİNDE NE OLACAK?

Meclis'in açılışı öncesinde ekonomi gündeminin en sıcak konularından biri yatırım fonlarına ilişkin yürütülen tasfiye ve soruşturma süreci. Sermaye Piyasası Kurulu, 17 Eylül 2026 tarihli kararları uyarınca Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls olmak üzere 7 portföy yönetim şirketine ait toplam 131 yatırım fonunun tasfiye edilmesine karar verdi.

SPK'nın 23 Eylül'de yayımladığı resmi açıklamaya göre, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarında bu fonlarda bulunan tekil yatırımcı sayısı 455 bin 758 kişi. SPK ayrıca daha önce yaptığı açıklamada bazı fonların fiili dolaşım oranı düşük paylarda, şirketlerin temel finansal büyüklükleri ve ekonomik gerçeklikle açıklanamayacak fiyat hareketlerine neden olduğunun gözlemlendiğini bildirmişti.

Tasfiye işlemlerinde Tera Portföy'e ait fonlar için Türkiye İş Bankası, diğer altı portföy yönetim şirketine ait fonlar için ise Ziraat Bankası görevlendirildi. Fonların portföyündeki varlıklar tasfiye sürecinde nakde çevrilecek; borç ve giderlerin ardından oluşan bakiye, yatırımcıların sahip oldukları katılma payları oranında hesaplarına aktarılacak. Yatırımcıların ödeme alabilmek için ayrıca başvuru yapması gerekmiyor. Ancak tasfiye işlemi yatırımcının yatırdığı anaparanın tamamının geri ödeneceği anlamına gelmiyor.

Tasfiye süresi başlangıçta üç ay olarak belirlenmişti. SPK, 20 Eylül tarihli kararıyla bu süreyi azami altı aya çıkardı. Kurul, değişikliğin fon portföylerinin yapısı ve piyasa koşulları dikkate alınarak varlıkların mümkün olduğunca uygun şartlarda satılmasına imkan sağlamak amacıyla yapıldığını bildirdi. Altı aylık süre tasfiyenin mutlaka altı ay süreceği anlamına gelmiyor; işlemler daha erken de tamamlanabilecek.

Fonlarla bağlantılı ceza soruşturması da genişleyerek devam ediyor. Soruşturmanın ilk aşamalarında Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız ve Hedef Holding yöneticisi Namık Kemal Gökalp'in de aralarında bulunduğu isimler tutuklandı. Daha sonraki operasyonlarla birlikte 26 Eylül itibarıyla soruşturmadaki toplam tutuklu sayısı 51'e yükseldi. Soruşturma kapsamında bazı şüphelilerin mal varlıkları hakkında da tedbir kararları uygulandı.

Siyasi partilerden de fonların tasfiyesine ilişkin farklı öneriler geliyor. YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale imzasıyla TBMM'ye 15 maddelik “Yatırımcıların Korunması Amacıyla Bazı Yatırım Fonlarının Adil Tasfiyesi Hakkında Kanun Teklifi” sunuldu. Teklif, kamu kaynağı kullanılmadan yatırımcı kayıplarının mümkün olduğunca azaltılmasını öngören farklı bir tasfiye modeli içeriyor. Teklifin yasama sürecinde nasıl ele alınacağı yeni dönemde belli olacak.

Süresi̇z Nafaka Düzenlemesi̇ Deği̇şi̇yor Gencgazete

SÜRESİZ NAFAKA DÜZENLEMESİ DEĞİŞİYOR

Anayasa Mahkemesi, aile hukukunda uzun süredir tartışılan önemli bir konuda 4 Haziran 2026'da karar verdi. Yüksek Mahkeme, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan ve yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” talep edilebilmesine imkan tanıyan ibareyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti.

Karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. Ancak iptal hükmü hemen yürürlüğe girmeyecek. Anayasa Mahkemesi, oluşabilecek hukuki boşluğun giderilebilmesi için dokuz aylık süre tanıdı. Böylece karar 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecek. O tarihe kadar mevcut yoksulluk nafakası hükümleri uygulanmaya devam edecek.

Mahkeme, herhangi bir süre ölçütü öngörülmeden nafaka yükümlülüğünün süresiz hale gelebilmesinin bazı durumlarda nafaka yükümlüsü üzerinde ağır bir mali külfet oluşturabileceğini ve tarafların hakları arasındaki makul dengeyi bozabileceğini değerlendirdi.

Buradaki en önemli ayrıntı ise kararın yoksulluk nafakasını tamamen kaldırmaması. İptal edilen yalnızca 175. maddede bulunan “süresiz olarak” ibaresi. Çocuk için ödenen iştirak nafakası bu kararın kapsamında bulunmuyor. Kararın yayımlanmasıyla mevcut nafaka kararları da otomatik olarak sona ermiyor.

Bu nedenle TBMM'nin 30 Haziran 2027'ye kadar yeni yasal çerçeveyi oluşturması bekleniyor. Nafakanın süresinin hangi kriterlere göre belirleneceği, hangi durumlarda devam edeceği ve hakimlere nasıl bir takdir yetkisi tanınacağı yeni düzenlemeyle netleşecek.

Evlilik süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, yaşları, sağlık koşulları, çalışma imkanları ve çocukların durumu gibi kriterlerin yeni sistem tartışmalarında öne çıkması bekleniyor. Ancak bugün itibarıyla “şu kadar yıllık evliliğe şu kadar yıl nafaka” şeklinde kesinleşmiş ve yürürlüğe girmiş bir formül bulunmuyor.

Sosyal Medyada Ki̇mli̇k Doğrulama Düzenlemesi̇ Gencgazete

SOSYAL MEDYADA KİMLİK DOĞRULAMA DÜZENLEMESİ GÜNDEMDE

Yeni yasama döneminin en çok tartışılması beklenen başlıklarından biri de sosyal medya hesaplarında gerçek kullanıcı bilgisinin doğrulanmasına yönelik çalışma.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, daha önce yaptığı açıklamalarda sosyal medya hesaplarının gerçek kişilere bağlanmasını sağlayacak bir sistem üzerinde çalışıldığını duyurdu. Nisan ayında açıklanan modelde kullanıcının e-Devlet üzerinden bir doğrulama anahtarı alması ve bu anahtarla sosyal medya hesabının gerçek bir kişiye ait olduğunun teyit edilmesi üzerinde duruldu. Kullanıcıların sosyal medyada takma ad kullanabilmesi ise sistemde mümkün olacak.

Bakan Gürlek, temmuz ayında yaptığı daha güncel açıklamada ise kimlik bilgilerinin sosyal medya şirketlerine verilmeyeceğini özellikle vurguladı. Gürlek'in açıklamasına göre gerçek kullanıcı bilgisine, belirlenen katalog suçlara ilişkin bir soruşturmada savcılık veya mahkemenin talebi bulunması halinde ulaşılması öngörülüyor. Gürlek ayrıca ilgili kanun maddesinin ekim ayında TBMM'ye gelmesinin planlandığını açıkladı.

Dolayısıyla sosyal medyada kimlik doğrulama sistemi bugün itibarıyla yürürlüğe girmiş bir zorunluluk değil. Düzenleme henüz yasalaşmış değil ve kapsamının son hali TBMM'ye gelecek metinle netleşecek.

Çalışmanın gerekçeleri arasında sahte ve anonim hesaplar üzerinden işlenen suçlarla mücadele, yasa dışı bahis, dolandırıcılık ve benzeri suçlarda gerçek kullanıcıya ulaşılabilmesi bulunuyor. Düzenleme Meclis'e geldiğinde kişisel verilerin korunması, anonimlik, ifade özgürlüğü ve kullanıcı bilgilerinin hangi şartlarda talep edilebileceği gibi konuların da yasama sürecinde tartışılması bekleniyor.

Airbnb Ve Booking Gi̇bi̇ Platformlara Yeni̇ Kurallar Gencgazete

AIRBNB VE BOOKING GİBİ PLATFORMLARA YENİ KURALLAR GÜNDEMDE

Dijital turizm sektörünü ilgilendiren önemli tekliflerden biri de Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi. Teklif 10 Ağustos 2026'da TBMM Başkanlığına geldi ve halen Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda bulunuyor.

Teklif herhangi bir şirketi ismen hedef almıyor. Düzenleme, yurt dışında yerleşik olup Türkiye'de elektronik ortam üzerinden konaklama hizmetlerine aracılık eden “yabancı dijital konaklama platformlarını” kapsıyor. Airbnb ve Booking gibi şirketler bu alanda faaliyet gösteren platformlara örnek olarak gösteriliyor.

Teklif yasalaşırsa bu platformların Türkiye'de faaliyet gösterebilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığından izin belgesi alması gerekecek. İzin belgesi için öngörülen başlangıç bedeli 5 milyon TL olacak ve belge iki yıl geçerli olacak. Ayrıca platformlara Türkiye'de temsilci bulundurma yükümlülüğü getirilecek.

Türkiye'de halihazırda faaliyet gösteren yabancı dijital konaklama platformlarının, kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde izin belgesi başvurusunda bulunması öngörülüyor.

Teklife göre yabancı platformlar Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansına dijital hizmet vergisi matrahı üzerinden on binde 7,5 oranında turizm payı ödeyecek. İzin kapsamı dışında faaliyet gösteren veya yükümlülüklerini yerine getirmeyen platformlar için idari para cezalarından izin belgesinin iptaline ve belirli durumlarda erişimin engellenmesine kadar uzanan yaptırımlar bulunuyor.

Düzenlemenin kısa dönemli kiralama ve turizm piyasasına nasıl yansıyacağı ise uygulamaya geçmeden kesin olarak bilinmiyor. Teklifin komisyondaki görüşmeleri sırasında sektör temsilcilerinin görüşlerinin ve düzenlemenin ekonomik etkilerinin tartışılması bekleniyor.

Kizilay'a İli̇şki̇n Yeni̇ Kanun Tekli̇fi̇ Gencgazete

KIZILAY'A İLİŞKİN YENİ KANUN TEKLİFİ GÜNDEMDE

Meclis gündemindeki düzenlemelerden biri de 9 maddelik Türk Kızılay Kanunu Teklifi. Teklif 15 Mayıs'ta TBMM'ye sunuldu, 4 Haziran'da İçişleri Komisyonunda kabul edildi ve Genel Kurul gündemine alındı. TBMM'nin güncel Genel Kurul gündeminde teklif 279 sıra sayısıyla yer alıyor.

Teklif, Türk Kızılay'ın görev ve yetkileri ile hak ve muafiyetlerini ayrı bir yasal çerçevede düzenlemeyi amaçlıyor. Kızılay'ın afet, savaş, sağlık, insani yardım ve sosyal destek alanlarında yurt içinde ve yurt dışında yürüteceği faaliyetlerin kapsamı teklifte ayrıntılı olarak tanımlanıyor.

En dikkat çeken maddelerden biri afet yönetimi, ilk yardım, afet lojistiği ve geçici barınma alanındaki belirli ürün ve hizmetlerin “stratejik alım” kapsamında değerlendirilmesi. Teklif yasalaşırsa bu kapsamdaki bazı alımlar Kamu İhale Kanunu'na tabi olmaksızın, belirlenen koşullar altında doğrudan Türk Kızılay veya sermayesinin çoğunluğu Kızılay'a ait işletme ve şirketlerden temin edilebilecek.

Teklif ayrıca ihtiyaç sahiplerine yapılan sosyal yardımlarda mükerrerliği azaltmak amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığındaki bazı sosyal yardım verilerinin protokol ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin kurallar çerçevesinde Türk Kızılay ile paylaşılmasını öngörüyor.

Afet, savaş, çatışma ve olağanüstü dönemlerde faaliyet bölgesinde fiilen görev yapan Kızılay personeline nakdi tazminat ödenmesine ilişkin hüküm de teklif içerisinde bulunuyor.

Teklif henüz kanunlaşmış değil. Genel Kuruldaki görüşmelerin ardından maddelerde değişiklik yapılması, teklifin kabul edilmesi veya yasama sürecinin başka bir aşamaya taşınması mümkün.

2027 Bütçesi̇ Türki̇ye'ni̇n Yeni̇ Para Plani Olacak Gencgazete

2027 BÜTÇESİ TÜRKİYE'NİN YENİ PARA PLANI OLACAK

Yeni yasama yılının değişmeyen en önemli başlıklarından biri de merkezi yönetim bütçesi olacak.

Anayasa'nın 161. maddesine göre Cumhurbaşkanı, merkezi yönetim bütçe kanunu teklifini mali yılbaşından en az 75 gün önce TBMM'ye sunmak zorunda. Buna göre 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin en geç 17 Ekim 2026'da Meclis'e sunulması gerekiyor.

Teklif TBMM'ye geldikten sonra önce Plan ve Bütçe Komisyonunda ele alınacak. Bakanlıklar ve kamu kurumlarının bütçeleri komisyon görüşmelerinde tek tek değerlendirilecek. Ardından bütçe teklifi Genel Kurula gelecek ve yıl sonundan önce karara bağlanacak.

2027 bütçesinde kamu harcamaları, yatırımlar, sosyal yardım programları, kamu personeline ayrılan kaynaklar, eğitim, sağlık ve diğer kamu hizmetlerinin finansmanı gibi vatandaşların ekonomik yaşamını doğrudan veya dolaylı biçimde etkileyen çok sayıda kalem bulunacak.

Bütçenin ayrıntılı komisyon ve Genel Kurul takvimi ise teklif TBMM'ye sunulduktan ve Meclis çalışma programı kesinleştikten sonra netleşecek. Bu nedenle şimdiden belirli günleri kesin bütçe görüşme tarihleri olarak vermek doğru değil.

Yoğun Bi̇r Yasama Gündemi̇ Başliyor Gencgazete

YOĞUN BİR YASAMA GÜNDEMİ BAŞLIYOR

TBMM'nin 1 Ekim'de başlayacak 28. Dönem 5. Yasama Yılı, ekonomi, hukuk, dijital yaşam, turizm ve sosyal yardım sistemine ilişkin çok sayıda düzenlemenin gündeme geleceği yoğun bir çalışma dönemine sahne olacak.

Ancak Meclis gündemindeki bütün başlıkların aynı hukuki aşamada olmadığına dikkat etmek gerekiyor. Fonlarla ilgili süreçte SPK'nın kesinleşmiş tasfiye kararları bulunurken yatırımcıların korunmasına yönelik ayrıca kanun teklifleri gündeme geliyor. Nafaka konusunda Anayasa Mahkemesinin kesinleşmiş iptal kararı var ancak yeni sistemi TBMM belirleyecek. Sosyal medyada kimlik doğrulama modeli ise halen hazırlık aşamasında ve ilgili düzenlemenin ekim ayında Meclis'e getirilmesi planlanıyor.

Yabancı dijital konaklama platformlarına ilişkin teklif komisyonda, Türk Kızılay Kanunu Teklifi Genel Kurul gündeminde bulunuyor. 2027 bütçesi ise anayasal takvim gereği en geç 17 Ekim'e kadar TBMM'ye gelecek.

Bu nedenle yeni yasama döneminin gündemini “kesinleşmiş altı yeni yasa” olarak değil, milyonlarca kişiyi farklı alanlarda ilgilendiren altı önemli yasama ve düzenleme başlığı olarak değerlendirmek daha doğru. Önümüzdeki haftalarda bu başlıkların hangilerinin kanunlaşacağı, hangi maddelerin değişeceği ve uygulama tarihlerinin ne olacağı TBMM'deki yasama süreciyle kesinleşecek.

Kaynak: HABER MERKEZİ