OSMANLI İDARESİNDE İNEGÖL: 1530 tarihli muhasebe defterine göre Hüdâvendigâr’a bağlı İnegöl Kazasında 55 köy 17 çiftlik bulunmaktadır. Toplamda 667 hane bulunmaktadır. 223 mücerred ve 376 da muaf görülmektedir. Kazanın toplam hasılatı 327.

995 kuruş olup; Beypazarı, Sivrihisar ve Yenişehir gibi kazalara göre geliri az olmakla birlikte orta sıralarda görülmektedir. Çeltik ekiminin olduğu dikkati çeker. İnegöl’ün köylerine baktığımızda Murad Hüdâvendigâr’ın has arazisi olan 4 köy, Selâtin Evkafından 9 köy, Amme Evkafından 17 köy, Eşkinci Evkafından 3 köy ve tımar 18 köy bulunmaktadır.

Amme Evkafı köylerden olan köylerin ekserisi Hamza Bey ve Bayezid Paşa’ya ait köylerdir ve Bursa’daki eserlerine vakfedilmişlerdir. Bunların ilki Alâmüddin Karyesi olup, Ömer Lütfi Barkan tarafından günümüzdeki Hamza Bey Köyü olabilir şeklindenot düşülmüştür. Sultan Murad Hüdavendigar tarafından Hamza Bey’e temlik edilen bu köy, Bursa’da bulunan Hamza Bey İmaretine vakfedilmiştir.

Tahrir defterinde yer alan ve günümüz Bilal Köyü olan Bilaloğlu Karyesi, Ahi46 ve Kuzca-Yaylağı Karyesi karyesi de aynı şekilde temlik edilip Bursa’daki imarete vakfedilmiştir.Günümüz Halhalca Köyü deftere Helalca şeklinde kayıtlı olup Bayezid Paşa’nın mülküdür. Köy Bursa’da yaptırılan medresesine vakfedilmiştir. Karalar Karyesi de aynı medreseye Bayezid Paşa tarafından vakfedilmiştir.

Her iki köy de Savcı oğlu Selim Bey tarafından satılmışlardır. İl-Arslan Karyesi de Bursa’daki medresesine vakfedilen köylerdendir. Alici ve Dömez karyeleri ise Bayezid Paşa’nın oğlu İsa Bey mülkü olup Bursa’daki imaret ve medresesine vakfedilmişlerdir.

Son olarak Kulaca Karyesi, Savcı oğlu Süleyman Bey mülkü olup kızı Hadice Hatun tasarruf etmiştir. Hadice Hatun burayı hergün 6 cüz Kuran okunmak kaydı ile vakfetmiştir. Öncelikli olarak babası ve annesinin Bursa Kükürtlü mevkiisindeki türbelerinde okunmasını ve yine biri kendi, diğeri kocası Mehmed Bey ile kızları Fatma ve İl-aldı Hatun için okunmasını şart koşmuştur.

SONUÇ: Osmanlılar Söğüt-Domaniç’in kendilerine verilmesi ile birlikte “Batı “Ucu”na yerleşmişler ve Ertuğrul Bey’in ölümüne kadar çevredeki Bizans idarecileri ile iyi geçinirken fütühat hareketlerine de girişmemişlerdir. Osman Bey’in beyliğin başına geçmesi ile birlikte takip edilen siyasette değişiklik olur ve tekürlerle mücadele başlar.

Osman Bey’in, genç ve kudretli bir savaşçı lider olarak temeyyüz ederek bir güç merkezi haline gelmesi “Gaza”nın başlamasında etkili olmuştur. Diğer taraftan Moğol baskısı ile “Uc”a sığınan binlerce Türkmen, Osman Bey ve benzerleri için savaşçı insan kaynağı anlamına geldiğinden; Osman Bey ile başlayan fütühatı da anlamlandırmaktadır. Nitekim154 155

Osman Bey’in yanında yer alan, Samsa Çavuş, Aykut Alp, Şemsettin Alp, Turgut Alp gibi isimler bu durumu anlamamızı kolaylaştırmaktadır. Diğer taraftan,merkezini 1261 yılında tekrar İstanbul’a taşıyan Bizans’ın arkasında bıraktığı otorite boşluğu da Osman Bey’in fetihlere başlamasında etkili olmuştur.

Tekürlerle mücadele İnegöl üzerinden başlar. Bu açıdan İnegöl, Osmanlı fütühatının da başlangıcını teşkil eder. Domaniç Göç Yolu üzerinde, konar-göçerler ve İnegöl Tekürü Aya Nikola arasında yaşanan sıkıntılar, Osman Bey’i yörenin lideri olarak duruma müdahale etmeye zorlamış ve nihayetinde

1284 yılında Ermeni Beli Savaşı ile başlayan mücadele İnegöl’ün fethine kadardevam etmiştir. Böylece ilk savaş, ilk şehid gibi kavramlar İnegöl topraklarındakarşılığını bulmuştur.

Fetihten sonra “Turguteli” olan İnegöl, aynı zamanda erken Osmanlı yerleşmelerinin de örneklerini barındırmaktadır. Sultan Murad Hüdavendigar’ın “Has” arazilerinden olan bu topraklarda görülen “Bey” yerleşmeleri ve hala hafızalarda canlı olan döneme dair hatıralar İnegöl’ün önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.

Yrd. Doç.Dr. Refik ARIKAN

Uluslararası İnegöl Tarihi ve Kültürü Sempozyumu-1