Uzun süre adalet içinde yaşayan Ahilerin, devlet adamı istidatına sahip ve onları ateşleyebilecek bir liderle karşılaştıklarında, yeni bir devlet kurabilecek savaşçılara dönüştükleri vakidir.
Nitekim Osman Bey’in çevresinde de Ahi Şemseddin ve Ahi Hasan gibi isimler bulunmaktadır ki her ikisi de Edebalı’nın yakınlarıdır. Osman Bey daha sonra İnegöl üzerine yürüyüp Kulaca Hisarını yağmaladı ve kâfirleri kırdı.
Bunun üzerine Karacahisar ve İnegöl kâfirleri ittifak edip Osmanlılara saldırdılar. Savaş Domaniç Belini aştıkları yerde oldu. Saru Yatı burada şehid oldu ve Söğüt’te Ertuğrul Gazi’nin yanına defnedildi.
Bu savaşta Karacahisar Tekürünün kardeşi Kalonoz öldürüldü ve karnı eşilerek gömüldü ki bu yere “İt Eşeni” denilmiştir.
Osman Bey, Ermenibeli’nde İnegöl teküru ile mücadelesi sonrası aktif gazaya başlamış ve 1285 yılında Kulaca Hisarını yağmalayıp ateşe vermiştir.
Bunun intikamını almak isteyen İnegöl teküru, Karacahisar teküru ile ittifak yapmış ve 1286 yılında İkizce’deki savaşta Osman Gazi’nin kardeşi Saru Yatu şehit olmuş ve Karacahisar Teküru ile de savaş başlamıştır.
Anadolu’dan İstanbul ve İznik istikametine giden yolları kontrol eden stratejik önemi haiz ve çıkılması bu güç kale 1287 yılında fethedilmiş ve bu fetihle Osman Bey bölgeye tamamen hakim olmuştur.
Nitekim Aktimur’un Konya’dan getirdiği beylik alametleri doğru kabul edilirse Osman Bey bu bölgeye Selçuklu Sultanı adına hakim olmuştur. Artık merkez Karacahisardır.
İnegöl topraklarında Osman Bey’in ikinci faaliyeti yeğeni Bay Hoca’nın intikamını almak ve İnegöl Tekürüne ders vermek amacıyla 1284 yılında Kulaca Hisarını yakmasıdır.
Osman Bey’in bu saldırısı, onun bölgedeki tehlikesine ve gücüne dikkat çekmekle beraber; tekürler arasında da ittihadın kurulmasına neden olmuştur.
Saha çalışmalarımız sırasında Kulaca Köyü ve çevresinde de çalışma yaptık. Kulaca Köyü’nün günümüzdeki yerine 2 km kadar kuzeydoğu tarafındaki yamaçlardan taşındığını tespit ettik.
Ancak köyde 16. Yüzyıl kökenli cami ve yine inşa tekniği olarak Erken Osmanlı Dönemi yapılarına benzeyen beşik tonoz girişli hamam, köyün bulunduğu yerin de eski olduğunu göstermektedir.
Diğer taraftan çevredeki köylere benzemeyen bir camiiye sahip olmaları, cami avlusunda 18. Yüzyıldan kalan su kuyusu mermerleri, Kulaca Köyü’nün Osmanlı Devrinde de önemini koruduğuna işaret etmektedir.
Köyün ileri gelen yaşlılarından Halil Aydın’ın yardımları ile köyün eski yerini ve Yunan işgali sırasında tahrip edilen köyün eski mezarlığını da görme imkanına sahip olduk.
Kulaca Köyü’nü eski yerleşime bağlayan taş döşeme kalıntıları da bu bölgenin ulaşım ağı içerisindeki yerini göstermektedir.
Yine Pazaryeri tarafından gelen tarihi ticaret yolu: “İpek Yolu eski köy yerleşimini içinden geçmekteydi.
Bu ayrıntı Osman Bey’in bu bölge ile ilgilenmesinin sebeplerindendir ve tarihi yola hakim olmak, gücün de göstergesidir.
Bölgede Türk akınlarına karşı Rumların da varlıklarını devam ettirme çabalarına örnek olarak Karacahisar verilebilir.
Yrd. Doç.Dr. Refik ARIKAN
Uluslararası İnegöl Tarihi ve Kültürü Sempozyumu-1