On gün önce bir yakınımın cenazesi için Samsun a gittim Ancak yolculuğum bayağı meşakkatli oldu. Akşamüzeri ölüm haberini aldım cenazenin ertesi gün öğleyin kılınacak namazdan sonra kalkacaktı. Yani ertesi gün öğleden önce Samsun da olmam gerekiyordu.

İlk olarak aklıma gece yarısı Balıkesir den geçen Ankara ya gidecek tren geldi ancak trende yer olmadığını öğrendim. Otobüsleri sordum hiç birisinin ertesi gün öğleden önce Samsun a varamayacağını söylediler. Tek seçenek olarak uçak vardı eğer onda yer bulursam ancak ulaşabilirim diye düşündüm.

Neyse ki şansım varmış ertesi gün sabah saat 06.30 da Sabiha Gökçen havaalanından kalkacak uçakta bir yer bulabildim.(Bu arada bizim Balıkesir’e yapılan havaalanı öylesine kaderine terk edildi duruyor, kocaman yeri ve binası, boş yere hizmet eden personeli, yazık değimli biz illaki uçak için İstanbul İzmir ya da Edremit’e mi gitmemiz gerekiyor neyse ki bu ayrı bir yazı konusudur)

Gece otobüsle önce İzmit’e sonra da havaalanı servisiyle Sabiha Gökçen havaalanına sabahleyin 00.50 vardım, uçağımız hava biraz yağmurlu olduğu için ertelemeli saat 00.80 ancak kalkabildi ve Samsuna varabildik. Cenazeyi defnettikten sonra gece Samsundan hareket edip Ankara ya geldim İstanbul’a gidecek hızlı trenden ancak saat 13.00 yer bulabildim.

Hızlı tren adı da üstünde olduğu gibi gerçekten çok yüksek hızla gidiyor. Belkide Ulaştırma alanında ülkemiz için yapılmış en güzel hizmetlerden birisi. Keşke ülkemizin her tarafına gitme imkânı olsa. Her şeyden önce her yere zamanında varıyor, öyle eskisi gibi duraklarda fazla bekleme yok, insanları istifleyip doldurmuyorlar, herkes koltuklarında rahat rahat oturup seyahat ediyorlar.

Tren yazın serin ,kışın sıcak tam mevsimine göre çok güzel ayarlanmış.Bazı yerlerde hızı saatte 260 km ye çıkıyor ama çok güvenli bir yolculuk yapılabiliyor.Saat 16.00 da yani 3 saatte İstanbul’a vardık, çok güzel bir yolculuk oldu.Ben zaten tren yolculuğunu çok seviyorum.Daha öncede hem hızlı trene hem normal trene çok binmiştim.

Yüksek hızlı tren böyle güzel hizmetler yaparken bazı eksikler ve aksayan şeylerde yok değil. En başta hiçbir trende namaz kılmak için ufak bir bölme veya yer yok. Ben yolculuk yaparken öğle ve ikindi namazlarını oturduğum koltukta kıldım.

Ne yapayım kazaya kalmaktansa o şekilde kılmak en iyisi. Tren de görevliye namaz kılmak için yer var mı diye sorduğumda olmadığını söyledi. Yetkililer buna bir el atarsa iyi olur. Ufak bir yeri mescit olarak düzenleyebilirler.

Bir diğer önemli husus acil sağlık hizmetleri, bunu da yetkiliye sordum trende bir ilk yardım çantası olduğunu, görevlilerinde ilk yardım eğitimini aldığını söyledi. Bu iyi bir şey ama yine de yeterli olmadığını düşünüyorum. Trenlerde bir doktor veya bir sağlık elemanı bulunursa iyi olur.

Ben geçen yıl Kars tan Ankara’ya gelirken bir sıkıntı yaşamış trende bir tansiyon aletinin bile olmadığını söylemişlerdi. Benim tansiyonumu ölçmek için Erzurum garına ambulans çağırmışlardı. Bu duruma da bir el atılırsa iyi olur.

Bir diğer çok önemli hususta tren kantinlerinde ki fiyatların yüksek oluşu. Yola çıktıktan bir süre sonra gideyim kantinde ufak bir tost yiyip bir bardak çay içeyim dedim. Kantine varınca önce çayın fiyatını sordum 30 tl olduğunu söylediler, aynı şekilde en ufak suyun fiyatı da aynıydı. Hem de o karton bardakların en küçüğü.

Öyle olunca tostun fiyatını hiç sormadım hepsinden vazgeçtim. Garson çocuğa –Neden bu fiyatlar böyle yüksek diye sorduğumda çocuk boynunu büktü ve fiyatların ihaleyle belirlendiğini elinden bir şey gelmeyeceğini söyledi.

Yetkiler buna da bir el atıp fiyat ayarlaması yaparlarsa iyi olur. Ben her şeye rağmen yine de tren yolculuğunu çok seviyorum ve şartlar uygun olduğunda trenle yolculuk yapıyorum. Herkese güzel kazasız belasız yolculuklar diliyorum.

Sağlık ve esenlik dileklerimle.

ASLAN TORUN