Dünya üzerinde 8 milyar insan var.
8 milyar farklı eksiklik var.
Yanımızdan geçen her kişi,
Hayalinin peşinden koşan bir yolcudur.
Herkes elindeki yapbozun eksik parçasını arama peşindedir.
Annemin en büyük hayali dizlerinin ağrısından kurtulmak.
Yaşı ilerlemiş bekarların hayali evlenmek.
Ev sahibi olmayanlar; kiradan kurtulup ev sahibi olma hayalini kurar.
Maddi durumu kötü olanların hayali zengin olmak.
Muhacirlerin hayali istikrardan sonra vatanlarına kavuşmak.
Çocuğu olamayanların hayali ebeveyn olmak.
Hapisteki bir mahkûmun hayali özgür olmak.
Bir çocuğun hayali büyümek, adam olmak.
Yaşlıların hayali gençliğine geri dönmek.
Liste uzayıp gidiyor…
Hayaller, istekler, umutlar, beklentiler, dualar…
İnsanı ayakta tutan da, yoran da bunlar değil mi?
Yeryüzü; herkesin kendi eksiğini tamamlamaya çalıştığı bir şantiye gibidir.
Herkes yarım kalan parçasının peşinde.
Belki de bizi insan kılan, bu ortak "eksiklik" duygusudur.
Gazeteler büyük savaşları yazıyor.
Asıl büyük savaşlar; insanların başlarını yastığa koyduklarında,
Eksik parçalarını tamamlamak için verdikleri hayal mücadeleleridir.
Bugün elindeki parçalara bir bak;
Belki de sen, bir başkasının hayalini yaşıyorsundur.
Biri yarını bekliyor, diğeri dünü özlüyor.
Bugün tam değil.
Sekiz milyar insan, sekiz milyar farklı eksiklik.
Herkesin bir "ama"sı var hayatında.
Herkes, sanki bir yerlerde düşürdüğü o kayıp parçayı arıyor.
Herkes birbirinin cennetini yaşıyor. ama farkında değil.
Belki de insanı insan yapan, tam olması değil,
Çünkü insan, hayalleri kadar canlı, eksikleri kadar derindir.
Galiba hepimiz Biraz Yarım, Biraz Eksiğiz.
Selam ve dua ile…