​Mısır piramitlerini gezerken,
çölde devesi ile turistleri ücret karşılığında gezdiren,
73 yaşındaki Amr adında biriyle tanıştım.

Ben deveye binerken üstünde dengede durmaya çalışıyordum.
Hem korktum hem telaşlandım.
Bu halimi görünce, devenin yularını çekerek bana dedi ki:
​"Evlat, devenin üstünde dengede durmak çok mühim değil.
En fazla düşersin.
Deveden düş ama hayattan düşme.
Sadece devenin üstünde değil,
Her zaman ve her yerde denge kurmalısın".
Hayat; bir denge sanatıdır" Dedi.

​Ben bu cümleler karşısında afalladım. Sonra bizi kumların üzerine oturtup mırra ikram etti.
Bir bilge gibi konuşmaya başladı.

​“İnsanlarla münasebetin, ateşle münasebetin gibi olsun. Çok uzaklaşma donarsın,
çok yaklaşma yanarsın.”

​Ya fazlasıyla yaklaşıp birbirimizin nefesini daraltıyoruz ya da en küçük kırgınlıkta aramıza duvarlar örüp kendimizi yalnızlığa mahkûm ediyoruz.

Ateşi düşünün…
Kış günü sobanın başına oturduğumuzda içimizi ısıtan o tatlı sıcaklık, hayatın en sade mutluluklarından biridir.
Ama aynı ateşe ölçüsüz yaklaşırsanız, o huzur yerini acıya bırakır.
Çünkü ateş;
haddini bilmeyeni iki dünyada da affetmez.

​İnsan ilişkileri de böyledir.
Birine gereğinden fazla yaklaşmamalısın.
Fazla yakınlık güven verir.
Fakat zamanla o sıcaklık yakmaya başlar; beklentiler artar,
hayal kırıklıkları büyür.
Öte yandan, yanmaktan korkup ateşten tamamen kaçmak da çözüm değildir.

“Bir daha kimseye güvenmem” diyerek kalbin kapılarını kapatmak insanı korumaz;
aksine içten içe çürütür. Çünkü insan, yalnız yaşamak üzere yaratılmış bir varlık değildir.
Ne kadar güçlü görünürse görünsün; paylaşmaya, anlaşılmaya, bir başkasının varlığıyla anlam bulmaya ihtiyaç duyar.
​Bu yüzden eskiler, insan için; hem “kurt” hem de “yurt” demiştir. İnsan insana zarar da verir şifa da olur.
Mesele, kime ne kadar yaklaşacağını bilmektir.

​ bir dervişe sormuşlar:
Kiminle nasıl görüşelim?
Derviş gülümsemiş ve şöyle demiş: “Gül ile diken gibi olun; kokusundan mahrum kalmayacak kadar yakın, dikenine batmayacak kadar uzak.”
​İşte bütün hikmet burada saklıdır.

​Hürmet et ama
minnet etme.
​Sev ama bağımlı olma.
​Güven ama tedbiri elden bırakma.

En tatlı çay bile fazla şekerle içilmez olur.

Sonuçta mesele ne tamamen uzak kalmak ne de ölçüsüzce yakınlaşmaktır.

​Dengeyi kurabilen için hayat daha sakindir ve daha anlamlıdır.
Ve en önemlisi daha insancıldır."

Not: amr dede,
çölde yaşıyor.
Hiç okula gitmemiş. Okuma ve yazma da bilmiyor.

Selam ve dua ile