“Allah'a yemin ederim ki bu süre zarfında işkencenin şiddetinden ölümü gördüm. Ölümle yüz yüze konuştum. Yakından tanıyıp ellerimle ölüme dokundum. O, bana arkadaşlık etti Ben de ona arkadaşlık ettim. Başıma gelen şiddetli işkenceden dolayı bana çok acıyordu. Allah, şehit olmamı, ölüm meleğinin ruhunu kabzetmesini henüz takdir etmemişti.”
İşte bu cümleler, “Yoldaki Mühendis” isimli kitaptan yani Filistinli Kassam komutanı Abdullah Galip Bergûsi’nin hayat hikayesinden bir paragraf.
İnanılmayacak derecede farklı ve etkili bir hayat. Sanırım bu tür kitapları bir taraftan hızlıca okumak bir taraftan hayretimin zirve noktalarında dolaşmak ve bunu yakın dostlarımla konuşup paylaşmak en temel özelliğim.
Ama inanır mısınız bilmem ama anlatırken kelimeleri zor seçtiğim bir hayat hikayesiydi bu. Böyle hayatı bana “altın tepside” sunsalar herhalde kabul etmezdim. Bir taraftan çok hareketli, öbür taraftan tehlikelerle dolu... Bir başka açıdan sevdiklerinden uzakta...
Bereketli bir hayat. Şehadete susamış bir hayata talip olanlar ancak bunları göze alırlar. Sanırım bir de İsrail gibi bir düşmanın, Kassam gibi bir dostun olması gerekir. Ayrıca bir de Kudüs davası gibi yüce bir davaya gönül vermelisin ki “mücadele ve çile dolu böyle bir hayatı” bile isteye yaşamaya yemin ederek and içebilesin.
Cenab-ı Allah, Firavunun sarayında Hz. Musa'yı nasıl yetiştirdiyse; Filistinli Müslümanları da aynı şekilde İsrail'in her tarafını kontrol ettiği topraklarda var kılmasıdır.
Dikenli bir yolda yürüyormuşçasına yaşanılan bir hayattır bu. Sağına soluna, ayaklarına, başına diken vb. çarpmasın/dokunmasın diye her türlü çabanın gösterildiği bir hayat bu. Sevdiklerinden yakında ve onlardan daha fazla muhatapsın düşmanlarınla.
“Kitabımız okunmaya değer mi?” sorusu bile hakaret makamında kalacak bir soru olur ki okuyunca anlayacaksınız.
İçinde yaşadığın ülkenin rahat şartlarını daha iyi kavramak ve hamdetmek açısından bile okunmaya değer. Bir de yaklaşan bir düşman olarak İsrail'in neler yapabildiğini fark etme açısından ve oradaki Müslümanların “muazzam ve muhteşem direnişini bilmek açısından okunmalıdır. Tefekkürle, hamdetmeyle, cihad ruhu ile acilen okunması gereken bir kitap.
Okumakta geç kaldığım için kendimi suçlu hissediyorum. Böyle mücahit, böyle aklı selim, böyle akıllı bir Müslüman kardeşimizle tanıştığım için kendimi bahtiyarlardan sayıyorum. İsrail mahkemelerince 67 kez müebbet ve 5200 yıl hapse çarptırılmış bir mücahitten bahsediyoruz burada.
Kitabın sayfaları arasında okuyacağınız bilgilerden önce Türkçe baskıya önsöz de şunları yazmış: “Kaleme almış olduğum ‘Yoldaki Mühendis’ kitabı hayal ürünü olmayıp tamamen gerçek olaylardan oluşmaktadır. Gün gelecek Filistin ve Mescid-i Aksa, Siyonistlerden kurtulacak ve bu kitap, Filistin’i ve Mescid-i Aksa’yı dava edenlere ve bu yolda çaba gösterenlere yol rehberi olacaktır. Biz, Filistin özgürlüğü ve Mescid-i Aksa'nın tekrar İslam medeniyetinin, Müslümanların eline geçmesi hedefini ancak sizlerle, Türk halkı ile, gerçekleştirebiliriz.”
Bu cümleleri kardeşiniz gölgelerin prensi Abdullah Galip Bergûsi, Ebu Usame Riman hapishanesinden yazmış.
Ve maalesef kitap 15 yıldır piyasada olmasına rağmen ben, henüz temin edip okuyorum.
Mektup üslubunda yazılmış bir otobiyografidir bu. Çünkü çocuklarından biri: “Sevgili babamız, sevgili babam, ben kızın Tâlâ. Kardeşlerim Usame ve Safa adına bu mektubu yazan Tâlâ.”
Sonra devamlı: “Sen kimsin baba? Söyle bana, kimsin sen? Babaannemin dediği gibi şefkatli ve yumuşak kalpli misin yoksa dedemin dediği gibi kalpsiz, sert ve şefkatsiz misin? Beyaz at üzerinde gelip annemin kalbini esir alan, beyaz atlı prens misin?
Yoksa meçhullerden gelip ismin her anıldığında sürekli ağlayan, annemin kalbini kırıp tekrar meçhullere karışan biri misin.
Kahraman esir! Birisi nasıl kahraman olabilir? Ya da Kahraman, nasıl esir düşebiliyor? Sen Kahraman direnişçi misin? Kimsin sen, Allah aşkına?
Bu satırları barındıran bir mektup almış olsaydınız 10 yıl tek kişilik hücrede siz ne yapardınız? Bu kadar zeki ve becerikliyken siyonist İsrail'e o kadar büyük eziyetler vermiş, onlara her zulmünden sonra cezalar kesmiş sonunda takdir-i ilahi şehadete ulaşmadan esaret zincirine vurulmuş üç çocuk babası olarak ne yapardınız?
Bizler de sevgili kızımız Tâlâ’ya teşekkür ediyoruz. Eğer o babasına bu soruları sormamış olsaydı biz de Bergûsi’nin destansı hayatını bilemeyecektik.
Filistin asıllı olup Kuveyt’te dünyaya gelen, okumak için Kore'ye giden ve orada mekanik meslek liselerinde okuyup fabrikalarda çalışan, sonra Koreli bir kızla evlenip Filistin'e dönen ancak tedaviye rağmen çocukları olmayınca ayrılan bir mühendis. Koreli eşinin kendisini sevdiği kadar onu sevemeyip saygı duyan ve ayrıldıktan sonra annesinin telkinleri ile vasıflarını kendisinin belirlediği ama evlenme niyeti olmadan bir kızla görüşmesi.
Kitapta annesinin 5-6 saatte kendisine böyle bir kızı bulduğunu söyleyip görüşmeye göndermesi. Onunla da nasıl olsa bir bahane bulup evlenmeyeceğini düşünürken daha ilk gördüğünde “gözlerine vurulup aşık olduğu” ondan da Tâlâ isminde büyük kızı sonra Usame ve Safa adında evlatları olan bir mühendisin hayatını anlamayacaktık tanımayacaktık.
Namazlarını hiç aksatmadan mücadelesine devam eden, çok yönlü kullandığı teknolojiye hakim, Yahudilerin gizli bilgilerine sızabilecek kadar detaycı, rahat hareket edebilmek için sahte kimlikler ve pasaportlar çıkaracak kadar zeki, Kassam’ın yetiştirdiği Mücahit; gençlere bomba yapmayı, suikast düzenlemeyi/ şehadet eylemleri koordine edecek kadar hassas bir komutanı tanımayacaktık.
“Eğer direnişe silahla destek olamazsam; kalemim ve mürekkebim direnişi ve mukavemet yolunda silahımdır." diyen bir mücahit bilemeyecektik.
Hapishane yıllarında böyle bir kitap değil 12 kitap yazan, düz yazının yanında şiirler döşeyen, kalemi kuvvetli, kalbi samimiyetli komutanın yani “Yoldaki Mühendis” in hayat hikayeleri.
“ Ben Filistin'in ve Kassam’ın çocuğuyum” diyerek şehadet eylemlerine çıkacak gençleri hazırlayan, bira şişelerine, gitara ve ortama uygun her türlü aletin içine bomba tertibatı kuracak kadar gözü keskin bir komutan. Filistin'in ünlü komutanı mühendis Yahya Ayyaş'ın açtığı yolda ilerleyen ve İsrail yerleşimci halkına, zalim terör devletine her türlü zararları verebilecek hatta veren büyük bir komutan.
Filistin'de yaşamak zordur: Bir taraftan en acımasız İsrail’in iç istihbarat servisi Şin Bet, diğer taraftan Filistin Kurtuluş Örgütü elemanlarının İsrail adına takibatı ve gözdağı verişi arasında vatanı için, dini için mücadele eden Hamas siyasi örgütünün ve Kassam askeri kolunun muazzam mücadelesi.
Kitabın satırlarındaki aksiyon sayfalarca... Heyecan asla düşmüyor. İsrail’in yaptığı katliama karşı Hamas’ın yani Kassam Tugaylarının aynı düzeyde cevap verecek şehadet eylemleri ve silahlı çatışmaları, gözlerinizin önündeki bir ekrandan izlermiş gibi kare kare izliyorsunuz. Eğer bu kitaptan bir film çevrilse, Amerika'nın saf aptallar yerine koyduğu Müslümanların gerçekte neler yaptığını ve onlar hakkında oluşturulmuş imajı yerle bir ediyor.
Anlatılacak çok şey var ama kitabı okumadan da bunları tadını tuzunu buradan hissettirmeye çalışmak benim için boş bir çaba olur. Siz bunu sipariş verirken ben de ikici kitabı olan “Yaşayan Şehit” isimli kitabı okumaya başlayayım.
AHMET TAŞTAN