Hz. İsa –aleyhisselam– kuru kafatası sahibi kişiye ayıttı: “Siz dünyada iken neye tapardınız? “Cevaben Kuru kafa tası sahibi, ayıttı:” Biz, dünyada iken öküze tapar idik.
Ona her türlü nimetlerü (yiyecekleri) yedürir ve şeker şerbeti içürirdük, her tür libastan (alır) anı, geydürirdük… Onların boynuzları altunlu idi. Elli kişi geceleri ve elli kişi de gündüzleri ana hizmet ederdi. İsa peygamber ayıttı ki arşa yakın (olarak) sen kimi gördün? Onu bana söyle… deyince kuru kafa tası, ayıttı:
- Arşa yakın üç kürsü gördüm; arşın sağında ve solunda üçer kürsü daha var idi Bunlardan arşın sağında yer alan kürsülerden arşa en yakın olanından itibaren –sırasıyla- ilki, Muhammed Mustafa’nındur; ikinci kürsü, İbrahim peygamberündür; üçüncü kürsü ise Musa peygamberündür. Amma arşın solundakilere gelince:
Arşa en yakım olandan itibaren -sırasıyla- ilk kürsü, Davud’undur; ikinci kürsü, Meryem’ündür; üçüncü kürsü ise senündür. dedikten sonra kuru kafatası sahibi, konuşmasını şöyle sürdürür:
- Yâ Ruhullâh! Amma dilerem ki (Hak Teâlâ tarafından seçilerek ve de son peygamber olarak gönderilcek olan Mıhammed-aleyhisselâm’a ümmet olayım...
Anın içün Hak Teâlâ’dan dileyesin kim beni, tekrar dünyaya getüre ve bana tevhid inancını lütf-ü ihsan ide ve bu inancın dil ile ikrarını ifade eden: “Lâ-ilâhe illallâh Muhammedü’r-Resûlüllâh” dimeyi bana, nasîp ide… Zira gördüm ki cehennem odu (ateşi), onu diyenden kaçmakta ve uzaklaşmaktadır.
Bunun üzerine İsa-aleyhisselâm, düa ittü; Hak Teâlâ’nın dilemesiyle o kuru kafatası, bir er kişi olarak kalktı ve hayata geri geldi.
Dahî (sonra da) ayıttı: “Eşhedü ellâ ilâhe-illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Rasûlüh = Şehadet ederim ki Allah, tek ilahtır ondan başka hiçbir tanrı yoktur ve yine şehadet ederim ki Muhammed –aleyhisselâm- da Allah’ın hem kulu hem de resûlüdür..” dedi ve tevhid inancını benimsedi.
Zaman geldi İsa Peygamber -aleyhisselâm- göğe ref’olundu ve bu dünyadan ayrıldı; ol kişi de on yıl kadar diri kaldı; mü’min olarak yaşadı –rahimehüllâhi Teâlâ…
(Dikkati çeken husus), o kişi ayıttı: “Muhammed hakkı içün bana düâ edesin” dedi; zira o kişi, Muhammed -aleyhisselâm’ın fazlını bildi ve gördü kim cehennem, “Muhammed” ismini anandan da kaçar (kaçmaktadır)
Güncelleşmiş Özet Yorum:.
Bu ara bölümde Hz. Îsa -aleyhisselâm’ın gösterdiği bir mucize vesilesi ile dirilttiği kuru kafatası sahibi tarafından tasviri yapılan meta-fizik âlem, ger- çekleştirilen bir diyaloğ çerçevesinde anlatılmış bulunmaktadır. Ölüm olayı ile başlayan meta-fizik âlem yolculuğu, Nünker-Nekîr meleklerinin yaptıkları ilk sorğulama ile kişinin, dinî kimliği ortaya konmaktadır.
Mü’min kimliği kazanan kişiler, Allah’ın rızasını kazanmış kişiler olduğundan onlar, mü’min olmayanlardan ayrılacaklar ve doğru cennete gönderileceklerdir. Şeytanın, “şu günahkar kulların dünyada bana tâbî olmuşlardır” diyerek kendi yanına çekmek istediği günahkâr mü’min kulların da günahlarını Allah, bağış ve rahmetiyle giderecek ve onları da cennetine koyacaktır.
Diğer yandan Hz. İsa tarfından -bir mucize eseri olarak – diriltilen kuru kafatası örneğinde olduğu üzere dünya hayatında tevhid inancının dışında kalarak öküze ve benzeri tabiat varlıklarına tapanları daYüce Allah, cehenneme gönderecektir.
RECEP AKAKUŞ Hocanın eserinden düzenleyip yayına hazırlayan
Ayhan Talha Bayraktar