Meğer kim (bu sırada) melekü’l-mevt = ölüm meleği, gadbân olup (kızğın bir
halde) geldi.
Sağında rahmet melekleri solunda ise azap melekleri var (idi).
Bilesinde (beraberinde) cehennem kelpleri de var (idi Ayrıca yine yanlarında) yüzleri kara ve gözleri gök zebâniler de (cehennem görevlileri de) var (idi).
Zebânîlerin ellerinde od’tan (ateşten) taraklar var (idi); ve etime tarak vurup
ayıttılar: “Ey murdâr can! Çıkşu habîs tenden.!
Hak Teâlâ’nın azabına ve de gadabına var-git… dediler….
Dahî (sonra da) vurdular od’tan tarağı tenüme…
Îsa Peygaber-aleyhisselâm, ayıttı: “Sen, bana melekü’l-mevtin = ölüm meleğinin vasfını söyle…
Kuru kafa tası ayıttı: - Ya Nebiyyallah! Ben anı vasf idebilmezem.
Amma (şu kadarını söyleye bilirim ki) melekü’l-mevti = ölüm meleğini şöyle gördüm ki (o anda) sanki dünya, anın avucu içindedir.
Senin elinin içinde (avucunda) bir kerpiç nasıl duruyorsa dünya da anın
avucunun içinde öylece durmaktadır.
Başı, gökte… Ayağı, yerdedür.
Ağzından, burnundan ve de gözlerinden od, (ateş) çıkmaktadur…
Kaçan (ne zaman) ki anı gördüm; heybetünden canım çıktı; gördüm
ki gövdem, cansuz kaldı. (Ardundan) ilettüler beni kabrime ve indürdüler (mezarıma.
Ardından da) üzerime toprak kodular.
Dahî (sonra da dost ve yarân beni bırakıp) gittiler.
GÜNCELLEŞMİŞ ÖZET YORUM:
Görüldüğü üzere bu bölümde Hz. İsa –aleyhisselâm’a Yüce Allah’ın takdiri ile
dile gelen kuru kafa tarafından“Hâlet-i Nez’” diye ifade olunan ölüm hâlinin,
meta-fizik cephesi anlatılmıştır.
Başta “Nâziât Sûresi” olmak üzere bir çok Kur’an-ı Kerîm âyetinde bu durum, farklı açılardan yaklaşılarak farklı bir ifade ile anlatılmıştır.
Dikkati çeken husus, metâ-fizik âlem tasvir edilirken o devirde yaşanan
kültürel ortamın alğılamalarına geniş yer verilmiş olması; acitasyon yapılarak korku ve tehdit ağırlıklı bir tebliğ sunulmasıdır. (R. Akakuş)
RECEP AKAKUŞ Hocanın eserinden düzenleyip yayına hazırlayan
Ayhan Talha Bayraktar