Kasabaların da bir hafızası, sokaklarının, türbelerinin fısıldadığı nice sırlar vardır. Bugün İnegöl’ün dokusuna işlenmiş, kökleri Candaroğulları’na kadar uzanan asırlık bir hikâyeyi ve bu topraklara damga vuran Tâcünnisâ Sultan Hatun ile İshak Paşa’nın izini sürüyoruz.
Kıymetli okurlar, bugün sizleri İnegöl’ün sokaklarından alıp, Osmanlı’nın kuruluş ve yükseliş devrinin derinliklerine, adeta zaman tünelinde bir yolculuğa davet ediyorum. Konumuz; kasabamızın mîmârî görünümünü değiştiren adımlardan tutun da, tarih kitaplarında yanlış bilinen ya da karıştırılan pek çok detaya kadar uzanan büyüleyici bir hayat hikâyesi: Tâcünnisâ Sultan Hatun ve eşi İshak Paşa’nın mirası.
Gelin, tarihî teferruatlara hep birlikte yakından bakalım. 1937’nin Radikal Kararı ve İshak Paşa’nın Mezarı. Yıl 1937… İnegöl’ün yeni bir mîmârî görünüm alması gayesiyle kasaba içindeki tüm mezarlıkların kaldırıldığı dönem. Bu köklü değişim esnasında, İshak Paşa’nın mermer lahid-mezarı da sökülerek taşları muhafaza edilmek üzere eşi Sultan Hatun Türbesi’ne nakledilmiştir. Aradan geçen yıllar, 1966’yı gösterdiğinde Vakıflar Genel Müdürlüğü İshak Paşa Külliyesi’ni tamir ediyordu. İşte bu restorasyon sırasında, Sultan Hatun Türbesi’nde korunan mermer lahid ve şahide-mezar taşları birleştirilerek türbe içinde muhdes bir İshak Paşa mezarı vücuda getirildi. Yapılan bu düzenleme neticesinde, giriş kapısının önüne İshak Paşa’ya ait mermer lahid yerleştirildi; diğer sandukalar ise sırasıyla eşi Sultan Hatun ve kızları Şehzâde ile Fahrünnisa Hafsa Hatun adına tanzîm edildi.
İshak Paşa’nın mermer şahide ve mezar taşları gerçekten de muhteşemdir; Rûmîler ve kum saatleri ile tezyîn olunmuştur. Daha da dikkat çekici olanı, bu şâhidelerde yer alan yazılı metnin, Bursa’da pek çok camide ve Mihraplı Köprü’de de yazılarını gördüğümüz Şair Cemâlî’ye ait olmasıdır. Üstelik Şair Cemâlî, bu metni tarîk-ı muamma adı verilen bir biçimde ve birden fazla lisan kullanarak kaleme almıştır.
Tâcünnisâ Sultan Hatun Kimdir? Yanlış Bilinen Bir Gerçek
Peki, bu türbeye adını veren ve İnegöl’ün daimi sakini olan Tâcünnisâ Sultan Hatun kimdir?Başta Hammer olmak üzere, onu kaynak almış pek çok tarihçinin ileri sürdüğü gibi, Amasya kökenli İshak Paşa’nın eşi olan bu Sultan Hatun, asla Sultan II. Murad’ın dul kalan eşi değildir. Bu yanlış algının aksine Sultan Hatun; Kastamonu-Candaroğulları Beyliği’nin en güçlü hükümdarlarından biri olan ve 1442 yıllarında ölmüş bulunan İsfendiyar Bey’in kızıdır. Kendisi Amasya kökenli, ancak İnegöl doğumlu olan İshak Paşa’nın zevcesidir.
Tarih yaprakları 1461 yılını gösterdiğinde, Fatih Sultan Mehmed tarafından İsfendiyar Beyliği Osmanlı Devleti’ne ilhak olunmuştur. Bu ilhaktan sonra Sultan Hatun’un öz yeğeni olan İsmail Bey’e Fatih Sultan Mehmed Han tarafından İnegöl, Yenişehir ve Yarhisar kasabaları dirlik olarak verilmiştir. İşte bu sırada Sultan Hatun’un eşi İshak Paşa da Anadolu Beylerbeyi olarak Fatih Sultan Mehmed’e hizmet ediyordu.
İnegöl’ü Yuva Seçen Bir Sultan: Sultan Hatun, yeğeni İsmail Bey’e tahsis edilmiş olan İnegöl Kasabası’na bu yıllarda yerleşmiştir. Yeğeni İsmail Bey, siyasî genel durumun gereği olarak bir yıl kadar sonra dirliğini Rumeli-Filibe’ye aktartmış ve oraya gitmiş olmasına rağmen; halası Sultan Hatun, kocası İshak Paşa’nın baba ocağı olan İnegöl’de oturmaya devam etmiştir.
Sultan Hatun İnegöl’de ikâmetini sürdürürken, İshak Paşa resmî görevleri dolayısıyla daima hükümdara yakın yerlerde bulunmuştur. Ancak sosyal ve hayrî eserlerini inşa etmek için, eşi Sultan Hatun’un daimi ikâmet yeri olarak seçtiği İnegöl’ü tercih eylemiştir. Vakfiyesinde bu durumlar son derece açık ve seçik olarak görülmektedir.
İnegöl’de Başlayan ve İnegöl’de Biten Bir Ömür: Özetle; Kastamonu’nun köklü hanedanından gelen, İnegöl’de yaşayan, vefat eden ve yine kendi adına İnegöl’de yaptırdığı türbesine defnedilen Tâcünnisâ Sultan Hatun, bu topraklara mühür vuran mukaddes bir simgedir. 1937’lerden 1966’lara uzanan ve bugüne gelen bu tarihî emanetler, İnegöl’ün geçmişiyle olan bağını en güçlü şekilde kurmaya devam ediyor. Kasabamızın sokaklarını adımlarken, bu topraklarda iz bırakmış sultanların ve devlet adamlarının ruhunu hissetmek dileğiyle, haftaya görüşmek üzere kalın sağlıcakla.
MURAT ALTIN