Merhaba İnegöl'ün güzel insanları! İnegöl'ün tarih ve kültürüne dair yazılarımıza devam ediyoruz. Tarihin derin sayfalarını karıştırdığımızda, bazı şahsiyetlerin sadece kendi dönemlerine değil, coğrafyaların ve kentlerin sosyal kaderine de yön verdiğini görürüz. İşte Osmanlı devlet aklının ve bürokrasisinin en önemli figürlerinden biri olan İnegöllü İshak Paşa, tam da böyle bir tarihsel derinliğe sahiptir.
İshak Paşa’nın tarihsel kimliğini doğru kavrayabilmek için öncelikle O’nun Amasya kökenli olduğu gerçeğini bir kez daha yinelemekte fayda var. Paşa’nın dedesi İsa Bey, Amasya Emîrliği’ni üstlenen köklü Şadgeldi Ailesi’ne mensuptur. Tarihsel kayıtlarda İshak Paşa, babası İbrahim Ağa’ya nispet edilmemiş; şöhretini borçlu olduğu dedesi İsa Bey’e atıfla "İsabeyzâde İshak Paşa" olarak tanınmış ve anılmıştır.
İnegöllü İshak Paşa’nın nüfuzu ve sosyal ağı, yalnızca Amasya ile sınırlı kalmamıştır. İsfendiyar Bey’in kızı Tâcünnisâ Sultan Hatun ile evlenen İshak Paşa, Kastamonu Beylik Hanedanı ile son derece güçlü bir akrabalık bağı kurmuştur. Esasen Amasya Emirliği ile Kastamonu Candaroğulları Beyliği arasında öteden beri süregelen stratejik evlilikler ve akrabalık bağları mevcuttur.
Nitekim İshak Paşa’nın kayınpederi İsfendiyar Bey’in eniştesi, İshak Paşa’nın büyük dedesi Muslihüddîn Mustafa Bey’in ağabeyi ve Yıldırım Beyazıt’tan sonra Amasya Sancak Beyi olan Fahreddin Ahmed Gazi’dir. Bir başka ifadeyle Fahreddin Ahmed Gazi, Kastamonu Beyi Kötürüm Beyazıt’ın damadıdır.Kurulan bu sıkı akrabalık bağları sayesinde Amasya-Kastamonu-İnegöl üçgeninde son derece dinamik ve nüfuzlu bir sosyal oluşum meydana gelmiştir.
Bu tarihsel sürecin İnegöl boyutuna bakıldığında ise: İshak Paşa’nın dedesi İsa Bey’e, Yıldırım Beyazıt tarafından İnegöl’de İsaören Köyü dirlik olarak tahsis edilmiştir. İlerleyen yıllarda, 1461 tarihinde İsfendiyaroğulları Beyliği tasfiye edilip Osmanlı Devleti’ne bağlanınca, Fatih Sultan Mehmed Han tarafından Yenişehir, Yarhisar ve İnegöl coğrafyası Kastamonu Beyi İsmail Bey’e dirlik olarak verilmiştir. İnegöl’ün İsmail Bey’e dirlik olarak tahsis edilmesi ve İsfendiyar Bey’in kızı, İshak Paşa’nın eşi Tâcünnisâ Sultan Hatun’un İnegöl’e yerleşmesi, bölgenin sosyo-kültürel yapılanmasını derinden ve kalıcı biçimde etkilemiştir.
İshak Paşa’nın yaşam öyküsündeki bir diğer dikkat çekici nokta, İnegöl doğumlu olmasına rağmen Amasya Muhafızı Yergüç Paşa’nın maiyetine girmesidir. Paşa, Yergüç Paşa’nın yanında yetişerek parlak bir maliye bürokratı konumuna yükselmiştir. Amasya Tarihi yazarı Hüseyin Hüsameddin Efendi’nin aktardığı bilgilere göre İshak Paşa, Yergüç Paşa ile birlikte Edirne’den Amasya’ya döndükten sonra uzunca bir süre Amasya’da ikamet etmiştir.
Ancak Fatih Sultan Mehmed’in Karadeniz bölgesine yönelik düzenleyeceği askerî harekât öncesinde, 1460 yılında Ankara’ya davet edilmiş ve kendisine Anadolu Beylerbeyliği tevdi edilmiştir. Bu sebeple İnegöllü İshak Paşa’nın ilk hayrî eserleri, Anadolu Beylerbeyliği’nin idari merkezleri olarak kullanılan Ankara ve Kütahya’da yükselmiştir.
Fatih Sultan Mehmed Han döneminde, 1460-1469 yılları arasında yönetim kadrolarında süratle tırmanan İnegöllü İshak Paşa, 1466 yılında vezâret pâyesi alarak İstanbul’a gelmiştir. Rum Mehmed Paşa’nın sadrazam olduğu bu dönemde vezirliğe yükselmiş ve divandaki yerini almıştır. İstanbul Sultanahmet Cami civarında bulunan mescid ve hamamını da muhtemelen bu vezirliği döneminde inşa ettirmiştir.
Nitekim Fatih Sultan Mehmed vakfiyeleri arasında yer alan ve Sinan Paşa adına düzenlenen Eyüp İmaret Vakfiyesi’nin altında, vezâret pâyeli şahit olarak İnegöllü İshak Paşa’nın imzaladığı "İshak bin İbrahim" imzası sarih bir şekilde görülmektedir.
1469-1471 yılları arasında Osmanlı Devleti’nin en yüksek idari makamı olan Sadâret makamına getirilen İnegöllü İshak Paşa, İnegöl’deki meşhur Cami ve Külliyesi’ni muhtemelen bu sadrazamlığı döneminde inşa ettirmiştir. Bu veriler ışığında, İnegöl’deki İshak Paşa Cami ve Külliyesi’nin 1466-1471 yılları arasında inşa olunarak hizmete açıldığı rahatlıkla söylenebilir.
1471 yılında sadaret makamından azledilen İnegöllü İshak Paşa, Kraloğlu Mühtedî Sarı İshak Paşa ile halef-selef olmuş ve ardından Selanik Valiliği görevine atanmıştır. Sıradaki yazımızda görüşmek üzere! Yaşam sevinciniz eksik olmasın!
(DEVAM EDECEK)
MURAT ALTIN