Bir ilişkiyi başlatabilmek kadar onu sağlıklı bir şekilde sürdürebilmek de oldukça önemlidir. Ancak yalnızca duygusal bağın varlığı ilişkiyi mükemmel kılmaya yetmeyebilir. Partnerimizle kurduğumuz sevgi, yakınlık, güven ve paylaşım bağı ilişkinin temel unsurlarındandır.
Çiftlerin birbirine yaklaşım biçimi, karşılıklı sınırların korunabilmesi, özerkliğin ve kişisel ihtiyaçların gözetilmesi, stresli anlarda birbirini yatıştırabilmesi ve birbirleri için güvenli bir liman olabilmeleri ilişkinin sağlıklı ilerleyebilmesi açısından kilit noktalardır.
Bir ilişkiyi adım adım inşa edebilmek için bazı önemli noktalara değinmek gerekir.
1- Duygularınızı açık ve dürüst bir şekilde ifade edin.
Çoğu kişi için bu madde basit gibi görünse de aslında oldukça zorlayıcı yönleri vardır. Duygularımızı anlamak ve ne hissettiğimizi ifade etmek, karşımızdaki kişinin bizi anlamasına ve bizimle empati kurmasına olanak sağlar. Öncelikle bir kriz anında yaşadığınız duyguyu tanımlamaya çalışın. Partnerinizle kavga ettiğinizde “Sana çok sinirliyim” demek çoğu zaman sizi çözüme ulaştırmayacaktır. Sinirlerinizin yatışmasını bekleyin ve öfkeye sebep olan alttaki ihtiyacınızı fark etmeye çalışın.
2- Kişisel sınırlarınızı net bir şekilde belirleyin.
Özellikle evli çiftlerde daha sık karşılaşılan bu durum, kişinin bireyselliğinin ve özerkliğinin önünde bir engel oluşturabilir. Evlilikle birlikte iç içe geçen sorumluluklar ve özellikle kadınların annelik rolüyle birlikte sık sık aşılabilen sınırlar, kişilerde tükenmişlik hissi yaratabilir. Bu süreçte eşinize veya çocuklarınıza gerektiğinde “hayır” diyebilmek ve kendi sınırlarınızı koruyabilmek oldukça önemlidir.
3-Affedici olun.
Bir ilişkiyi sürdürebilmek için affedicilik önemli bir beceridir. Tutulan kin, geçmişte biriken kırgınlıklar ve hataların sürekli hatırlatılması ilişkiyi sağlıklı bir noktadan uzaklaştırarak sürekli çatışma yaşanan bir hale getirebilir. Partnerinizle açık iletişim kurabilmek ve hatalı tarafın davranışının sorumluluğunu alarak telafi etmeye çalışması ilişkinin sağlığı açısından önemlidir.
4- Birlikte gelişmeye açık olun.
İlişkiler durağan değil, dinamik yapılardır. Bireylerin zaman içinde değişmesi kaçınılmazdır. Sağlıklı bir ilişkide partnerler birbirlerinin gelişimine alan tanır, değişime direnmek yerine birlikte uyum sağlamaya çalışır.
Romantik ilişkilerde kendini tamamen kaybetmek, saldırgan ve öfkeli bir “çocuk rolü” üstlenmek ilişkiyi ileriye taşımayacağı gibi; sürekli sessiz kalmak, aşırı ılımlı olmak ve her durumda alttan almak da ilişkiyi sağlıklı bir noktaya götürmez. Bu durumda ortaya çıkan şey sağlıklı bir ilişki değildir.
İlişkiye başlamadan önce kendimizi tanımak ve karşımızdaki insana kendimizi doğru bir şekilde tanıtabilmek, partnerimizin de bize daha sağlıklı ve doğru adımlarla yaklaşmasına zemin hazırlayacaktır.
Unutulmayalım ki sağlıklı bir ilişki, iki insanın birbirine tutunarak kendini kaybettiği bir bağ değil, aksine iki bireyin kendisi olarak kalabildiği, birbirine güvenle yaklaşabildiği bir alandır. Sevgi tek başına yeterli değildir. Sevginin yanında saygı, sınırlar, açık iletişim ve affedicilik de gerekir. Çünkü gerçek yakınlık, iki insanın birbirini değiştirmeye çalışmadığı, olduğu haliyle görebildiği ve yine de yanında kalmayı seçtiği yerde başlar.
Zehra Durmuş
Psikolog & Aile Danışmanı