Bazı bireyler için oruç günleri zaman zaman zorlayıcı olabilir. “Oruç tutunca başım çok ağrıyor” cümlesini bu dönemde daha sık duyarız. Peki bunun nedeni nedir? Migren ile açlık arasında bir ilişki var mı?
Migren, toplumda oldukça yaygın görülen bir hastalıktır. Çoğu zaman başın tek tarafında hissedilen, zonklayıcı karakterde bir ağrı ile kendini gösterir. Migren yalnızca baş ağrısından ibaret değildir; mide bulantısı, ışığa ve sese hassasiyet, halsizlik ve hatta bazı kişilerde görme bozuklukları da tabloya eşlik edebilir.
Migrenin ortaya çıkmasında genetik yatkınlık önemli bir rol oynasa da günlük yaşam alışkanlıkları da atağın başlamasında oldukça etkilidir. Stres, düzensiz uyku, bazı besinler ve uzun süreli açlık en sık bilinen tetikleyiciler arasındadır. Tam da bu noktada oruç ile migren arasındaki ilişki ortaya çıkar.
Uzun saatler boyunca yemek yememek kan şekeri seviyesinde düşüşe neden olabilir. Beyin enerji ihtiyacını büyük ölçüde glikozdan karşıladığı için kan şekeri dalgalanmaları bazı kişilerde baş ağrısını tetikleyebilir. Özellikle sahurun atlanması durumunda gün içindeki açlık süresi daha da uzar ve bu durum migren ataklarının görülme olasılığını artırabilir.
Bir diğer önemli faktör ise sıvı alımıdır. Gün içinde su içilememesi vücutta hafif bir susuzluk durumuna yol açabilir. Dehidrasyon olarak adlandırılan bu durum, baş ağrılarının ve migren ataklarının bilinen tetikleyicilerinden biridir.
Beslenme açısından baktığımızda, migren ve oruç ilişkisinde en kritik öğün aslında sahurdur. Sahur sadece “günü kurtaran” bir öğün değildir; gün boyu kan şekeri dengesini koruyan en önemli öğündür. Bu nedenle sahurda yalnızca karbonhidrat ağırlıklı beslenmek yerine daha dengeli bir tabak oluşturmak gerekir. Yumurta, peynir, yoğurt gibi protein kaynakları; tam tahıllı ekmekler ve sağlıklı yağlar daha uzun süre tokluk sağlayarak kan şekerinin hızlı düşmesini önlemeye yardımcı olur.
Ayrıca iftar ile sahur arasında yeterli miktarda su tüketmek büyük önem taşır. Birçok kişi iftarda birden fazla bardak su içip ardından su tüketimini ihmal edebiliyor. Oysa sıvı ihtiyacının akşam saatlerine yayılması, baş ağrılarının önlenmesi açısından daha etkili bir yaklaşımdır.
Bir diğer önemli nokta ise kafein alışkanlığıdır. Günlük hayatında düzenli olarak kahve veya çay tüketen kişilerde oruç sırasında kafein alımının kesilmesi baş ağrısına neden olabilir. Bu durum migren hastalarında atağı tetikleyebilir. Ramazan öncesinde kafein miktarını kademeli olarak azaltmak bu sürecin daha rahat geçmesini sağlayabilir.
Uyku düzenindeki değişiklikler de migren açısından göz ardı edilmemesi gereken bir faktördür. Sahura kalkmak, uyku süresini ve ritmini değiştirebilir. Yetersiz veya bölünmüş uyku, migren ataklarını kolaylaştırabilen bir durumdur. Bu nedenle mümkün olduğunca düzenli bir uyku planı oluşturmak, gün içinde kısa dinlenmelerle vücudu desteklemek faydalı olabilir.
Oruç tek başına migrene neden olmaz. Ancak açlık, susuzluk, uyku düzenindeki değişiklikler ve kafein yoksunluğu gibi faktörler migreni tetikleyebilir. Ramazanda dengeli beslenmek, öğün atlamamak ve yeterli sıvı almak migren için en önemli tedbirlerdir.
Dyt. Berre Sude Mestan
Kaynak: gencgazete.net