Nereye gidiyor şu zalım dünya , çok yakın gelecekte başımıza daha neler gelecek, hangi felaketlere gebe insanlık, hak hukuk ne menem şeydir, bağımsız bir devlet var mı dünyada, kim nereyi yönetiyor, baş kim ayak nerede, kim kime dum duma….
Kafam bi milyon cumartesiden beri…
Üniter, bağımsız, bayrağı, milli marşı, kendi halinde bir yaşantısı, yer altında büyük zenginlikleri, buna mukabil yer üstünde korkunç fakirliği olan, 1945 ten beri BM üyesi bir devlet Venezuela…
Maduro, bu ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanı…
Bir cumartesi sabahı, konutundan, mahrem mekânından , yatak odasından yani, eşofmanları üzerindeyken, eşi ile birlikte derdest edilip kaçırılıyor, dünyanın gözü önünde, başka bir ülkeye yargılanmak üzere, elleri kelepçeli vaziyette, aşağılanarak götürülüyor….
Çok canım yandı, çok…
Maduro’yu tanımam etmem, yönetim becerisini, kaynak kullanımını, müsrifliğini, yeteneğini, iyi niyetini, merhametini hiç bilmem… Ülkesini, doğal zenginliklerini, kulaktan dolma bilirim… Bu dehşet petrol yataklarının kullanmasına izin verilmediğini duyarım, bunca petrole rağmen fakirlikle cebelleşen halkına acırım filan… Öyle ya da böyle, haksız ya da hukuksuz, cumhurbaşkanı seçilmiş bir zata böyle bir muamele kanıma dokundu…
Ağzıma geleni saydım şu sarı çiyana… Hala da sövüyorum, kusurumu affedin, başkasına gücüm yetmiyor…
Adam kalpazan, adam mafya , adam haydut, yaptığı edepsizliği, kahramanlık gibi servis ediyor dünyaya, hafsalam almıyor…
15 temmuz hainliği dahil Menderes’in asılmasına varıncaya kadar her fitnenin, her pisliğin her darbenin arkasında ABD var bilirdik… Birbirinin taşeronu, şeytanın evlatları Siyonist İtrail ve İngiltere her pisliğin, her fitnenin, her türlü aşağılık eylemin arkasında…
Yahu yüzümüze karşı dost görünür, el altından her haltı yerlerdi bu aşağılıklar, bilirdik, biliyoruz… Alışmışız bunların şerefsizliklerine, dünyanın her ülkesinde benzer operasyonları var, “Arap Baharı” dediler, kadim devletlerin başkanlarını astırdılar, parçalattılar kendi insanlarına… “Demokrasi getireceğiz” dedikleri ülkelerin insanını birbirine kırdırdılar, ordusuyla, bombalarıyla yerle bir ettiği yetmedi, petrolünü aldı, yeraltı, yer üstü kaynaklarını bağladı kendine, masraflarını tazmin etti hazinelerinden…
El altından yaptıklarını, gizli saklı yavşaklıklarını biliyorduk ta, artık alenen, dünyanın gözüne parmağını soka soka, bunca pervasız, bu denli patavatsız cüreti ne gördü ne işitti bu dünya…
Adam “petrolünüz bizim” diyor, “biz yöneteceğiz bu ülkeyi” diyor bağımsız bir ülkeye… Alenen diyor, utanmadan söylüyor…
“Grönland’ istiyorum, Meksika’yı istiyorum, Kanada benim, Ukrayna’nın nadir elementlerini alacağım, Küba diz çökecek, ona vergi koydum, buna kota koydum…” şımarık zengin züppesinin, her açıklaması facia…
Epstein sapığı, çocuk tecavüzcüsü, embesil birinin iki şapşal dudağından çıkacak olana kaldı milletlerin kaderi, inanılır gibi değil…
Uluslararası hukukmuş, devletlerarası ilişkilermiş, kadim politik nezaket, edepli diplomasiymiş hak getire… “Dünya ona hizmet edecek” kafa bu kafa…
Kıt zekâlı Biden’ın seçim vaatleri arasında sayın cumhurbaşkanımızı alaşağı etmek vardı bilirsiniz, muhalefeti destekleyeceklerini, Recep Tayyip Erdoğan’ın gitmesi için her yolu deneyeceklerini söylüyordu, bunaklığına verdik biz, muhalefetin ise hoşuna gitti, cılız birkaç tepki duyduk o kadar…
15 temuzda denediler, vallahi daha beterini göstereceklerdi bize, Allah fırsat vermedi, millet ölümüne sahip çıktı evladına ve hürriyetine çok şükür…
Şu hadise o günleri hatırlattı bana, çok canım yandı çok… Aynısını deneyecekler farklı yöntemlerle, korkuyorum…
Maduro’nun aklı yetmedi, etrafındaki satılmışları fark edemedi, savunma sanayisi berbattı, halkı sahip çıkmadı filan göçürdüler adamı, el koydular devletine de yönetimine de…
Aylardır çalıştılar bu senaryoya, şansa bırakmadılar hiçbir alanı, adam da satın aldılar, teknolojiyi de kullandılar…
Diyeceğim o, dünyada hiçbir ülke güvende değil, özgür ülke de yok hatta bu saatten sonra… Akıl da yetmiyor, para da, vefa da bir işe yaramıyor, dostluk ta…
Savunma dediğin de bir yere kadar, adam lazım bize ahlaklı adam, satılmamış yurtsever adam…
Ah sarı çiyan, ah mendebur sapık, Allah alsın seni, boyun devrilsin, çöküşünü göreyim dünya gözüyle…
Maduro kadar taş düşsün kafana acilen….
Sövmelerimi özelden yapacağım affınıza mağruren…
Yusuf Şevki Yücel