Yeni bir başlangıç, yeniden başlıyor. Okullar açılıyor. Öğrenciler sesleriyle yeniden sokakları, caddeleri, okulların bahçelerini şenlendirecek. Öğrenciler geleceğimiz, umudumuz, mutluluğumuz.
Öğrenciler; geleceğe korkusuzca bakmanın mimarları, öğrenciler toplumsal yapının mimarları, öğrenciler teknolojik gelişmenin mimarları, öğrenciler bağımsızlık mücadelesinin mimarları, kısacası öğrenciler her şeyimiz.
Öğrenciler zihinleriyle ana sütü gibi ak, ana sütü gibi temiz. Mesele onların beyinlerini, zihinlerini, düşüncelerini ak ve temiz besleyebilecek öğretmenleri, anne babayı ve toplumu bulmakta.
Milli Eğitim Bakanlığı, okulların açılmasına çok az bir süre kala, öğretmenlerin uyması gereken kuralları bir demet yazı ile öğretmenlerin önüne koydu.
Yazılı ve görsel medyada Milli Eğitim Bakanlığının yayınlamış olduğu genelgeyi destekleyen sendikaların olduğunu gördüğümüz gibi buna şiddetle karşı çıkan sendikaları da gördük.
Başarılı öğrencilerin, başarılı öğretmenlerin, mutlu velilerin ve mutlu bireylerin varlığı dingin zihniyet ile mümkün olmakta.
Dingin zihniyet sinerji demek, dingin zihniyet enerji demek, dingin zihniyet üretim demek, dingin zihniyet yeni tasarılar demek, dingin zihniyet yeni buluşlar demek, dingin zihniyet pozitif düşünce demek. Dingin zihniyette iman, inanç, iyi ahlak, adalet var.
Dingin zihniyetin karşısında yorgun zihniyet durmakta, sürekli olarak direnç göstermeyi kendisine görev addetmekte, bu minvalde kendisine rol biçiyor. Bu dirençleri kırmak öyle zannedildiği gibi kolay da olmuyor.
Yorgun zihniyet entropi demek, yokluk demek, yoksulluk demek, negatif düşünce demek, çevreye negatif enerji yaymak demek. Güzel ahlakı hayatın mizanı yapmadan yaşamak demek, kaotik yaşamı seçmek demek. Yorgun zihniyeti seçmek adaletsiz yaşamayı seçmek demek.
Yorgun zihniyet insani duyguların hayvani nefislere dönmesi demek. Yorgun zihniyet insanları fırkalara bölmek demek. Yorgun zihniyet üstünlüğü takvada görmeyip kafatasçılıkta görmek demek.
Yorgun zihniyet, üretmeden tüketmek demek, üretenleri hakir görmek, miskin miskin göbeğini kaşıyarak yattığı yerden yapılan iyi şeyleri görmemek demek. Yorgun zihniyet hiç ölmeyecekmiş gibi her şeye malik olma adına biriktirmek demek.
Eğitimin aydınlatıcı ışığı bazı kesimlerde rahatsızlık oluşturmakta, bu rahatsızlık öylesine şiddetli ki ıkınmadan sıkılmadan açık açık basılı ve görsel medyada yayınlama cesaretini gösterebiliyorlar.
Bu konu ile ilgili yayınlanan bir video içeriğini izledim, yapılan açıklamalardan kanım kurudu desem abartmış olmam. Söz konusu yayında sözde makam sahibi bir tip dingin zihniyetten tamamen kopmuş adeta yorgun zihniyetin temsilcisi olarak açıklama yapıyor.
Müslümanların bilim ile ilgilenmelerine gerek olmadığını, bilim ile uğraşmanın eşeklik olduğunu, bilimsel çalışma yapanlar için bırakın eşek gibi çalışsınlar, Müslümanların çok işi var, bilimle uğraşmalarına gerek yok, onlar bulur, yapar biz de onların bulduklarını, yaptıklarını paramızla satın alırız, diyecek kadar da cahil cesareti gösteriyor.
Bu ülkenin insanına, bu şahsın yaptığı açıklamanın verdiği zararı, düşman olarak bilinen ne her hangi bir devlet ne de her hangi bir örgüt veremez. Bu açıklamayı hangi güçten destek alarak yaptığına da şaşırıp kalıyorum. Be hey cahil bilimin gereksizliğini savunacak kadar bu gücü nereden buluyorsun?
Bu cahil adam, ne yazık ki hatırı sayılır sayıda da taraftar toplayabiliyor. Bu tür adamların karşısında bilimin ışığı altında yükselmenin kaçınılmaz olduğunu savunabilecek yürekli insanların sus pus olmalarına da bir anlam veremiyorum.
Ne zaman cahil ajanların karşısına dingin zihniyetin temsilcileri çıkacak? Bunu sabırsızlıkla bekliyorum. Cehalet karşısında güzel ahlakın hayata hâkim olması, güzel ahlakı kendisine görev kabul etmiş insanların varlığıyla ancak mümkün olabilecektir.
Rahmetli İsmet İnönü ‘Bir memlekette namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça o memlekette kurtuluş yoktur.’ Sözüyle çok ikonik bir konuya parmak basmıştı. Bununla doğru şeylerin doğru insanlar tarafından yapılması için mücadele edilmesi gerektiğini çarpıcı bir şekilde dile getirmişti.
İşimiz, gücümüz, derdimiz eğitim. Dingin zihniyetin çocuklarımıza, öğretmenlerimize, velilerimize ve ülkemize hâkim olmasını diliyorum.
Bu hâkimiyet öylesine yaygın olmalı ki bütün paydaşların kılcal damarlarına kadar işleyebilmesini sağlayabilmelidir. Bu işin yapılması hem çok zor ama aynı zamanda çok kolay. Zorluğu imkânların yetersizliğinden kaynaklanmıyor, zorluk imkânların öğrencilerin ihtiyaçlarına sevk edecek iradenin zayıflığından kaynaklanıyor.
Öğrenciler arasında zengin yoksul ayrımı yapılmadan bütün öğrencilerin başta zihinsel, bilişsel, psikolojik, fiziksel ihtiyaçları olmak üzere her türlü ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılanacağı bir eylem planı ile dingin zihniyetin hâkim olması sağlanabilmeli.
Mış gibi eylemler yerine dünya konjonktüründe ki gelişmeleri merkezine alan eğitim modellerinin uygulanmasıyla dingin zihniyetin zaferi o zaman taçlanabilir.
ÖZER YILMAZ