Sözlerini Sami Derintuna’nın yazdığı, bestesini Selçuk Tekay’ın, seslendirmesini ise Adnan Şenses’in yaptığı eserde olduğu gibi ‘Yorgunum dostlarım yorgun’ Ülkemiz yorgun, Müslümanlar yorgun, dünya yorgun. Yorgunluk insanlık bünyesini öylesine sarmış ki gerçeklerin üzerini örtmekten zihniyetler küflenmiş, düşünceler köhneleşmiş, vicdanlar kararmış, zihinler pas tutmuş, merhamet yorgunluktan harekete geçemez olmuş, vicdanlar adeta çelik kasa içinde buz kütlesinin içine konularak kilitlenmiş.

İnsan ya vicdanlı olmalı ya da merhametli, ya da inançlı. Vicdan, merhamet ve inanç hem adaletin hem de küflenmiş zihniyetin panzehri. Vicdan, merhamet ve inancın hâkim olduğu sistem içinde yolsuzluk, usulsüzlük, hırsızlık, arsızlık, adaletsizlik olmaz.

İnsanların kazanma hırsı, malik olma hırsı, sahip olma hırsı; bazı insanların vicdanlarını, inançlarını ve merhamet duygularını yok saymakta, her türlü fırıldağı çevirmeyi kendisi için makul görmekte. Oysaki cennet mekân Muhsin Yazıcıoğlu ‘Bir saniyesine bile hâkim olamadığımız, hükmedemediğimiz bir hayat için fırıldak olmanın anlamı yok.’ Başka bir sözünde ise ‘rahatınız bozulmasın diye, hangi doğrudan vazgeçtiyseniz; o fiyata satıldınız demektir.’ Sözleriyle kazanma hırsının gemlenmesi gerektiğini ifade etmiştir.

Dünyanın yönetim sistemi gibi ülkelerin merkezi ve yerel yönetimleri de çok kutuplu merkezden tek kutuplu merkeze kaymış durumda. Bütün sistemler güçlüden yana işliyor. Güç öylesine devasa kontrolsüz büyüklüğe erişti ki merhamet, vicdan ve inanç değerlerinin hiç birinin hükmü geçerliliği bulunmuyor.

Yorgun zihniyete sahip insanlarda öylesine kendine özgüven patlaması var ki dünyayı kendisinin yarattığını zannediyor. Her şeyi yapabileceğini, yaptığı yanlış icraatlar için hesap vermeyeceğini, kimsenin kendisini sorgulamaya cüret edemeyeceğini düşünüyor.

Zihinler küflü, zihinler paslı, zihinler yorgun. Zihinler öylesine yorgun ki sayısal veriler ters düz edilerek algı operasyonları yapılması adeta alışkanlık haline geldi.

Yol medeniyettir deniyor ama yollar yol değil adeta köstebek yuvası. Bu yollar ne zaman yapılacak diye soruyorsunuz, yolların köstebek yuvasına dönmesinin sorumluluğunu hiçbir kurum ya da kuruluş kabul etmiyor. Yol yoksa medeniyet değil mi? Yol yapımı bahanesiyle yoksa başka yollar mı yapılıyor?

Mevzuatımız gereği merkezi idarenin, yerel idareler üzerinde vesayet denetimi var. Yerel idarelerin yanlış icraatları ile ilgili bir bilgi istendiği zaman ne yazık ki yerel idarelerin yetkililerinde öylesine özgüven patlaması var ki; yapılmamış işler yapılmış gibi gösteriliyor, bilgi istenilen konu hakkında doğrulanmamış yalan bilgilerle cevap verme cüretinde bulunabiliyorlar.

İster merkezi yönetimde ister yerel yönetimde ömür boyu görev alma alışkanlığının olmaması gerektiği yapılan icraatların yetersizliğinden anlaşılmakta. Ülkemizde değişime karşı muazzam dirençler var. Değişim olacağı zaman bütün sistemin alt üst olacağı zannediliyor.

Zihniyet yorgunluğu ülkenin bütün kurum ve kuruluşlarını sarmış durumda. Bir kez bir makama gelmeyin dursun o makam artık sizin sırtınıza yapıştırıcılarla yapışmış gibi ömür boyu sırtınızda kalır. Siyasi partilerin genel başkanlarının görev sürelerini araştırıyorum, milletvekillerinin görev sürelerini araştırıyorum, sivil toplum örgütlerinin başkanlarının görev sürelerini araştırıyorum, mübarek hiç kimse giydiği gömleği değiştirmek istemiyor. Bırakın artık giydiğiniz o makam gömleklerini başkaları da giysin, sizden sonra gelecek genç nesillere fırsatlar vermeyi deneyin ama yok adam makama yapışmış ayrılmak istemiyor.

Demokratik yaşam standartlarını yakalamak adına her teşkilatta başkanlık düzeyinde ve yönetim kademesinde görev alacak insanların azami görev başında bulunma süreleri kanun ile sınırlandırılmalı ve bütün tüzükler bu kanuna göre yeniden güncellenebilmelidir.

Yorgun zihniyet durgun suya benziyor, bekledikçe kurtçuklar oluşuyor. Oluşan kurtçuklar kendisi için mekân yaratıyor ama başkalarını rahatsız ediyor. Ülkemizi yorgun zihniyetten arındırmak adına acilen mevzuatlarda gerekli düzenlemeler yapılmalı. Bu başarılamazsa her makam ve mevkide yorgun zihniyet ile mücadele etmek vicdanlı, merhametli ve inançlı zihniyetleri ciddi anlamda yoracak gibi duruyor.

ÖZER YILMAZ