Bazı insanlar büyük başarılar düşler; bazıları ise uyanık kalıp hayallerini gerçek hâline getirir. Atasözü, ipi birinci olarak göğüsleme vizyonunu herkes paylaşabilir. Ne var ki başarıyı, başkalarının değil, sadece kendi hayallerinizin peşine düşmek getirir. Kendini rahat hissettiği alanın (konfor alanı) içinde kalarak hayatta başarılı olan çok az insan vardır. Başarılı olmak için rahatsız olacağınız yerlere yönelmeniz gerekir. Nereye varmak istediğinize karar verebilmek başarının önündeki en büyük engeldir; ne istediğini bilememektir. Neyi istemediğini bilmek her zaman neyi istediğinizi keşfetmekten çok daha kolaydır ama hedefiniz bir kez belirginleşti mi rotanızı bulmak sizi çok daha az zorlayacaktır.
Başarının sırrı düşmemek değil, düştüğün yerden kalkmayı öğrenmektir. Herkes başarılı insanların zirve fotoğraflarını görür. Işıltılı, filtreli, “Bak, ben yaptım.” pozları… Her iş için böyledir. Okul yıllarımızdan çalışma ortamımıza değin yaşarız. Kimse 20. denemede tutan o fikri, 19 kere batırdıklarını görmez. Kimse “Vazgeçsem mi?” diye düşündüğü geceleri, ertesi gün yine masaya oturan elleri görmez.
Beethoven sağırdı. En güzel örneklerden biridir. Düşünsenize, müziğin adamı ve sesleri duyamıyor. Doktorlar “Kariyerin bitti.” dedi. O ne yaptı? Piyanoya bir sopa dayadı, titreşimleri dişleriyle hissetti. 9. Senfoni’yi öyle besteledi. Kısaca hayatını da hatırlatmak isterim.
Ludwig van Beethoven, klasik müzikten romantik döneme geçişi sağlayan en büyük Alman besteci ve piyanisttir. Yaşamının büyük bir bölümünde işitme kaybı yaşamasına rağmen, müzik tarihinin en tutkulu ve devrimci eserlerini üretmiş, insan ruhunun özgürlük arayışını notalara dökmüştür. 1770 yılında Almanya’nın Bonn kentinde, müzisyen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Genç yaşta müziğin başkenti Viyana’ya yerleşerek Joseph Haydn ve Wolfgang Amadeus Mozart gibi ustalardan ilham aldı. 1801 yılında işitme sorunları yaşamaya başladı ve 1817’de tamamen sağır oldu. En ünlü eserlerini, tek bir ses bile duyamadığı bu zorlu dönemde besteledi. 1827 yılında Viyana’da hayatını kaybetti. Öne çıkan eserleri, müzik dilini ve formlarını genişleterek senfoni, konçerto ve sonat anlayışını kökten değiştirmiştir.
Başarı; şartların mükemmel olmasını beklemek değil, elinde ne varsa onunla, duymasan da, yorulsan da “bir kere daha dene” demektir. Güzel sonuç bir anda gelmez. Sessizce birikir. Bugün attığın küçük adım, yarın pişman olmayacağın bir hayat örer. Beethoven 9. Senfoni’yi bir gecede yazmadı. Sen de kendi senfonini tek günde bestelemeyeceksin. Ama vazgeçmezsen, bir gün dönüp bakacaksın ve diyeceksin ki: “İyi ki bırakmamışım.”
Bizim kültürümüzde “İki günü eşit olan ziyandadır.” diye güzel bir sözümüz vardır. Ya da Japonların dediği gibi, her günümüzü bir öncekinden daha ileriye taşımak, daha iyi olmak ve bir gün bakmışsınız, aradaki sorunları bitirmiş ve uçurumu da kapatmışsınız.
Yatağından kalkmak istemediğin sabah bile alarmı ertelemeden kapatıp işinin başına geçmektir. Büyük zaferler, küçük “Bugün de yaparım.” anlarının toplamıdır.
Hepinize sağlıklı, başarılı günler diliyorum.
