İnegöl Belediyesi tarafından Dipsizgöl Mahallesi’nde yıllardır yaşatılan özgün geleneği uluslararası ölçekte ele almak amacıyla hazırlanan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesi, Erasmus+ KA210-YOU – Gençlik Alanında Küçük Ölçekli Ortaklıklar Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
Belediyenin açıklamasına göre proje, ilgili başvuru döneminde Bursa’daki belediyeler tarafından sunulan Erasmus+ projeleri arasında destek almaya hak kazanan tek belediye projesi oldu.

Dipsizgöl’de yılda bir gün roller değişiyor
Projenin çıkış noktasını, Dipsizgöl Mahallesi’nde yılda bir gün kadınlar ve erkeklerin kamusal alan kullanımındaki rollerini sembolik olarak değiştirdiği gelenek oluşturuyor.
O gün kadınlar, kıraathane gibi erkeklerin ağırlıklı kullandığı alanlarda bir araya geliyor; sohbet ediyor, çay ve kahve içiyor ve masa oyunları oynuyor. Erkekler ise evlerde kalarak günlük yaşamın farklı sorumluluklarını üstleniyor.
Belediye açıklamasında bu uygulamanın; kamusal alan kullanımı, toplumsal roller, kadınların görünürlüğü, gündelik yaşam sorumlulukları ve karşılıklı empati açısından dikkat çeken bir kültürel miras örneği olduğu belirtildi.

Yerel araştırma TÜBİTAK derecesi aldı
Dipsizgöl’de yaşatılan bu gelenek, daha önce İnegöl Halil İnalcık Sosyal Bilimler Lisesi’nde felsefe grubu öğretmeni ve daha sonra da İnegöl Belediyesi Ar-Ge Müdürü olan Pınar Yıldız ve öğrencisi Sıla Yavuz tarafından araştırma konusu haline getirilmişti.
“KıraatAnne: Dipsizgöl’de Yılda Bir Gün Rol Mekân Değişimi” başlıklı çalışma, geleneği toplumsal cinsiyet, kamusal alan, kültürel miras ve toplumsal roller çerçevesinde ele aldı.
Çalışma, TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Bölge Üçüncülüğü elde etti. Bu araştırmada oluşan akademik ve sosyal birikim, daha sonra uluslararası projenin çıkış noktalarından biri oldu.

Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençler buluşacak
“Rewriting Heritage” projesi kapsamında Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençlerin ortak çalışmalar yürütmesi planlanıyor.
Dipsizgöl’deki gelenek; İspanya’daki Saint Águeda ve Yunanistan’daki Gynaikokratia gelenekleriyle birlikte incelenecek. Üç ülkedeki uygulamalar, kadınların kamusal alandaki görünürlüğü, toplumsal roller, yaşayan kültürel miras ve toplumsal cinsiyet eşitliği başlıkları üzerinden karşılaştırılacak.
Gençler, söz konusu geleneklerin ortak ve farklı yönlerini araştıracak, bu uygulamaların ortaya çıktıkları toplumlarda ne ifade ettiğini ve günümüzde nasıl yorumlandığını ele alacak.

Gençler kültürel mirası yeniden yorumlayacak
Projede kültürel mirasın yalnızca korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması değil, gençler tarafından araştırılması, sorgulanması ve farklı kültürlerle karşılaştırılarak yeniden yorumlanması hedefleniyor.
Proje sürecinde araştırma, saha gözlemleri, kültürlerarası öğrenme, tartışma ve yaratıcı üretim yöntemlerinden yararlanılacak. Gençler farklı ülkelerdeki gelenekleri yerinde inceleyerek tarihsel ve toplumsal anlamlarını araştıracak.

Belgesel hazırlanacak
Projenin çıktıları arasında gençlerin araştırma ve saha çalışmalarından hareketle hazırlanacak bir belgesel de bulunuyor.
Katılımcıların proje sürecinde elde ettikleri bilgi, gözlem ve deneyimleri görsel-işitsel içeriklere dönüştürmesi planlanıyor. Böylece gençlerin kültürel mirasın aktarımında araştırmacı ve üretici olarak aktif rol üstlenmesi amaçlanıyor.

Alper Taban: “İnegöl’ün kültürü ve tarihini önemsiyoruz”
İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, konuya ilişkin açıklamasında yerel yönetimlerin fiziki yatırımların yanı sıra şehrin geçmişini gelecekle buluşturacak çalışmalara da önem vermesi gerektiğini belirtti.
Taban, İnegöl Belediyesi bünyesinde Şehir Araştırmaları Merkezi’nin kurulduğunu, akademisyenlerle yüzey araştırmaları yapıldığını ve İnegöl gastronomisine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.
Gençleri yurt dışı fırsatlarıyla buluşturmak amacıyla Eurodesk Temas Noktası’nı da belediye bünyesinde açtıklarını belirten Taban, “Dipsizgöl mahallemizin özgün geleneği de bu kapsamda hazırladığımız projelerden. Bugün itibarıyla neticesini aldık, İnegöl’ümüzün bir kültürünün Avrupa ölçeğinde tanınmasına katkı sağlamış olduk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.




