Sosyal medyada bir penguen dolaşıyor. Sürüsünden ayrılmış, tek başına yürüyor.

Bu belgesel kesitine bir sürü anlam yüklendi. Kimileri minik penguenin bu davranışını bir otoriteye başkaldırı olarak yorumladı, kimisi ise yalnızlığı seçti ve özgür oldu dedi.

Bu sahne pek çok insana güçlü, bağımsız ve cesur geldi. Ancak bir psikolog olarak durup şunu düşünmeden edemiyorum: Yalnızlık gerçekten özgürlük müdür?

İnsan doğası gereği sosyal bir varlıktır. Bu romantik bir varsayım değildir; psikoloji, biyoloji ve evrimsel sürecin ortak bulgusudur. İnsanın ilişki kurma, bağlanma ve hatta ait olma ihtiyacı vardır.

Bunlar ruh sağlığımızın temel taşlarındandır. Bu nedenle yalnızlık, insan için bir hedef değil, en fazla geçici bir durak, bir süreç olabilir.

Elbette, zaman zaman herkesin yalnız kalma ihtiyacı olabilir. Yalnızlık bazen dinlendirici, bazen koruyucu ve bazen de sınır koymanın bir yoludur.

Ancak ‘yalnız olmak’ ile ‘kimseye ihtiyacım yok’ demek arasında ciddi bir farklılık vardır.

“Kimseye ihtiyacım yok” cümlesi ise çoğu zaman bir güç göstergesi değil, bir savunma cümlesidir.

Hayal kırıklıklarının, reddedilmenin ve incinmişliklerin üstünü örten bir zırh gibidir. İnsan, incinmemek için kimseye ihtiyaç duymadığını söyleyebilir.

Özellikle baskıcı ve tek tip olan toplumsal yapılarda bireylerin geri çekilmesi anlaşılırdır. Böyle durumlarda yalnızlık bir nefes alma veya bir kaçış olarak görülebilir.

Fakat bu durum insanın yaşadığı ilişkilerden tamamen vazgeçtiği anlamına gelmez. Aksine kişi daha çok güvenli ve anlamlı bir bağ arayışı içinde olabilir.

Sosyal medyada paylaşılan yalnız penguen görüntüsü bu yüzden bu kadar ilgi çekiyor olabilir. Ancak bu ilgi, yalnızlığın bir güç göstergesi olduğu fikrini otomatik olarak doğrulamaz.

Mesele yalnızlığı yüceltmek değil; geri çekilmenin ve uzaklaşmanın insanda hangi ihtiyaca karşılık geldiğini fark edebilmektir.

O penguen gerçekten yalnızlığı mı seçti, yoksa ait olabileceği, güvende hissedebileceği bir alan mı arıyor bilmiyoruz.

Bildiğimiz şu ki insan anlamı yalnızlıkta değil, sağlıklı ilişkilerde bulur.

Belki de özgürlük, sürüden kaçmak değil; sürünün içinde ya da dışında kendimiz olabilmektir.

Zehra Durmuş

Psikolog & Aile danışmanı