YOKSUL ÇOCUK

Bir dilim kuru ekmek, bir kaç zeytin tanesi,

Sabah kahvaltısında verdi ona annesi.

Annesine teşekkür, Mevla'sına şükretti.

Çantasını sırtlayıp, sonra okula gitti.

Garipti garibandı, her hali perişandı.

Aldırmadı haline, gariplik ona şandı.

Her gün sabrı kuşanıp ve nasibe inandı

Farkındaydı, hayatın her anı imtihandı.

"Eylül 2015 - Genç İstikbal Dergisi'nde yayımlanmıştır."

YOLCU

Göklerde mavinin en berrek hali

Bulutsuz, dupduru rahmet misali

Özledikçe o tutkulu visali

Gönül bitap düşer hasret yüzünden,

Umut bahşet, kurtar beni hüzünden

Heyecan girdabında, duygu selinde

Ruhum Yaradan'ın kudret elinde

Gönül, muhabbetle cezbe halinde

Zirvede ruhumu kuşatan telaş,

Gayret et, Rıza-yi Bari'ye ulaş

Yol uzun, yol çetin, menzil çok uzak

Ustaca gizlenmiş binlerce tuzak

Hedefe kilitlen, neticeye bak

Niyet hayır olsun, akıbet hayır

Hakkı kucaklayıp batıldan ayır

Yolcusun, yükünü hafif tut aman

Yoksa dizlerinde tükenir derman

Ne buyruk yazdıysa İlahi ferman

Eğridir boynumuz, incedir kıldan

Tevekkül beklenir ihlaslı kuldan

Yol, senin yolundur. Biz yürüyoruz

Sana kulluk için söz veriyoruz

Lütfuna götüren iz arıyoruz

Nasip et Yarabbi, nasip et bize

Hidayet lütfeyele her birimize

24 Kasım 2023 Emin YILDIZ