Dünyanın kaotik ortamdan geçmesinin en büyük müsebbibi hiç şüphesiz ABD’nin Siyonist stratejisinin yansıması olarak karşımıza çıkmakta. ABD o kadar haydut, korsan bir devlet ki Ülkemizin F-35 alımı için ödediği 2,5 milyar dolarına çöktü. Bu çöküşün bahanesini S400’leri Rusya’dan almış olmamıza bağladı. ABD’nin haydutluğu öylesine hoyrat öylesine acımasız öylesine mantıksız ve can acıtıcı ki bunu CASTA kurallarına bağlamak bile mantıksal gelmiyor. ABD küresel bir terörist devlet. Siyonist İsrail ile birlikte dünyanın hâkimi, dünyanın efendisi olarak kendilerini görüyor ve istediği ülkeye istediğini yapıyor.
Terörist Siyonist İsrail arkasına haydut ABD’yi almış Ortadoğu’yu adeta kan gölüne çevirmiş durumda. Haydut ABD Ortadoğu ile yetinmemiş olacak ki Venezuela’nın petrol yüklü gemilerine korsan gibi çöktü, liderini korsanlar gibi gece vakti kaçırdı. İnsan kaçırma suçunun yanına petrol taşıyan gemileri de kaçırmayı ekledi. Bu Siyonist uşağı Emperyalist katil ABD, istediği gemiyi istediği yerde içinde ki insanlar ile birlikte sorgusuz sualsiz yok ediyor ve hala da yok etmeye devam ediyor. Uluslararası hukuk, insan hakları gibi kavramlar tamamen içi boş bir söylem olarak kaldı. Evanjalist Siyonistler yaptıklarından utanmadan megaloman kişiliklerini ortaya koyarak övünerek paylaşabiliyorlar.
Katil ABD ve Siyonist İsrail, kendisi için sorun çıkaran liderleri hizaya getirmek için her türlü şantaja başvurmayı bir adet haline getirmiş durumda. Bu katil sürüsünün, yaptıklarını eleştiren liderler, bir zaman sonra katil ABD ve Siyonist İsrail’in dümenine girmiş oluyorlar. Emperyalist katil ABD ve Siyonist katil İsrail’in yaptıklarına, iktidar korkusuyla mı yoksa bizim bilemediğimiz başka nedenlerle mi nedir bilinmez bir Allah’ın kulu lider çıkıp yapılan haydutlukları dile getiremiyor.
Siyonist katil İsrail’in yöneticileri, teokratik bir yönetim sistemi varmış gibi sözde Tevrat’ta geçen Arz-ı Mevud içinde olan toprakların Siyonist katil İsrail’in olduğunu pervasızca savunabiliyorlar. Hatta o kadar ileri gidiyorlar ki Arz-ı Mevud içinde olduğuna inandıkları toprakların tapulu malı olduğunu iddia ederek el koyabiliyorlar. İstedikleri yerde istedikleri toprakları gasp ediyorlar. O kadar megaloman bir millet ki başka ülkelere karşı yaptıkları saldırıları kendileri için bir hak olarak görüyorlar. Başka ülkeler Siyonist katil İsrail’in yaptıklarına karşılık vermek istediği zaman hemen algı operasyonuna geçip insan hakkından ve mağduriyetten bahsediyorlar. Kendileri mağdur olmuşlar gibi dünyayı ayağa kaldıracak kadar yüzsüz millet bu Siyonistler.
Evanjalistler ve Siyonistler öylesine aşağılık mahlûkatlar ki kendi değerlerinden başka değer tanımıyorlar, başka insanların yaşam haklarına saygı duymuyorlar. İnancımız gereği Ramazan ayında bütün kötülüklerin üzerine kilit vurulur ve bu ayda cehennem kapıları kapanır. Bu ayda cehennem kapılarının kapanıyor olmasının anlamı insanların günah işlemekten imtina etmeleri anlamı taşımakta. Cehennem kapılarının kapanmış olması bir itikat meselesi.
Bu itikada taraflı, tarafsız bütün insanların saygı duyması gerekir. İnsanı insan yapan inandığı değerlere uygun yaşam sürdürmesi ile mümkün. İnsan onuru inandığı değerlerle daha bir anlamlı olmakta. İnandığı değerlere yaşam hakkı tanımayan hiçbir ortamın hiçbir gücün meşru karşılanması mümkün değildir. Gelin görün ki Siyonist katil İsrail ile Emperyalist Siyonist uşağı katil ABD, Müslümanların manevi değerlerinin en üst düzeyde olduğu Ramazan ayında Müslümanların kanını dökmekten büyük bir zevk almaktalar.
Evanjalist Siyonistler ile Siyonist katil İsrail’in, Müslümanların kutsal ayı Ramazanda sürekli Müslüman kanı dökmelerini; onların saklı Siyonist ve Haçlı zihniyetlerinin dışa vurumu olarak değerlendirmek gerek. Bu amaçla, Siyonist kaotik ortamdan kurtulmanın en önemli mücadele yöntemi; değerlerini benimseyen, değerlerini koruyan, değerlerini yaşayan bir neslin bilimsel eğitim sistemi ile yetiştirilmesi, desteklenmesi ve bu sistemin yaşamın her alanına hâkim olmasıyla mümkün olabilecektir.
ÖZER YILMAZ