Ahmet Taştan'ın köşe yazısı

Bugün coğrafya sınavında erken bitirip kağıtlarını teslim eden öğrencilere vakit kaldığından dolayı maneviyat yüklü birkaç cümle söylemek istedim.

Aslında temel amacım, tüm derslerde öğretmen arkadaşlarımın konuyla alakalı Allah’ın sözlerini yeri gelmişken söylemelerini istiyorum. Maneviyattan yoksun öğrenciler yetişsin istemiyorsak onları Rabbimizin kitabıyla/ayetleri ile tanıştırarak yüksek duygu ve düşüncelere ulaşmasını sağlamak gerekir.

Tabii ki coğrafya dersinin din dersine dönüşmesi anlamına gelmiyor bu söylediklerim. Sadece bu coğrafyayı yaratan hatırlatılıyor ve eksik kalan bir nokta tamamlanıyor.  Sınavlara endeksli değil de öğrencilerimizin daha geniş bakmasını istiyorsak mutlaka derslerimize Rabbimizin sözlerini eklemeliyiz.

Şimdi Kur’an-ı Kerim okurken şöyle bir ayetle karşılaştım konuyla alakalı olduğunu düşündüğümden dolayı size bunu yazıyorum.

Vallâhu mine's-semâi mâe’n fe ehyâ bihi’l-erda ba’dehü mevtihe...

Nahl suresi 65. ayetinde Allah diyor ki: 'Gökyüzünden suyu indiren Allah, onunla ölümünden sonra yeryüzünü/toprağı diriltti /hayata kavuşturdu."

Şimdi sayın hocam,

Gökyüzü, yağmur, bulutlar ve bunların yeryüzündeki tesirleri hep sizin konunuz. Eğer bu cümleden özneyi çıkarırsak yani işi yapan Rabbü’l âlemini görmezden gelirsek tabiata karşı da bir haksızlık yapmış olmaz mıyız? Ayrıca öğrencilerimiz yadırgayacak değillerdir herhalde.

Ders konuları içinde anlatılmış olan bu bilinç topraktan damarlarına su çeken, çiçek açan ardından da meyveye duran ağaçlar gibi olmaz mı? Allah’tan habersiz bir coğrafyadan bahsetmek mümkün olmadığı gibi bunu yapmak zaten bize yakışmaz.

Ama çok duygulandım bir şeyi size paylaşıp mevzuyu kapatmak istiyorum. Düşünün... Pikniğe gitmişsiniz ailenizle veya öğrencilerinizle... Yol boyu yürüyorsunuz, birden ayaklarınızın dibine bir taş yuvarlanıverdi.

Merak edip başınızı kaldırdınız, acaba bu taş parçası nereden koptu da ayaklarınıza kapandı. O taşı atan kimse yok, herhangi bir su kaynağının sürükleyip bıraktığı bir taş da değil...

İşte tam o sıra aklınıza şu ayet geliverse:

Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; artık kalpleriniz taş gibi, hatta daha da katıdır. Taşın öylesi var ki ondan ırmaklar kaynar; öylesi de var ki çatlayıp bağrından su fışkırır; bazı taşlar da var ki Allah korkusuyla yuvarlanıp düşer. Allah, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir.

Kendinizi nasıl hissederdiniz? Allah korkusuyla yuvarlanmış bir taş ayağınızın dibinde öylece duruyor. Onu alıp sever okşar mıydınız, yoksa ayakkabınızın ucuyla yolun kıyısına fırlatır mıydınız?

Sizce bu yaklaşım öğrencilerimize büyük bir derinlik kazandırmaz mı? “Allahsız bir tabiat anlatmak ne kadar büyük bir adaletsizliktir” diye not düşsek acaba ağır mı kaçar?

Sayın hocam,

Siz de istiyorsunuz değil mi? Gençlerin milli manevi değerlere bağlı olmasını... Öyleyse onlara günlük hayatta kullanabilecekleri, baktıklarında Rablerini hatırlayabilecekleri cümleler söylemeliyiz. Tecrübeyle sabittir ki... Rahmetli babamın sözleri gelir aklıma, onun söyledikleri ile karşılaştığında...

Dolayısıyla çocukların aklını Allah’ın kudreti ve kuvvetinin yansıması olan ve hatta Allah’ın, Kur’an’da olmayan ayetlerini hatırlatmalıyız bence.

Zikrettiğimiz ayete bakar mısın? Ölümünden sonra toprağa... Toprağın o kuru halini bir ölüm fikriyle birlikte anmak, somutu soyutla bütünleştirerek anlatmak insana derinlik kazandırır. Basıp geçtiği yerleri tanımayan, baktığı yerleri göremeyen öğrencilerimize böyle bir anlayış kazandırmak mükemmel olmaz mı?

Toprağın yeşermesi, ağaçların çiçek açması, dalların meyveye durması Allah’ın kudretinin tecellisi olduğunu öğretmek, büyük bir davaya hizmet olmaz mı?

Biz de dersinde soruyoruz öğrencilere: Dereler nereye doğru akar? "Aşağıya doğru" diyenlerin sayısı az... Ardından ekliyoruz şair Fuzuli’ye sorsak dereler nereye doğru akar? O ne cevap verir bilir misiniz? "Tüm dereler sevgilinin köyüne doğru akar?"

Çocuklardan hemen bir ooo patlaması... Her şey Ona döner... Her şey Ondan gelir... En büyük sevgili Odur... Onu anlatmadan geçirecek bir ders hakikatte boş bir derstir.

Saygıdeğer hocam,

Bunları anlatmaktan maksat bilmediğinizden değil, belki de öğrencilerimizi daha aktif bir şekilde Rabbimize tanıştırmaktır.  Kal sağlıcakla...