Selamün Aleyküm Sevgili Dostum,
Bu sabah Hakk'a suresini kelime mealinden okurken müminlerin ve kafirlerin halini anlatan satırların ortak noktasında “o gün” (yevmeizin) ibaresi dikkatimi çekti. Bilirsin kitaptaki tekrarlar hep uyarır zihnimi. O an bir düşünce ortamı oluştu ve dedim ki “o gün” hakkında yazın diye öğrencilerime görev vereyim. Tabii meraklanacak ve soracaklar hangi gün diye...
Ben de ısrarla “o gün” hangi günse onu yazın. Önemli gün hangisi ise o günden bahsetmeniz gerekir. Değerli gündür o, hani unutmadığınız, hani hayatınızın dönüm noktası olan o gün... Çok önemsediğiniz o gün doğum günü mü?
Hazırlığınızı yapıp bu dünyadan ayrılacağınız ölüm günü mü? Bir başarıya imza attığınız o muhteşem gün mü? Evleneceğiniz veya çocuğunuzun olacağı o gün mü? Hangi gün önemli, bütün günler içinde en değerlisi, en kıymetlisi hangisi ise onu yazın!
Değerli dostum,Öyle sanıyorum ki yine Allah'ın kitabında buyurduğu günlerin en önemlisi olan “o gün”(yevmeizin) akıllarına gelmeyecektir. Öğrenciler burada haklı tabii. Bana da deselerdi yukarıda sayılan günlerden bahsederdim. Bu ayetlerdir bizim düşüncemizi ötelere taşıyan. Bu ayetlerdir söz menzilimizi dünya zamanının ardına ulaştıran.
Lakin okudukça öğreniyor tefekkür ediyoruz bu vesile ile. İyi ki bu öğrencilerin öğretmeniyim. Onlar mı şanslı ben mi nasipliyim bilemedim. “O gün” ün önemine geçmeden evvel, “parça mı büyüktür bütün mü?” diye bir mantıksal zemin aradım kendime. Akıl sahibi insanlar, bütünü oluşturan parçalar da önemlidir ama bütün her zaman büyüktür çıkarsamasını yapar değil mi?
“O gün” yani amel defterini sağ tarafından mı yoksa sol tarafımdan mı aldığın vakit, işte o gün çok önemli. Bu fani dünyada hayat denilen günlerin toplamının raporu, bir izin kağıdı, bir geçiş fermanını aldığın o gün... Ebedi/sonsuz hayatın başlayacağı o gün çok önemli olmalı. Bütün günlerin ve o günler içinde yaptıklarının hesabının verileceği gündür, o gün...
Doğmuşsun, evlenmişsin, çocuğun, dünyaya gelmiş, bir işe girmişsin vb. Hepsinin hesabının dürüleceği o gün, çok önemli. Bu yaptıklarının hesabını verme günü ki o gün eline verilecek kitapta gizli açık her şeyin hesabı tutulmuş. Ve en önemlisi de o günün en büyük olayı yüce Allah tarafından hesaba çekilmiş olmak. Hayatındaki tüm nefeslerinden, küçük büyük her yaptığından Allah'a hesap verme günü... Yalan yok, gizleme yok, her şey apaçık ortada. Dillerin susacak ve azaların/hangi vücut parçanla yapmışsan o konuşacak.
En küçük hücrene kadar amellerinin bedelini izler gibi seyredeceğin o gün. Uzak bildiğin menziller bile yakın olur en uzağı görünce. Tahammül ettiğin eziyetler bile hafif kalır en şiddetli/elîm azabı görünce. Öyle bir aynada seyredersin ki kendini şaşar kalırsın. Sana hitap ettiğime bakma ben de sen gibiyim.
İşte o gün... İnsan dikkat edecekse “o güne” dikkat kesilmeli. O güne kendini ayarlamalı. Hani düğüne hazırlanır gibi, hani o iki üç saatlik sınava aylarca çalışır gibi...
Değerli dostum,O sınav günü de önemlidir. Zira bir kapı anahtarıdır o. Hayata atılma, mesleğe katılma, helal rızıkla geleceğini temin etmenin yoludur o günkü sınav. Sınavda tüm soruları doğru çözen ama işaretlerken cevap formunda kaydıran öğrencinin halini bir düşünün.
“Bir yüksek öğrenim kurumuna yerleştirilmediniz.” Cümlesi yıkar gönlünü, parçalar kalbini... Olmadı seneye artık der ve bir teselliye tutunur. Ama bu tarafta, amel defterini alındığı o gün, o an önemli bir andır. Her şeyi yazan bir amel defterimiz varmış, ve harf harf, kelime kelime onu yazmışsınız. Nefeslerinizle, küçümencik eylemlerinizle, bakışlarınızla yazdığınız o kitap. İşte o kitabın yekünü / toplamının hesaplanıp önümüze konulacağı o gün... Ya kara bir gün o; ya da mesut bahtiyar, mutlu bir gün... Ne olursa olsun o gün değerli gündür.
“O gün” hayatımızı etkileyecek kıymetli günler içinde en değerlisidir. Dünyada iken su gibi akıp geçen ama fark edilmeyen zamanın; bir saniyesinin asırlar gibi geldiği ve bir türlü geçmek bilmediği gündür o. Yüce Rabbimizin huzurunda Mahkeme-i Kübra’da yargılanıyor ve hesaba çekiliyorsun. Aman Allah'ım. İşe girmişim torpille, yanlış kadınla evlenmişim, azman, zararlı bir çocuk dünyaya getirmeye vesile olmuşum, vb. hepsi orada...
“Günler birbirini kovalıyordu” sözü üzerine yazdığımı hatırlıyorum. Şimdi düşünüyorum da; artık günler birbirini kovalamayacak. Bütün günler kaçacak yer aramayacak, saklanacak yer bulamayacak çünkü. “O bir gün” hepsini sobeledi. Hepsini tek tek ortaya koydu. “O gün” yer gök Allah'ın emrine boyun eğer. O, ne derse o, olur. Bütün isyankarlıklar, bütün zulümler yine onun izniyle olur günler içinde.
Kıymetli Dostum, Artık can ü gönülden dua ve tövbe edelim: Tüm zamanın Rabbi olan Allah’ım, varlığın ve yokluğun rabbi olan Allah’ım, bizi kıyamet gününde, mahşer yerinde Sana olan inancımızda sabit kıl. Ayaklarımızı sırat-ı müstakimden ayırma.(Amin)
“O gün hesaba çekilirsiniz, size ait hiçbir sır gizli kalmaz.”
AHMET TAŞTAN