Bunca zamandır okumalarımda fark ettiğim bir şey var. Takip ettiğim yazarlardan ufkumu genişletecek cümleler ya da bana zevkli gelecek satırlar gördüğümde, o yazarın başka eserlerini de okuma ihtiyacını hissediyorum. Aynı güzelliği bir kez daha yaşamak iyi geliyor bana.

Daha önceleri “İlkbahar” isimli kitabını okuduğum Wadah Khanfar isimli yazarın yeni bir kitabı ile karşılaştım: “Risalet ve Strateji” Hemen sipariş vermeli ve tez zamanda okumalıydım. Zira daha önce çokça okuduğum Hz. Peygamber (sav)’in hayatındaki olaylara farklı yorum getirmesi ve çok detay konulara işaret etmesi beni çok etkilemişti.

Bu eserinde de “Hz. Peygamberin (sav)’in Hareket Metodu ve Medeniyet İnşasına Dair Siyasi Bir Okuma” alt başlığı olarak ön kapağa kaydettiği cümleleri okuyunca... Bildiklerime farklı yorumlar getireceğini ve ufkumu açabilecek bilgilere ulaşacağımı hissettim.

Bu sebeple 200 sayfalık kitabı soluk soluğa okumak istedim. Derkenar olarak notlarımı aldım, satırların ve önemli ibarelerin altını çizdim. Bunları sizlerle paylaşıp tavsiye etmek istiyorum ama Hz. Peygamberimizin hayatı hakkında altyapısı olanlar, yani önceden bu konuda okumuş olanlara daha fazla fayda sağlayacaktır, diye düşünüyorum.

Böyle bir kitabı siyasetle uğraşan inançlı bir insanın okuması hem kendini Hz. Peygamber’e yakınlaştırır hem de içinde bulunduğu siyasi hareketin her aşamasını sağlıklı değerlendirme imkanı bulur, diye düşünüyorum.

Kitap iki bölümden oluşuyor. Bölümlerin alt başlıkları altında birçok konuyu ele almış. Örneğin;

İslam'ın Etrafındaki Tartışmalar Yeni Bir Dirilişin İşareti mi?

Stratejik Dönüşüm: İslam Avrupa'yı Nasıl Oluşturdu?

Avrupa'nın İşgallerini, İslami Fetihlerden Farklı Kılan Nedir?

Eğer Avrupa'da Değilsen, Avrupa Değerlerinin Dışındasındır.

Avrupa Açısından Ortak Düşman: Bu Çağın Yahudileri Müslümanlar mı?

Resulallah (sav) Günümüze ne Söylüyor:

Öfke Yenen Merhamet Duygusu: En Büyük İnsanı Sözleşmedir.

Hareket Metodu Olarak İyimserlik.

Yenilgileri ve Musibetlere Rağmen Varoluşsal İyimserlik

Geleceği Yaslanmak: Bakarsın Allah Onların Soyundan Çıkarır.

Kimsenin Aklına Gelmeyen Bir Geleceğe Doğru Çıtayı Yükseltmek.

Hz. Peygamber Yaşadığı Dünyayı Nasıl Görüyordu?

Resulullah (sav) Hudeybiye'de Asabıyla İstişare Etti mi?

Zafer'e Ulaşacak Yeni Nesil Ruhu: Adalet ve Özgürlük..

Hz. Peygamberin Eşlerinin Kendi Arasındaki İttifaka Karşı Tavrı.

Bu ve benzeri başlıklar altında okuyabileceğiniz çok farklı konular, değişik yorumlar söz konusu. Lakin ben, şu anda gözlerimi kapayıp kitabı baştan sona taramaya çalıştığımda aklımın kıyısına takılmış kalanları şöyle özetleyebilirim :

Öncelikle Hz. Peygamberin “alemlere rahmet oluşu” ile alakalı açıklamalar dikkatimi çekti. Çünkü Peygamber Efendimiz (sav)’in bütün davranışlarının arkasında bu “rahmet olma” fonksiyonunu hep izleyebiliyoruz.

Her şeye rağmen iyimser bir ruh halinde bulunabilme... Bu, insanlara karşı intikam alma duygusunu yok eden, adalet ve özgürlükçü haklara saygıyı gösteren bir duygu olarak kendini gösteriyor.

İslam'ın doğduğu o topraklar ve o zamanlar hakkında, geniş küresel bir inceleme sayfalar boyu devam ediyor. Yani bir taraftan Fars imparatorluğu, diğer taraftan Roma imparatorluğu... Arabistan Yarımadası’nda kalan Hicaz Bölgesi'nin stratejik konumu, yönetim biçimi ve Hz. Peygamberin (sav) o mekanda ortaya çıkışının hikmetleri...

Hz. Peygamberin, Medine'ye hicret ettikten sonra etrafındaki bütün kabilelerle anlaşmalar yapması ve Medine’yi güvenlik çemberi altına alması. Ve stratejik olarak durağanlaşmayıp sürekli hareket halinde bulunması. Çünkü “alemlere rahmet” oluşunun yansıması açısından evdeki eşlerine, çocuklarına; oradan kabilelere ve diğer milletlere karşı merhametli yaklaşımı.

Bu merhametli yaklaşım, acziyetin bir ifadesi değil, gücü hissedilebilen akılcı bir yaklaşım olduğunun fark edilmesidir. Bir de Hz. Peygamberin çevredeki kabilelerin her türlü özelliğini bilmesi de dikkatimi çekti. Her milletin zayıf ve güçlü taraflarını, kiminle dost kiminle düşman olduklarını, soy bilgilerini, öğrenip onlar üzerinden ittifaklar geliştirilmesi...

Yani karşımıza sadece bireysel Müslümanlığı yaymaya çalışan dini bir motif yok; günün şartlarına göre en önemli siyasi kararları şûra yöntemiyle almaya çalışan muazzam bir deha söz konusu. Kurduğu İslami sistemin, bütün nesiller boyunca, nasıl en güzel şekilde ilerleyebileceğinin prensiplerini ortaya koyması çok güzel bir tespit.

Belki Resulullah'ın zamanından bu yana en farklı şey, onun Allah'tan vahiy alan bir peygamber olarak hayatta olması, ona karşı duyulan derin sevgi ve onun getirdiği imani prensiplere bağlılık... İnsanların kendi görüşlerini yine ilahî prensiplerden bazılarına dayandırarak haklı görmesi ve ihtilafların çıkması... Günümüzde ise tüm bunları hakkaniyete göre çözülmesi gerekir ki asıl hedef sorunumuz burada.

Kitapta, bir zamanlar kızlarını diri diri gömen ve kadınlara hiç değer verilmeyen toplumda kadının geldiği konumu görmek de etkileyiciydi. Hz. Peygamberimizin kızı Hz. Zeynep'in, babasına bile haber vermeden, mescitteki kalabalığa seslenerek eski eşi olan müşrik kocasını himaye altına alması da çok güzel detaylandırılmıştır. Bilmediğim böyle tarihi bilgileri de bu vesileyle öğrenmiş oldum..

Yani yazarın temas ettiği konuları farklı açılardan bir değerlendirmesi. Hatta son sayfalarda küresel sistemin çöküşü başlamıştır, insanlığın yeni bir sisteme ihtiyacı vardır, o da Hz. Peygamberin rahmet olarak gönderilişine bağlı, sürekli iyimserlik sisteminin hakim olması gerektiğini vurgulamış. Müslümanlar, titizlikle bu konular üzerine durmayı bir görev bilmelidir. Kitabın en temel amacı budur, diye düşünüyorum.

Okumak ama sıkılmadan okumak gerekir. Hz. Peygamberle beraber bir yolculuk yapmak, klasik siyer kitaplarında görmediğimiz ya da dikkatimizden kaçan özelliklerine işaret etmesi bakımından Risalet ve Strateji kitabı önemli bir boşluğu doldurmaktadır.

Kitabın ön sözünden bir kaç satır:

“Hz. Peygamber salt idealize edilmiş bir tebliğ ediciden ziyade ittifaklar Kur'an, krizler yöneten, güç dengelerini ve geleceği gözeten, ahlak ve siyasi birbirinden ayrı tutmayan realist; siyasi ve askeri hayatın içinde bir model olarak ele alınmaktadır.

İslam'ın bu hareket metoduyla insanlığı nasıl etkilediğini, her alanda nasıl hem lider hem de vasat bir ümmet yetiştirdiğini ırk, sınıf, sosyal ve coğrafya fark etmeksizin İslam çatısı altına girildiğinde “tarağın dişleri gibi eşit”liğin hakim olduğu bir medeniyet inşa ettiğini anlatmayı amaçlayan bu kitap aynı zamanda, İslami fetih ve Batı sömürgeciliği anlayışlarına, arasındaki farklara, izledikleri yöntemlere adalet ve özgürlük kavramlarıyla mukayeseli bir şekilde değinilmektedir."

Bunca satırdan sonra hayırlı okumalar dilerim sevgili kâri...

AHMET TAŞTAN