Etrafımdan ve danışanlarımdan sıklıkla duyduğum cümlelerden biri de
“Sabah güne çok iyi başlıyorum, çok güzel ilerliyorum; akşam eve gelince her şeye saldırıyorum ve kendimi tutamıyorum” ya da “Yemekten sonra mutlaka bir şeyler atıştırma ihtiyacı hissediyorum” oluyor.

Eğer bu cümle size de tanıdık geldiyse, gelin birlikte bunun nedenlerini inceleyelim.

Çünkü çoğu zaman sorun irade eksikliği değil; gün içinde yapılan küçük ama kritik hatalar.

Güne çok iyi başladınız ama akşam devam ettiremediniz… Peki neden? Gelin birlikte inceleyelim

1. Gün İçinde Öğün Atlamak

“Ne kadar az yersem o kadar iyi” düşüncesi günün en büyük tuzaklarından biri.
Öğün atladığınızda kan şekeri dengesizleşir, vücut kendini kıtlıkta zanneder ve akşam saatlerinde bunu telafi etmeye çalışır.

Bu da kontrolsüz açlık, hızlı yeme ve doymama hissi olarak geri döner. Gün içinde bastırılan açlık, akşam saatlerinde daha güçlü bir şekilde ortaya çıkar

2. Fazla Karbonhidratlı ve Dengesiz Beslenme

Gün içinde ağırlıklı olarak hamur işi, beyaz ekmek, tatlı veya paketli gıdalar tüketildiğinde kan şekeri hızla yükselir ve aynı hızla düşer.

Bu dalgalanmalar, özellikle akşam saatlerinde tatlı isteği ve atıştırma ihtiyacını artırır. Sorun karbonhidrat yemek değil; proteinsiz ve dengesiz karbonhidrat tüketmektir.

3. Kahvaltıyı Atlamak

Kahvaltıyı atlayan birçok kişi gün içinde aç olmadığını düşünür. Ancak bu genellikle geçici bir baskılanmadır.

Vücut akşam saatlerinde gün boyu alamadığım enerjiyi şimdi almalıyım mesajını verir. Sonuç: akşam yemeğinde porsiyon kontrolünün zorlaşması ve yemek sonrası atıştırmalar. Kahvaltı sadece metabolizma için değil, günün geri kalanındaki iştah kontrolü için de kritik bir öğündür.

4. Gün Boyu Yeterince Yememek

Bazı kişiler öğün atlamaz ama porsiyonları o kadar küçüktür ki vücut gün boyu tatmin olmaz.

Bu durum akşam eve gelince “hak ettim” düşüncesini beraberinde getirir. Beyin, gün boyu yaşanan kısıtlanmayı telafi etmeye çalışır.

5. Akşam Yemeğini Güzel Yesen Bile ‘Aileyle Oturup Bir Şeyler Yeme’ Alışkanlığı

Bu nokta çok sık gözden kaçar.

Aslında fiziksel olarak doymuş olabilirsiniz; ancak akşam televizyon karşısında, aileyle birlikte geçirilen zamanla yeme davranışı eşleşmiştir. Bu artık açlık değil, alışkanlık ve duygusal rahatlamadır. Burada sorun ne yediğinizden çok, yemenin neyi temsil ettiğidir: dinlenme, ödül, sosyalleşme veya rahatlama

Akşamları diyeti bozmak çoğu zaman o ana ait bir problem değil, günün tamamının bir yansımasıdır.

Çözüm daha az yemek değil; gün içine daha dengeli yayılmış, yeterli ve sürdürülebilir bir beslenme düzeni kurmaktır.

Dyt. Berre Sude Mestan