Kimsenin yoluna diken ekmeyin.
Kim bilir; yarın o yolda yalın ayak kalabilirsiniz.
Hayat; inişi, çıkışı bol bir yolculuktur.
İnsan; gücüne, makamına ve parasına güvenir.
Ancak en büyük yanılgısı, elindekilerin baki kalacağını sanmasıdır.

Kimse kimsenin kalbini kırmayı marifet sanmasın;
Çünkü kalp, Allah’ın nazargâhıdır.
Kırılan her kalp, arşa yükselen bir "ah" olur.
Kimseyi hor görme, kimsenin canını yakma.

Mazlumun bedduasından sakınınız;
Çünkü onunla Allah arasında perde yoktur.
Mazlumun sessiz çığlığı, gök kapılarını anahtarsız açar.

Üstten baktığın o insan, yarın senin sığınağın olabilir.
Yarın Allah seni, yoluna diken ektiğin o insana "yalın ayak" gönderebilir.

Ne güzel demişler:
"Kul kula muhtaç, kul Allah’a muhtaçtır.
Kimse kimseden üstün değildir;
Sadece imtihanları farklıdır.
Allah katında rütbe omuzda değil, gönüldedir."

Heybelerde öfke ve kibir değil;
Sevgi ve merhamet olmalıdır.
Ayağınız yere bassın.
Kalbiniz yumuşak olsun.

Diken eken gül biçmez.
Zulmeden huzurla ölmez.

Diken ekmeyin.
Bir gün yolunuz düşerse ayağınız kanamasın.
Gül ekin; belki başkasına açar ama kokusu sizi kurtarır.
Bugün yükseldiğin yer, yarın düşeceğin uçurum olabilir.

Bu dünya şiir gibi başlar, hesapla biter.
Bu dünya kimseye kalmadı.
Saltanatlar çöktü, tahtlar devrildi, isimler unutuldu.
Geriye hangi kalbe merhem olduğunuz kaldı.

Selam ve Dua ile…