Bir adam yolda yürürken şeytanı görür.
Şeytan insanların önünde yürüyor.
Kimi insanları kalın zincirlerle, kimilerini ise ince iplerle bağlamış.
Bazı insanlar ise tamamen serbesttir.
Gönüllülükle şeytanın arkasından yürümektedir.
Adam bu duruma şaşırır ve sorar:
— Ey şeytan! Bu insanların arasındaki farkın sebebi nedir?
Kimi zincirli, kimi ipli, kimi ise tamamen serbest görünüyor?
Şeytan gülümser ve şöyle cevap verir:
— Zincirle bağladıklarım; düşünen, sorgulayanlardır.
Onlar pişmanlığı tanır, tövbeyi hatırlar.
Eğer onları serbest bırakırsam her an durup "Ben ne yapıyorum?" diye sorarlar.
Kaçmamaları için onları sıkı tutuyorum.

— Peki ya ince iple bağladıkların?
—Onlar zayıf iradelilerdir; alışkanlıklarına yenilenler ve konforu sevenlerdir.
Nefsiyle pazarlık eden, günahı bilip de sürekli erteleyenlerdir.
Ne tam anlamıyla terk edebilirler ne de tamamen bırakabilirler.

— Peki ya hiçbir bağı olmayanlar?
— Onlar kendilerini özgür sanıyorlar.
Yaptıkları tercihleri kendi özgür iradeleriyle seçtiklerine inanıyorlar.
Beni takip ettiklerinin farkında bile değiller.
Onlar için zincir ve ipe gerek yoktur.
Çünkü en sağlam bağ, görünmeyen bağdır.
İnsan zinciri hissetmiyorsa, kaçmayı da düşünmez.

Adam son olarak sorar:
— En tehlikelisi hangisidir?
Şeytan cevap verir:
— Bağlı olduğunu bilmeyendir.
Çünkü zinciri gören kurtulmayı ister.
İpli olan durumundan şüphe eder.
Ama kendini özgür sanan asla arayışa girmez.
En ağır esaret, farkında olunmayan esarettir.

İnsan vardır; günahı bilir, vicdanı sızlar ve kalbi huzursuz olur.
İşte ona zincir vurulur. Çünkü tövbe ederse kurtulacaktır.

İnsan vardır; doğru ile yanlışı ayırt eder ama sürekli erteler.
"Sonra bırakırım" der. Ona ince bir ip yeter.
Ne o ipi koparacak cesareti vardır ne de duracak iradesi.

İnsan vardır ki;
Günahı günah olarak bilmez.
Nefsinin sesini kendi iradesi zanneder.
İşte ona ne zincir gerekir ne de ip.
Çünkü gönlü çoktan teslim olmuştur.

Şeytanın en büyük hilesi;
İnsana "Sen özgürsün" dedirtmesidir.

Az kalsın unutuyordum!
Sahi sen hangi kategoridesin?

Selam ve dua ile…