Geçen gün bir hadis-i şerif ile karşılaştım, sanki bir aynanın karşısına geçmişim de kendimi oradan izliyor gibiydim. Ve o saatten sonra "ayna hadisler" diye bir kavram düşünüverdim. Hadislerin bizim ne halde olduğumuzu gösterebilecek bir boyutu olması benim için yeni bir olaydı. Zaten daha önce "ayna kimdir?" sorusu ile zihnimi oldukça meşgul etmiştim.

Bizim fiziki yönümüzü yansıtan o sırlı parlak cam gerçek anlamı dışında güzel düşüncelere rehberlik etti. Ayna kimdir, sorusuna atalarımızın dilinden bir cevap bulmuştum. "Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim sana kim olduğunu!" Bu çerçevede bir hadis-i şerif de söz konusuydu "Kişi arkadaşının dini üzerinedir."

Fakat bizim meşhur düşünürümüz, şair ve yazarlarımızdan biri olan İsmet Özel, "Ayna, beni göstermez!" der. Tam burada hemen sözü Mevlana'ya bırakıp ondan şunu öğreniyoruz; "Sen düşüncensin, gerisi et ve kemik." İşte, İsmet Özel'in aynaya baktığında göremediği şey, insanı insan yapan düşünceler ve fikirlerdir. Sırrı dökülmemiş aynada bile görünmez.

"Aynası, iştir kişinin lafa bakılmaz" dizesinin terennüm eden Ziya Paşa da bize yaptıklarımızın ayna olduğunu ifade eder. İnsan tüm yaptıklarının-ettiklerinin toplamıdır. Ben de bu yörüngede bir cümle kuracak olsam "cep telefonlarımızın da bir "ayna" olduğunu söylemek isterim.

Sosyal medya mecralarında gezerken nerelere göz attığımız, neleri dinlediğimiz, neleri beğenip neleri paylaştığımız, bizim zihinsel dünyamızdan ipuçları verir. Buradan bakacak olursan cep telefonu aynadan da öte bir anlam ifade eder.

Sonuçta insan kişisel gelişim kitaplarında, psikolojik testler üzerinden bile kendini tanımaya çalışır. İnsanın kendisi, "keşfedilmesini beklenen" en büyük kıtadır. Gözlerimizi dikip baktığımız, hoşumuza giden ya da nefret ettiğimiz her şey dış dünyada olurken aslında beğenilerimizi ya da beğenmediklerimizi tespit ederken kendi şahsiyetimizi ilmik ilmik ördüğümüz hakikat gibi ortadadır.

Sözü çok uzattım. Başka bir hadis-i şerifte ise "Mümin, müminin aynasıdır"der. Demek ki aynaya iyi bakmak lazım. Eğer aynanın sırrı dökülmemişse ve paslanmamışsa kişi "akıl gözüyle" baktığında kendini görebilir. "İlim ilim bilmektir. İlim kendin bilmektir" diyen Emre'm Yunus'un kapısına götürür bizi. Evet, ,"ayna hadisler" kavramını zihnime inşa eden o hadis-i şerif şudur:

"Bir gün Peygamber Efendimiz (sav) bir topluluğun yanından geçerken "size hayırlılarınız ve şerlilerinizin kimler olduğunu haber vereyim mi?" diye soru vermiş. Sahabeden bir ses çıkmayınca Peygamber Efendimiz soruyu üç kez tekrarlamış.

Orada bulunan bir sahabe "Evet haber ver ya Resulallah" deyince Peygamber Efendimiz: "Sizin hayırlınız, kendisinden hayır umulan ve şerrinden emin olunandır; sizin şerliniz (kötünüz) kendisinden hayır umulmayan ve şerrinden emin olunmayandır.”

Sahabe-i kiram, Efendimiz (as)'in size hayırlılınız ve şerliniz kimdir haber vereyim mi, dediğinde şaşırmış olmalılar diye düşündüm. Bir anda o mecliste bulunanların bir kısmını zikredecek sanmış olabilirler. Tabii bu benim şahsi yorumum. Bu hadis-i şerifi bugün bir topluluk üzerine zikredecek olsak belki onlarda da ufak bir endişe oluşabilir; nihayet beşeriz.

Şimdi biz, hayırlı mıyız yoksa şerli biri miyiz? Kendimize bu kelimelerin üzerinden bakmalıyız. Eğer hayır yapıyor, iyilikler işliyor, eşimize, dostumuza ,komşumuza yardımlar yapıyorsak ve onlar bizi "ne güzel insan, ne hayırlı insan" diye zikrediyorlarsa demek ki hayırlılar topluluğundanız.

İsmimiz anıldığında "bırak şu şerefsizi, diye zikrediyorlarsa o zaman hayır umulmayan ve her an bir kötülük beklenilen insanız demektir. Bu hadis-i şerif sanki ipin bir ucunu karşımızdaki insanlara/topluma vermiş gibi.. Zaten çevremizdeki en yakın beş kişi bizi iyi biliyorsa iyi kötü biliyorsa kötü yüz demektir.

"Aynı hadisler" kavramı çerçevesinde "ayna ayetler" kavramını da geliştirebiliriz. "Ayna insanlar" da olur. Kendisine baktığımızda bizim hatamızı kusurumuzu gördüğümüz güzel insanlar. Akıllı insan, aynanın karşısına geçtiğinde hemen kıyafetini saçını düzeltiyorsa böyle iyi insanların yanında kendi halini belki kalbini de düzeltebilecektir. O yüzden sadıklarla beraber olun demiyor mu? Doğru insanlarla ahlaklı insanlarla oturup kalkan insanın da en nihayet elde edeceği güzellik odur.

Efendim, aynaya dikkat edin. Çatlatmayın, parçalamayın yoksa istikametimiz kaybolur gider.

AHMET TAŞTAN