İşimiz gereği sürekli sosyal medya gündemiyle iç içe yaşıyorum. Siyasetten spora, magazinden adli vakalara kadar her gün onlarca habere rast geliyoruz.

İşimiz gereği sürekli sosyal medya gündemiyle iç içe yaşıyorum. Siyasetten spora, magazinden adli vakalara kadar her gün onlarca habere rast geliyoruz. Bir şey var ki artık üzerine bir kaç kelam etmezsek olmazdı. Malumunuz ki özellikle Facebook ve twitter siyaset meydanı olmuş durumda. İktidar ve muhalefet destekçileri sürekli yeni içeriklerle kendi tarafını haklı çıkarmaya çalışıyor. Muhalefet ülkede hiç iyi bir şey yokmuş, her şey ölmüş, bitmiş gibi algı yaparken, iktidar yanlıları da sanki ülke süt limanmış gibi, hiç derdimiz sorunumuz yokmuş gibi Polyannacılık oynuyor.  Bir de akılları sıra ülkede ki pembeliği kendilerince ürettikleri argümanlarla desteklemeye çalışıyorlar.
 
Sürekli ülkede geçen ay şu kadar araba satılmış, bu kadar altın satılmış, yok telefoncuda sıra varmış, Ayfon’lar gelmeden bitmiş, pahalı restoranlarda yer yokmuş vs. gibi boş boş paylaşımlar yapan arkadaşlar var. 

Yahu bu ülkede herkes fakirleşti diyen yok ki. Bir kısım aşırı şişip zenginleşirken bir kısım fakirleşti. Orta direk kalmadı. Makas çok açıldı. 

Tabi fakirlikte artık eski fakirlik değil. İhtiyaç listeleri güncellenmiş 20 sene önceki fakirlik ile şimdiki arasında da derin bir makas var. Eskiden ihtiyaçlar belliydi. Kira, Market ve pazar giderleri ile elektrik ve su gideri.  Şimdi ki ihtiyaç listemiz de neler var? 

Tüm yukarıdaki ihtiyaçların yanında listemize 1.sıradan İnternet, Cep Telefonu (ki aile ferdi başına ayrı) faturaları, Dijital Tv platformu üyelikleri, Youtube Premium üyelikleri v.s. Kim ne derse desin bu hükümet bu ülkeye 20 sene öncesine göre belli bir konfor seviyesinin üzerine çıkardı. Lakin son bir kaç senedir yaşanan yüksek enflasyon, gıda fiyatlarında ki fahiş artışlar, paramızın hızla değer kaybetmesi, emeklilerin yok sayılması vs. gibi olumsuzlukların hiç yaşanmıyormuş gibi gösterilmeye çalışılıp insanlara pembe gözlük takma girişimleri çok pis sırıtıyor.

O bahis konusu yerlerde fink atanlar, sıraya girenler, pahalı arabalar, mücevheratlar alıp, lüks dairelerden story atanlar bu ülkenin kaymak tabakası. Bu tiplerden her ülkede görebilirsiniz. O rakamları öne sürerek ekonomik sorunun üstünü örtüp trollük yapmak ahlaksızlıktır. 

Müslüman sorunu söylemeli. Seçtiğini dahi eleştirebilmelidir. İnanın bu şımarık zenginlerin bir çoğu şimdiki iktidara oy vermedi, buna rağmen bu ülkenin kaymağını da hala yiyorlar. Bunu da söylemek gerekir. Siyasiler kendileri ellerini taşın altına sokmuyorlar. 100 bin liranın üzerinde maaş alan, rant ve rüşvet ile iş çevirenler tüm bu sıkıntıları göremiyorlar. Sadece duyuyorlar ve Twitter’dan ahkam kesiyorlar. Özellikle muhalefetin siyasileri denize açılıp yatlarından fakir fukara edebiyatı yapıyorlar. Olan yine fakir fukaraya oluyor. Size giren çıkan yok ama edebiyatını yapmak pek hoş.

Ayrıca o trollere son bir kaç sözüm var. Arkadaşlar inanın bu ülkenin çoğunluğu pahalı araba almıyor, lüks restoranlarda sıraya girmiyorlar... Azıcık halkın içine girin... Sorunu inkar etmek sorunu büyütür, yok etmez...

İktidar bu ülkenin fakirine sahip çıksın. Zengini zaten almış başını gidiyor...

Ve son söz olarak diyorum ki; POLYANNA, BU ÜLKEDEN DEFOL!