“Osmanlı İmparatorluğu; siyasal, toplumsal ve hukuki alanlarda ihtiyaç duyduğu reformları kendi iç dinamikleriyle gerçekleştiremediğinden, Avrupa’ya yönelik adımlar atılmış sonucunda Tanzimat Dönemi başlamıştır.”32

“Tanzimat Dönemi’yle birlikte Osmanlı Kentlerinin büyümesi, diğer ülkelerle ilişkilerin artması, mali merkeziyetçiliğin oluşturulma çabası, azınlıkların idari ve siyasi katılımlarına yönelik adımlar ve tüm bunlarla birlikte dış baskıların artması yerel yönetimlerin kurulmasına yönelik ihtiyacı ortaya çıkarmıştır.

Diğer bir ifadeyle devlet bir taraftan merkezileşme çabasıyla yeniden düzenlenirken, diğer taraftan başta İstanbul olmak üzere modern belediyeciliğin ilk adımını da yerel yönetimlerde atmıştır.”33

“Tanzimatçıların belediyecilik konusundaki hareketi ise yukarıdan aşağıya doğru olup, belediye halka benimsetmeye çalıştıkları bir teşkilat olmuştur. Onlar açısından önemli konu vergilerin düzenli ve hakça toplanması, hizmetlerin iyi görülmesi ve asayişin yerinde olmasıydı. Islahatçıların bu düşüncede olmasında kadro yetersizliği unutulmaması gereken bir durumdur.”34

İSTANBUL’DA ŞEHREMANETİ

“Kültürel bakımdan zengin olan fakat Avrupa şehirlerine göre mamur bir kent görünümünde olmayan İstanbul’da bu dönemde yüz binin üzerinde yabancı yaşamıştır. Savaşlarla birlikte mali yükün ağırlaşması ve iktisadi sorunların ortaya çıkması kentlerin altyapı ve düzenini olumsuz etkilemiştir. Bu yüzden Avrupalı devletler bu uyrukların modern, bakımlı ve temiz bir kentte yaşamalarını istemiş ve devlet yöneticilerinden bu konuda talepte bulunmuşlardır.”35

“Şehrin beslenmesi, temizliği yanında güvenliği ciddi bir sorundu. Şehir bu çıkmazın içinde bocalarken bardağı taşıran son damla Kırım Savaşı oldu. İstanbul’a her gün gemiler dolusu erzak ve malzeme geliyordu. Bu kalabalığı ve erzakı taşıyacak yük arabaları dar yollarda kalıyor, hastane, otel ve pansiyon yetişmiyor, baş gösteren salgın hastalık tehlikesi önlenemiyordu. Yabancı diplomatların tenkit ve istekleri de panik havası yaratmıştı.”36

“Şehir yönetimini ve günlük hizmetleri yürütecek, İstanbul’u modernleştirecek bir örgüte gereksinim duyuldu. 16 Ağustos 1854 tarihinde yayınlanan bir tebliğle İstanbul Şehremaneti kuruldu. Bu tebliğde İstanbul ve bağlı semtlerinde, Şehremaneti adıyla yeni bir memuriyet kurulduğu ve birde Şehir Meclisi’nin kurulmasının, Meclis-i Ali-yi Tanzimat’ta kararlaştırıldığı, İhtisap Nezareti’nin lağvedildiği bildiriliyordu.”37

“Şehremaneti; şehirde zaruri ihtiyaç maddelerinin sağlanmasına ve bulundurulmasına dikkat edecek, narh koyacak ve uygulatacak, yol ve kaldırım yaptırıp, onaracak, temizlik işlerini, esnafın kontrolünü üstlenecekti. Maliyeye ait olan vergi ve resimleri toplatıp hazineye teslim edecekti.”38

“Emanetin karar ve yürütme organları; şehremini ve şehir meclisinden oluşmaktaydı. Şehremini Babıali’nin seçimi ve padişahın iradesiyle tayin ediliyordu. Şehremini, şehir meclisine başkanlık ederek alınan kararları uygulayacak, muavinleriyle birlikte çarşı, pazar ve sokakları teftiş edecekti. Şehremininin iki muavini olup Şehir Meclisi’nin üyesiydiler. Muavinleri de Babıali tayin ediyordu.“39

“Şehremanetinin karar ve istişare organı olan Şehir Meclisinin kuruluş biçimi de klasik dönemin kalıntısıydı. Meclis İstanbul’da oturan her sınıf teba-yi osmani’den ve esnaf muteber ve mutemedinden tayin edilecek üyelerden kurulacaktı. Üye sayısı 12 olup, şehremini ve muavinleriyle birlikte on beş ediyordu.”40

“Şehremaneti beledi kolluk görevlileri ve teknisyen gibi personellere de sahip olmamıştır. Şehremaneti Nizamnamesi’nde sadece mühendislerden bahsedilmektedir. Mühendisler de merkezi yönetim tarafından atanmıştır.”41

(Turhan Şahin’in, “İnegöl Belediyeli Yıllar” Kitabından)

Turhan ŞAHİN

DİPNOTLAR:

33 Kılıç, a.g.e., s.46.

34 Ethem Murat Gül, Demokrat Parti’nin Belediyecilik Anlayışı İçerisinde Samsun Belediyesi Örneği, (Yüksek Lisans Tezi), Kırşehir: Ahi Evran Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2013, s.3.

35 Kılıç, a.g.e., s.47.

36 Ortaylı, a.g.e., s.135.

37 Ortaylı, a.g.e., s.135.

38 Ortaylı, a.g.e., s.136.

39 Ortaylı, a.g.e., s.137.

40 Ortaylı, a.g.e., s.137.

41 Kılıç, a.g.e., s.52.