1-Hacı Emin Efendi (1922-1924)

2-Ahmed Hamdi Efendi (Pazarcıklı) (1924-1929)

3-Ali Rıza Efendi (Demircioğlu) (1929-1930)

Beledi̇ye Başkanlari

“1923-1930 arası belediyeciliğine bakıldığında, Cumhuriyet’le beraber, Kemalist ulus inşa projesinin “muasır” medeniyet dairesine dahil olma gayesi çerçevesinde modern kent yaşamının inşası çabalarının yanında, Türk ulusal kimliğinin inşa edilmesi siyasetinin de etkili olduğu görülmektedir.

Örneğin İstanbul Şehremaneti’nin 1925 tarihli Zabıta-i Belediye Talimatnamesi, Satıcıların Türkçeden gayri herhangi dille bağırarak mal satamayacakları(nı) hükme bağlamaktadır. Aynı talimatname, 1924 yılında kurulan Ankara Şehremaneti için de geçerlidir.

Dolayısıyla siyasal sınırlar içinde Türkçenin hakim kılınması çabaları bağlamında eğitim kurumları yanında belediyelere de bir işlevin yüklendiği görülmektedir. Özetle 1923-1930 arası Cumhuriyet belediyeciliğine bakıldığında modern egemenliğin tesis edilmesi çabaları içerisinde olunduğu görülmektedir.”

“1924 yılında Cumhuriyet’in belediyeler konusunda çıkardığı ilk ve en önemli kanun 423 sayılı Belediye Vergi ve Resimleri Kanunudur. Bu kanunla belediyelere bazı yerel vergiler aktarılarak belediye bütçeleri desteklenmiştir. Cumhuriyet rejimi belediyeleri mali olarak güçlendirirken, mali hesaplarını da düzen altına almak istemiştir. Buna paralel 1924 yılında “Dahiliye Vekâleti, Umumi Mahalliye-i Vilayet Müdüriyete oluşturularak “Usul-ü Muhasebe-i Belediye Talimatnamesi” hazırlandı. 18 Mart 1924’te çıkarılan 442 sayılı Köy Kanunu ile nüfusu 2.000’i aşan yerlerde belediye kurulabileceği belirlendi.”113

“Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı Devleti’nden 389 belediye devralmış ve bu sayıda zamanla artış yaşanmıştır. Belediye sayısı 1923 yılında 421’e ulaşırken, 1924 yılında 426’ya 1930 yılında ise 492’ye yükselmiştir. 1923 yılında belediyelerin sayısal dökümü şu şekildedir. Aşağıdaki rakamlar Cumhuriyet’e geçilirken Lozan Antlaşmasıyla ülke sınırları içinde kalan

389 belediyeyi ifade etmektedir.”114

1923 yılı İnegöl ilçe merkezinde; 1905 yılında faaliyete geçen bir mezbaha mevcut olup fenni sayılamazsa da Bedre Deresi’nden gelen bir içme suyu vardır. Şehirde elektrik yoktur, çarşı içinde Perşembe günleri geleneksel bir haftalık Pazar kurulmaktadır. Kavaklaraltı denilen bir mesire alanı ve çevresinde spor yapılabilecek alan da mevcut. Dahası 1923 yılında İnegöl İdmanyurdu Spor Kulübünü kurmayı düşünecek bir spor kültürünün varlığını da görmekteyiz.

1885-1926 yıllarını Ertuğrul Vilayeti’nin kazası olarak geçiren İnegöl, 1926 yılında yeniden Bursa Vilayeti’nin kazası oldu. Ulusal düzeydeki hızlı değişimin ilçemizdeki yansımaları da aynı şekilde gerçekleşti denilebilir. “Türk Hava Kurumu eski adıyla Tayyare Cemiyeti 16 Şubat 1925’te faaliyete geçti ve İnegöl Halkından toplanan yardımlarla Tayyare Cemiyeti’ne iki uçak hediye edildi. Cumhuriyet Halk Partisi 5 Eylül 1926, Çocuk Esirgeme Kurumu 15 Mayıs 1927, Kızılay 1929 yılında ilçemizde faaliyete geçen kurumlardır.”115

Kentlerin toplumsal ve mekânsal örgütlenme süreçlerinin temel aktörlerinden olan belediyelerin, köklü bir toplumsal dönüşüm projesinin yaşama geçirilebilmesi bağlamında stratejik öneme sahip oldukları açıktır. Beledi hizmetleri yerine getirecek birimlere ve belediye başkanına ev sahipliği yapacak belediye binalarının da bu anlamda önemli olduğu muhakkaktır. İnegöl Belediyesi 1927 yılında, günümüzde “Kent Müzesi” olarak kullanılan

binaya taşındı. Personel artışı, eski binanın yetersizliği gibi sebeplerin de taşınma da etkisi olmuştur.

TURHAN ŞAHİN'İN "İNEGÖL BELEDİYELİ YILLAR" isimli eserinden düzenlenip yayına hazırlanmıştır.

DİPNOTLAR:

113 Adıgüzel, a.g.t., s.27.

114 Adıgüzel, a.g.t., s.22.

115 Mamaş, a.g.e., s.53