Katil ABD Başkanı Trump; 7 Mart 2025'te, İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney'e bir mektup yazarak nükleer müzakerelerin başlamasını istedi. Mektupta İran'ın nükleer programını tamamen ortadan kaldırmasını, uranyum zenginleştirmesini durdurmasını ve bölgesel vekil gruplara desteğini sona erdirmesini talep etmişti.
Ayrıca Trump teklifinde; şartlara iki ay içinde uyulması halinde yaptırımların kaldırılacağını, ABD ile ilişkilerin normalleşeceğini, teklifin kabul edilmemesi halinde ise İran'ın ciddi askeri sonuçlara maruz kalacağını belirtmişti.
Mektubun ardından İran ve ABD, nükleer barış anlaşmasına varmayı amaçlayan bir dizi müzakereye başladı. Üst düzey görüşmelerin ilk turu, 12 Nisan 2025'te Umman'da yapıldı. O dönemde hem İran’lı hem de ABD’li yöneticiler yapılan görüşmelerin yapıcı olduğunu belirttiler.
Umman’ın arabuluculuğunda yapılan ikinci tur görüşmeleri 19 Nisan 2025'te Roma'da, üçüncü üst düzey görüşmeleri ise yaklaşık bir hafta sonra nükleer anlaşma için bir çerçeve geliştirmek üzere uzman düzeyinde Umman’ın başkenti Maskat'ta yapıldı.
27 Mayıs'ta Trump, her iki tarafın da güçlü denetimlerle bir anlaşmayı sonuçlandırmaya yakın olduğunu ifade etti. Hamaney' in danışmanı ise Trump'ın İran nükleer programı üzerindeki kontrol arzusunun bir "hayal" olduğunu söyledi.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) ise 12 Haziran'da İran'ın nükleer silahların yayılmasını önleme yükümlülüklerini ihlal ettiğini duyurdu.
Katil ABD’nin bölgesel vekili Siyonist çocuk katili İsrail, ertesi gün İran'a büyük çaplı saldırı başlattı. İsrail'in saldırıları İran'ın en üst düzey askeri liderlerini ve nükleer bilim insanlarını hedef aldı.
Katil ABD ise İran’ın nükleer tesislerine saldırı düzenledi. Saldırıların ardından İran’lı yetkililer, nükleer görüşmelerin ve müzakerelerin süresiz olarak askıya alındığını bildirdi. İran bu saldırılara karşılık yenilmez güç olarak kabul edilen her türlü aşağılığı yapan çocuk katili İsrail’e balistik füzelerle karşılık verdi.
12 gün süren savaş sonucunda İsrail’in Demir Kubbesi kevgir kubbeye döndü ve İsrail ateşkes yapmak zorunda kaldı.
Ateşkesten sonra katil sürüsü boş durmadı. MOSSAD ve CIA ajanları İran muhalefetini örgütledi, ülke genelinde büyük çaplı protestoların yapılmasına zemin hazırladı. Amaç İran’ı içerden çökertmek ve rejime el koymaktı.
İran rejimi 2026 yılının başlarında başlayan protestoları güvenlik güçlerinin çabalarıyla bastırabildi. İran’ın bu eylemini ABD savaş nedeni sayacağını duyurdu ve Orta Doğu'ya tarihin en büyük askeri yığınağını yaptı.
Katil ABD askeri yığınağını yaparken bir yandan da İran yönetimini şantaj ile ikna etmeye çalıştı. Umman’da görüşmeler devam ederken katiller yine ortaya çıktı.
28 Şubat 2026'da çocuk katili Siyonist ABD ve İsrail; İran'a büyük çaplı bir saldırı başlattı. Bu saldırıda Dini Lider Ali Hamaney ile birlikte birçok üst düzey yönetici hayatını kaybetti.
Bu saldırıdan sonra İran ABD’nin Ortadoğu’da bulunan bütün askeri ve ekonomik yapılanmasını ve katil İsrail’i balistik ve hipersonik füzelerle hedefe aldı.
Katil terör devleti ABD ve İsrail; İran’ın bu beklenmedik karşı mücadelesinde çaresiz kaldı. Yanına başka ülkeleri almak adına sahte bayrak eylemlerine girişti.
Bunların başında İran’nın geliştirdiği İHA’lar tersine mühendislik ile kopyalanıp terörist ABD ve İsrail tarafından üçüncü ülkelere karşı saldırı amaçlı kullanılması geliyor. Bu saldırıların İran tarafından yapıldığı algısı oluşturmak istendi.
İran’lı yöneticiler, savunma mekanizmalarını Mozaik Savaş sistemiyle gerçekleştirdiklerini belirtti. Ancak bu tür savaş sistemi bazı sorunları da beraberinde getiriyor. Komuta kademeleri bağımsız hareket ettikleri için ABD ve İsrail ajanları işin içine girebiliyor.
Bu da İran’ı zor duruma sokabilir. İran’ın ülkemize karşı bir eylemde bulunmayacağını açıklamış olmasına rağmen ülkemizin hava sahası üç kez ihlal edildi. Bu ihlalin oluşumunda Mozaik Savaş sisteminden kaynaklandığı açıklandı.
Ahlaksızlığın her türlüsünü kendileri için mubah gören terörist ABD ve İsrail; hem hırsız, hem haydut, hem katil, hem korsan. Terörist ABD’nin Epstein sapkını pedofili sapık psikopat Başkanı Trupm; İran’a ait olan Hark adasını yeniden zevk için bombalayabileceklerini söyleyecek kadar utanmaz bir vampir.
Bu teröristler, bu katiller kazanmak için her türlü ahlaksızlığı yapabilecek karakterdeler. Kendilerinin yaptıkları her türlü ahlaksızlığı örtbas etmek için her türlü fırıldağı çevirebilecek ahlak yoksunu bu katiller, dünya düzenini ortadan kaldırmak için elinden gelen her türlü çirkefliği yapmaktalar.
Türkiye Cumhuriyeti yöneticileri stratejik düşünmek ve davranmak zorunda. Özellikle sahte bayrak olaylarının olacağı düşünülerek, ön yargılı olmadan aklıselimle hareket etmek gerekiyor.
ÖZER YILMAZ