Kurt, köpeğe sorar:
"İnsanlar hakkında ne düşünüyorsun?"
Köpek başını öne eğerek cevap verir:
"Birini aşağılamak istediklerinde ona 'köpek' derler. Bu da benim çok zoruma gidiyor."
Kurt merakla sorar:
"İnsanların çocuklarına mı saldırdın? Onlara ihanet mi ettin?"
Köpek: Hayır "Asla."
Kurt yeniden sorar:
"İnsanlara gece gündüz dostluk etmedin mi? Sürülerini benim saldırılarımdan korumadın mı?"
Köpek cevap verir:
"Evet. Onlara sadakatle hizmet ettim, her gün ve her gece onları korudum."
Bunun üzerine kurt şöyle der:
"Peki, kendilerine haksızlık edenleri, korktukları ama hayranlık duydukları kişileri nasıl anlatıyorlar?"
Köpek:
"Onlara cesur, bilge, güçlü ve özgür derler. Onları 'kurt' diye överler."
Kurt şöyle der:
Ben sürülerini dağıttım, çocuklarını korkuttum, evlerini talan ettim.
İnsanlar birini yüceltmek istediklerinde onu benimle kıyaslayarak övüyorlar."
" İnsanlar sadık olana değil, korktuklarına hayranlık duyarlar.
Kendilerini koruyanı değil, kendilerini ezeni örnek alırlar.
Yüklerini eşeğe taşıtır, ama fotoğraflarını ceylanla çektirirler.
Sessizce emek verenleri değersizleştirir, gürültü çıkaranları ise yüceltirler.
İyiliği çabuk unutur, gücü kutsarlar.
İşte bu yüzden köpek hakaretin, kurt ise efsanenin simgesi hâline geldi.
Çünkü bu çağda birçok insan, aklı ve vicdanıyla değil;
Korkuları ve hayranlıklarıyla hüküm veriyor."
Köpek; İnsanın en sadık dostudur.
Yüzyıllardır insanların evini korur, sürüsünü bekler. Aç kalır ama sahibini bırakmaz.
Ne acıdır ki, insanlar birini aşağılamak istediklerinde ona "köpek" derler.
Kurt:
Sürülere saldırır, korku salar, can yakar. İnsan ondan korunmak için tedbir alır.
Ama birini övmek istediklerinde, "Kurt gibi cesur ve güçlü diyerek onu yüceltirler.
Biz gerçekten kimi ödüllendiriyoruz; iyiyi mi yoksa güçlü olanı mı?
Sessizce çalışan, emek veren, fedakârlık yapan görünmüyor.
Gürültü çıkaran, korku salan kişiler ilgi görüyor.
Kibirli olanlara, sert konuşanlara, korkutanlara hayranlık duyuluyor.
Oysa gerçek büyüklük, korku vermekte değil; güven vermektedir.
Gerçek güç, yıkmakta değil; yaşatmaktır.
Sahiden sen kime hayranlık duyuyorsun?
Sadakat gösterene mi, yoksa korku salana mı?
Selam ve dua ile…